Ahin GÜNEŞ

Ahin GÜNEŞ

Yaz Dostum

Dar yakada inat edenler...

10 Haziran 2020 - 08:55 - Güncelleme: 10 Haziran 2020 - 11:45

Çocukluğumda, rahmetli dedem Maruf Güneş'ten dinlediğim, ilerki yaşlarda her zaman ders çıkardığım harika bir sözü hiç aklımdan çıkmaz.

Dedem derdiki "Bak oğlum, cesaret güzeldir. Ama tek başına hiç birşeydir. Akıl da çok güzeldir. Ama tek başına hiç bir şeydir. Hayatta sadece bunlardan birine sahip olan birşey yapamaz. İkisine birden sahip olanlar başarılı olur. Amma birşey varki o çok daha da önemlidir. Çünkü cesaret ve akıl bir arada olsa bile bu söyleyeceğim şey bu ikisinin yanında varsa işte o en büyük tehlikedir, zarardır.
O da, inat ve kindir...

Şimdi; sizlere bir öykü aktaracağım, inatın, sabit fikirli olmanın insan hayatında nelere yol açtığını daha iyi anlamak için.

Adamın biri doktora gidip son zamanlarda gözlerinin dışarıya fırladığını ve kulaklarının uğuldadığını söyleyerek yardım ister.

Doktor, adamı muayene ettikten sonra ciddi bir eda ile başını sallayıp: “Bademciklerinizin alınması gerekiyor!” dedi.

Adam sağlığı için doktorun dediğini yapar bademciklerini aldırır. Ancak bu tedavide derdine derman olmaz.
Rahatsızlık dahada artar dayanamaz başka bir doktora gider.

Bu doktor ise detaylı bir muayene ve tetkikten sonra adama bütün dişlerini çektirmesini söyler.

Adamcağız çaresiz o doktorun dediğini de yerine getirir, dişlerini toptan çektirir.

Fakat bu tedaviye rağmen, yine ne gözlerinin patlaklığı geçer ne de kulaklarının uğultusu diner.

Adam üçüncü bir doktora görünmeye karar verir. Bu doktorda yine muayene, tetkik, tahiller sonrası , adama altı aylık ömrü kaldığını söyleyince adam çok üzülür. Dünyası yıkılır.

Oturur kendi kendine düşünür. Madem yakında ölecektir, bari o ölüm zamanına kadar krallar gibi yaşamak ister.
Gıcır gıcır son model bir araba alır, üniformalı bir şoför tutar, şehrin en iyi otellerindeki bir kral dairesine yerleşir. En lüks terziye 20 tane kostüm diktirmek için görüşür. Hatta gömleklerini bile en iyi terzilere ısmarlamak için kalkar gömlekçiye gider, ölçülerini verir.

Gittiği gömlekçi “Kol 16, yaka 34” diye ölçülerini alırken adam:
“Yaka 33 diye” düzelttirir.

Gömlekçi tekrar ölçüp “34” diye ısrar edince adam:

“Ama ben hep 33 yaka giyerim” der.

Bunun üzerine gömlekçi omuz silkip:

“Siz bilirsiniz!” diye cevap verir ve ekler. “Ama ben sizi uyarıyorum, 33 yaka giymeye devam ederseniz gözleriniz patlar, kulaklarınız da uğuldar!” der..

Adam terzinin söylemi karşısında şok olmuştur...

Evet öykü böyle bitiyor. Umarım cesaret, akıl ve inat konusunda herkes ne demek istediğimizi anlamış kendine bir pay çıkarmıştır artık.

Hayatı doğruları ve Urfa'yı seven herkese saygılar

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Faruk Kesik
    3 hafta önce
    Sevgili Dostum harikasın ellerine emeğine sağlık saygıyla selamlıyorum.