Ahin GÜNEŞ

Ahin GÜNEŞ

Yaz Dostum

Müzelik Urfa Basını

12 Şubat 2021 - 14:22

Müzeler şehirlerin tarihi arşiv odalarıdır. O şehirdeki müzeler, tarih boyunca o şehrin hangi kültürlerden, hangi gelişmelerden etkilendiğini nasıl bir evrim geçirdiğinin genetik bilgilerini barındırır. Bu yüzden şehirlerin sahip olduğu tarihi kalıntı ve müzelere hep bu gözle bakar, müze gezilerinde bu genetik şifreleri çözmeye çalışırım.
Kısacası zamanda yolculuğa çıkarım. Sizlere de tavsiye ederim. Müzeleri gezerken, geçmişe doğru yolculuk yaparsınız. Ancak, bu geçmişe doğru yolculuk aslında size bulunduğunuz zamanda ileriye doğru nasıl bir atılım yapılacağının da ipuçlarını verir.
Neyse;
Sizleri fazla sıkmadan konuya geçeyim. Bundan birkaç yıl önce bir “Basın Bayramı” gününde Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli Urfa’da görev yapan gazetecilere “Basın Müzesi” kuracağının müjdesini verdi. Güzel bir düşünce ve kulağa hoş gelen bir müjdeydi.
O gün Sayın başkana müjdesi sonrası şunu söylemiştim “Başkan müjde güzel ve bu kadim şehir için geç kalınmış bir proje. Olsun. Ancak; sizden ricam kurulacak müze sadece uzun yıllar Urfa’da görev yapmış gazetecilerin kullandığı makine, daktilo, bilgisayar gibi vs eşyalardan oluşmamalı. Görev yapmış gazetecilerin hangi haberleri yaparak, hangi köşe yazılarını yazarak şehirde yol açtıkları değişimleri de içeren, hatta bu haber ve yazılar yüzünden mahkemelik olup, kazandığı yada kaybettikleri davaların listesi de olmalı. Olmalı ki, her eline makine alan gazeteci sayılmasın, müzede yer bulmasın” demiştim…
Aradan epey bir zaman geçtikten sonra, Karaköprü Belediyesi Basın Müdürlüğü’nden arandım. Müze için geçmişte kullandığım, müzeye verebileceğim gazetecilikle ilgili eşyalarımın olup olmadığını varsa müze için istediklerini ifade ettiler. “Bakarız” dedim. Telefonu kapattım.
İstenilen eşyalar bende elbette ki vardı. Her birinde yaşadığım anı, tarihe tanıklık eden hatırlar yüklüydü. Bunlar bir müzede değerlendirilecekse o müze buna değmeliydi. Çünkü 36 yıl önce başladığım gazetecilik, radyoculuk ve televizyonculuk serüveni şimdilerde birilerinin ortalıkta elinde akıllı telefonla gazetecilik, tabletle televizyonculuk yapanlara hiç benzemiyordu. Her noktasında insan emeği, göz nuru vardı. Gerçi şimdilerde kim daha yalaka, kim daha iyi tükürdüğünü iyi yalıyor, elinde telefon ve tableti olanlar daha fazla değer görüyor el üstünde tutuluyor. O da bu şehir için ap ayrı bir yara…

Evet; derken günler günleri kovaladı ve belediyeden beni aradıkları günün üzerinden uzun bir süre yaklaşık bir yıl geçti. Geçen gün, Urfa’da gazeteciliğe adım attığım ilk göz ağrım Hizmet Gazetesi’nin bir ferdi Ebru (Okudan) Akalın’ın sosyal medya paylaşımında müzenin yapımına dair fotoğrafları gördüm.
Sabahı, 30 yıl önce ses rengindeki tını ve kendine has pürüzsüz diksiyonunu fark ederek kurucuları arasında bulunduğum Urfa’nın ilk radyosuna (Gap FM) spiker olarak aldığım. İyi ki de basın dünyasına kazandırmışız diye övündüğüm arkadaşlardan biri olan Karaköprü Belediyesi Kültür Müdürü Mehmet Mahmutoğlu’nu aradım. Randevulaştık. Gittim birlikte oyuncak müzesini ve basın müzesi çalışmalarını gezdik. Urfa’nın tarihine ışık tutacak sinemada dahil bir çok arşiv ve tarihi antika eserleri gördük. Urfa’nın 150 – 200 yıllık yazılı basın arşivi bir yandan dijital ortama taşınıyor, bir yandan da Müzede de hummalı yapım çalışmaları devam ediyordu. Çünkü hedefleri “Basın Müzesi” açılışını 11 Nisan’a yetiştirmekti. Umarım yetiştirilir.
Müze ile içerisinde yapılan çalışmalarla ilgili detaylara girmeyeceğim. Biraz merak olsun. Olsun ki açılışı yapıldığında buradan okuyarak değil, gidip, görerek, o havayı teneffüs ederek herkes hissetsin.
Bu müzenin gecikmeli olsa da hayata geçirilmesi için çalışma başlatan, Mehmet Mahmutoğlu gibi şehrinin aşığı bir değeri bu işin başına getiren Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli’ye buradan kalben teşekkür ediyorum. Umarım tarihin sıfır noktası olarak kabul edilen Şanlıurfa bu müze ile de bir çok alanda olduğu gibi basın dünyasında da adından söz ettiren bir noktaya gelir.
30 yıl önce radyoculuğa adım atarken, gözlerinde gördüğüm heyecan ve ışıltının bu müze çalışmasında da aynı heyecan ve ışıltıyı gözlerinde gördüğüm, müzenin çalışmalarını gezerken bana mihmandarlık yapan Mehmet Mahmutoğlu kardeşime sonsuz teşekkür ediyor başarılar diliyorum.
Müze yapımı esnasındaki gezi ve izlenimlerimle ilgili Sizlere şimdilik aktaracaklarım bu kadar. Sizlerde müzeyi ve o atmosferi merak ediyorsanız, aşağıda sizlerle paylaşacağım fotoğraflarla idare edip, 11 Nisan’ı bekleyin derim.

Hayatı, doğruları ve Urfa’yı yürekten çıkarsız seven herkese saygılarla





 

YORUMLAR

  • 0 Yorum