Maça 4-3-3 dizilişiyle başlayan takımımız bu dizilişin handikapı olan orta alanda eksik adamla mücadele ettiği için maçın başından itibaren orta alan üstünlüğü rakip takıma geçti. Zira 4-4-2 oynayan rakip orta alanda bir fazla olmanın avantajını kullanarak üstümüze gelmeye çalıştı. Tabiki 4-3-3 dizilişinin handikapı olduğu kadar avantajından da bahsetmek gerekirse henüz 10. dakikanın ilk saniyeleri oynanırken sol taraftan hızlı gelişen atağımızda Kaptan Onur ve Berk'in işbirliği ile iki pasta attığımız gol de bu dizilişin ürünüydü. Tabi her zaman dediğimiz gibi Çınar'ın ön bölgede oynadığı her atakta gol pozisyonu üretme ve gole kavuşmakta zorluk yaşamıyoruz. Attığımız golden sonra hem rakibin skoru dengeleme çabası, hem de bizim koruma arzumuz bazen beşli defans yapmamıza sebep oldu. Lakin bu beşliyi ceza alanı çizgisi üzerinde kurmamız rakibin baskısını fazlasıyla hissetmemize sebep oldu. Bazen defanstan çıkışlarda da yapılan pas hataları yine rakip adına etkili ataklar olarak kalemize geri döndü. Kaleci Burak'ın güzel kurtarışları ve defanstaki dikkatli oyuncularımız sayesinde ilk yarı boyunca rakibe gol şansı vermedik.
İkinci yarıya da hızlı başlayan Ankaragücü takımı her gelişinde ceza alanımız içersine girmeyi başardı. Golü atacaklarını her dakika daha çok hissettirdiler. Nitekim 52. dakikada yine pas yaparak ceza alanımıza girdikleri bir pozisyonda beraberlik golünü buldular. Bizim açımızdan zaten gün gibi aşikar görünen golün erken gelmesi belki de avantajlı da sayılabilirdi. Lakin oynadığımız oyun mehter marşı gibi ağır olunca rakip ceza alanına girme konusunda hiç başarılı olamadık. Tabi böyle olunca gol bulmak da mümkün olmuyor. Uzatma dakikalarında bu defa hücum şansını iyi değerlendiren Ankaragücü takımı bulduğu golle öne geçse de hemen bir dakika sonra ceza alanı içinde Sinan'ın takipçiligi ile bulduğumuz gol ile beraberliği yakaladık. Bu arada yediğimiz ikinci golde ceza alanımız içersinde beş kişi olmamıza rağmen gole engel olamamış olmamız bizim bu sezon ki performansımızın göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu oyun anlayışı ile maç kazanmak, hedefe ulaşmak mümkün görünmüyor. Futbolcuların daha özverili oynamaları gerekir. Taraftarlarımızın maçın son bölümünde yaptığı tezahürat çok manidar ve anlamlıydı. "Ne zaman şampiyonluk diye bağırsak, kursağımızda kalıyor." Gerçekten son derece haklılar. Ama ne olursa olsun bu sezon bu futbolcu grubu ile tamamlanacak. Bu yüzden taraftarların söylemlerinde biraz daha dikkatli olması lazım. Sonuçta yine en çok üzülen cefakar taraftar oluyor maalesef.
YAŞASIN URFASPOR.

Yorumlar
Kalan Karakter: