Tebrikler milli takım, teşekkürler Montella.
Nasıl teşekkür etmeyelim ki önce bizi Avrupa şampiyonasına götürüp, orda çeyrek final oynatan, sonrasında uluslar liginde devler arenası olan A ligine taşıyan ve sonrasında ise tamı tamına yirmi dört yıl sonra Dünya kupasına taşıyan bizden bir İtalyan olan Montella'ya ne kadar teşekkür etsek azdır. Tâbi sadece teşekkür edip, konuyu kapatmak olmaz. Onun mantalitesinden, oyuncu seçimi ve oyun kurgusundan bahsedip, övgü dolu cümleler yazmadan yazıyı sonlandırmak ona haksızlık olacak elbette.
Aslında bu görkemli milli takımın temeli kendi döneminde pek te başarılı olamayan Lucescu döneminde atıldı dersek yanlış ifade etmiş olmayız sanırım. Sonrasında ise önce liglerimizin köklü ekiplerinden Adana Demirspor'a tarihinin en başarılı dönemini yaşatan Montella'ya teslim edilen bu takım, Montella ile her gün üstüne koyarak ve milli takım kalitemizi sürekli attırarak yoluna devam edip, bugünlere kadar geldi. Montella'nın forvetsiz oyun sistemi, takımların kenar yönetimlerinde olmaktan imtina edip, TV'lerde ahkam kesen anlı şanlı yorumcular tarafından sıkça eleştirilse de Montella hoca duruşundan hiç geri adım atmayarak milli takımımıza bir oyun kimliği kazandırdı. Gelinen noktada da ne kadar haklı olduğunu görmüş olduk. Yine zaman zaman oyuncu seçimi ile eleştirilen Montella hoca, kulüplerindeki durumları ne durumda olursa olsun, güvendiği isimleri millî takıma davet etmekten de çekinmedi hiç. Yukarıda bahsettiğimiz gibi girdiği bütün turnuvalarda başarılı olması millî takıma kazandırmış olduğu kulüp takımı havasına bağlıdır. Dünya kupası elemelerinde sadece içerdeki İspanya maçı hariç, çok başarılı bir performans gösteren milli takım, çiftli final maçlarında da rakiplerine hem oyun, hem de skor olarak üstünlük sağlayarak yirmi dört yıl sonra dünya kupasına merhaba dedi çok şükür.
Özellikle çiftli final maçlarında çok dengeli ve sabırlı oyunlarımız tam bir İtalyan futbol mantığı gibiydi. Her iki maçta ta tabela, eşitliği gösterdiği dakikalarda daha çok topa sahip olan takım genellikle bizim milli takım oluyordu. Öne geçtikten sonra, zaman zaman topu rakibe versek te hem kompakt savunma anlayışımız, hem de kalecimiz Uğurcan Çakır'ın dikkati sayesinde rakiplere gol şansı vermemiş olmamız bizim için gurur kaynağı oldu.
YAŞASIN MİLLİ TAKIM.
Yorumlar
Kalan Karakter: