İLK HİCRET YURDU HABEŞİSTAN.
Osman GEREM

Osman GEREM

İLK HİCRET YURDU HABEŞİSTAN.

06 Temmuz 2019 - 11:36
ruhatv reklamıdır

İLK HİCRET YURDU HABEŞİSTAN
 
Bir dizi yardım çalışması yapmak üzere Osman GEREM, Veysel TOPRAK, Hasan DENİZ, Muhammed DİNÇ, Yasin DİKME, sayın vekilimiz Mehmet Ali CEVHERİ beylerden oluşan bir ekiple katarakt ameliyatları, yetim iftar programları, bayram harçlıkları, gıda dağıtım programları icra etmek için Deniz Feneri Derneği iş birliğiyle çalışmaları yürütmek için bir hafta Etiyopya’daydık bazı izlenimlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bugünkü adıyla Etiyopya Habeşistan 4’e bölünmüş Eritre, Cibuti, Somali Etiyopya buna rağmen Afrika’nın en büyük 2’ci coğrafyasıdır. Afrika kıtasının askeri olarak işgal edilmemiş tek ülkesi. Âmâ iktisadi kültürel sosyal sömürge altında Gat denilen otla bedenler uyuşturulmuş zihinler uyuşturulmuş, yoksulluk, kirlilik zirve yapmış özellikle camiiler mescitler kasten kirli bırakılmış kiliseler temiz tutuluyor.
Habeşistan, Afrika kıtasının sömürge altına girmemiş tek ülkesi. Bu durum pek çok Etiyopyalıya göre, Peygamber Efendimiz ‘in dostlarına, Hazreti Musa ve Hazreti İsa'ya kucak uçan ülkelerine verilen ilahi bir mükâfat… 80 dilin konuşulduğu 9 eyaletten oluşan Tigray, Afar, Benishangul Gumuz, Amhara, Gambella, Harar, Oromia, Snnps, Somali.
Her medeniyet kendi asıl unsurunu icra eder bizim mensubu olduğumuz medeniyet İslami ve insanidir.
Tarih boyunca Ecdad hep mağdur ve mazlumların güvenli limanı ve sığınağı oluşmuştu bugün bu sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız. Bizim medeniyetimiz de hak var hukuk var adalet var ve paylaşmak var paylaşmak aynı zamanda dinimizin emridir.Hayırda iyilikte yarışın buyuran Rabbimiz .( Bakara Suresi 148. Ayet)” “Rabbimiz bizlere vermiş olduğu sayısız nimetlerin şükrünü eda etmesini de istemektedir. ( İbrahim Suresi 7 Ayet)” Bu nedenlerdir Ecdad yıllar önce bu coğrafyalara insanlık hak, hukuk, adalet ve kardeşlik ruhunu vermiş. Bizler bugün onların sayesinde o gönül coğrafyalarımıza gönül rahatlığıyla kardeşlik gönül köprülerini kurabiliyoruz. Ecdadımıza minnettarız ne kadar teşekkür etsek azdır. O Ecdadın torunları olmakla iftihar ediyoruz.
En bilindik adıyla Habeşistan (köleler ülkesi) bütün bir kıta sömürge altında yaşarken Habeşistan izole edilmiş bir alan gibi sömürgeden korunmuş. Habeşistan sadece 1936-41 yılları arasında Mussolini İtalya’sının işgal ve saldırılarına uğramış ancak Habeş'ler bu saldırılara karşı koymayı bilmişler. Kimi görüşlere göre Etiyopya şu an Afrika'nın başkenti konumunda. Bazı kaynaklarda Etiyopya'nın geçmişinin M.Ö. 13. yüzyıla kadar uzandığı ifade ediliyor. Sömürge görmemiş olmaması da Habeşistan'ın oturmuş bir medeniyet unsuru oluşturmasına sebep olmuş. Bölgede ki pek çok yardım kuruluşu ve şirketin merkezleri Etiyopya'da bulunuyor.
Etiyopya'da Latin alfabesinden farklı olarak yerel bir alfabe kullanılırken bu alfabede yaklaşık 300 harf bulunuyor. Ülkenin resmi dili bu alfabe ile yazılan Amharca olsa da İngilizce çok yaygın olarak kullanılıyor. Takvim olarak da yerel bir takvim kullanan Habeşler şu an 2001 yılını yaşıyorlar. Habeş takviminde 13 ay bulunuyor. Yıl içerisinde 12 ay sabit olarak 30 gün çekerken son bir ay 5 gün çekiyor. Müslüman nüfus ile Ortodoks Hristiyan nüfusu kabaca eşit durumda. Ancak ülkenin en gelişmiş şehri ve başkenti konumunda bulunan Addis Ababa'da Hristiyanların etkisi göze çarparken Müslümanların daha fazlaca kırsalda yaşadığı gözlemlenebiliyor. Başkent Addis Ababa gelişmiş bir şehir olsa da (Kıta bağlamında) başkentten çıktığınız anda veya başkentin arka mahallelerine gittiğiniz anda sefalet ile karşı karşıya kalıyorsunuz.
Ülkede işsizlik oranı yüzde 40 civarında iken en popüler meslek dilencilik. Her nereye giderseniz gidin mutlaka çevrenizi elini açarak size doğru gelen insanlar kaplıyor. Etiyopya her yıl büyük açıklar veren ve bu açıkları dış yardım ve borçlarla kapatmaya çalışan bir ülke.
Habeşistan ve Türkiye arasında ki ikili ilişkiler her zaman iyi düzeyde olmuş. İyi ilişkilerin geçmişi Osmanlı'ya kadar dayanıyor. Başkent Addis Ababa'nın 500 km doğusunda yer alan Harar bölgesinde Türk-İslam eserlerine rastlamak mümkün. Habeşistan'a Türk yardım kuruluşları da büyük önem veriyor. Özellikle açlık ve susuzluk çeken kırsal bölgelere yardım götüren yardım kuruluşlarının üzerinde durduğu en önemli proje su kuyuları. Su unsuru bağlamında yardım kuruluşlarının yanında devlet olarak ta çeşitli yardımlarımız olmuş. (Müslümanların ilk hicretini gerçekleştirdiği yer) Necaş bölgesinde Türkiye'den getirdiği ekipmanlar ile 250 metre derinlikten su çıkarmayı başarmış. Müslümanların ilk hicretini kabul eden Kral Necaşi'nin köyüne de bir Osmanlı Çeşmesi yaptırılmiş.