Önümüzdeki günlerde yapılacak olan sivil toplum örgütü seçimleri, aslında Şanlıurfa’nın geleceği açısından kritik bir dönemeçtir. Ben, bazı isimlerin bu seçimlerde mutlaka görev alması gerektiğine inananlardanım. Bunun nedeni kişisel bir beklenti değil, tamamen ilimizin çıkarlarıdır.
Bugün görüyorum ki; bazı değerli hemşehrilerimiz, bu görevlerden kaçıyor. Ben ise inatla konunun üzerine gidiyorum. Çünkü inanıyorum ki bu şehir, onların bilgi ve birikimlerine muhtaçtır.
MEHMET SAİD MELİK ÖRNEĞİ
Örneğin, Mehmet Said Melik. Amerika’da eğitim görmüş, dünyaya farklı pencerelerden bakabilen, entelektüel bir Şanlıurfalı. Onun gibi birikimli insanların, Şanlıurfa’ya büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum.
Ticaret ve sanayi alanlarında edindikleri bilgi birikimini, bir sivil toplum kuruluşu başkanlığı ya da yöneticiliği üzerinden şehre aktarmaları, yeni bir enerji katacaktır.
ŞEHİR İSTİŞARE KURULU FİKRİ
Bu noktada görev, Şanlıurfa’daki yöneticilere de düşüyor. Belediye başkanları, kurum temsilcileri bu isimlerle iletişime geçmeli. Hatta Şanlıurfa Şehir İstişare Kurulu adı altında, farklı alanlarda bilgi ve tecrübe sahibi hemşehrilerimiz bir araya getirilebilir.
Yeter ki niyetimiz samimi olsun. Yeter ki “ben” değil, “biz” diyebilelim. Başarı da işte buradan doğar.
KİŞİSEL HESAPLARI AŞMAK
Bugün insanımızın giyimi kuşamı, davranış biçimi bizi ilgilendirmemeli. Bizi ilgilendiren tek şey, şehre kazandıracağı katma değer olmalıdır. Eğer bunu başarabilirsek:
Fabrikalar açılır,
İşsizlik azalır,
Uyuşturucuyla daha etkin mücadele edilir,
Hayat standartlarımız yükselir.
O zaman da seçimden seçime İstanbul’dan kalkıp gelen, “sözüm ona memleket sevdalılarına” ihtiyaç kalmaz. Kurulan oyunlar da bozulmuş olur.
Son söz: Yeter ki Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim.

Yorumlar
Kalan Karakter: