NEDEN ŞAŞIRIYORUZ Kİ…
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

NEDEN ŞAŞIRIYORUZ Kİ…

13 Mayıs 2019 - 17:10

Seçme ve seçilme hakkı, kanunda belirtilen kriterler yerine getirildiği takdirde her vatandaşın hakkıdır ve bu hak anayasal güvence altındadır. Her yurttaş, ülkesini, şehrini, ilçesini, beldesini, köyünü, mahallesini en iyi şekilde yönetecek, hizmet edebilecek, refah ve mutluluk içinde yaşamasına en iyi imkan sunacak devlet başkanını, başbakanını, milletvekilini, yerel yöneticisini ve muhtarını hür iradesi ile seçer ve de herkesin buna saygı göstermesini bekler.

Bunların hepsi demokrasi ve hukuk devletinde olması gereken doğal şeylerdir. Buna şaşırmamak gerekir. Her şey bir sistem içerisinde süre gelir ve kesinlikle bireyselliği kutsamaz, her zaman toplumsal faydayı gözetir. Bizde sistem böyle işliyor mu?  Ya da bizim ülkemizde sistem doğru kurulmuş mu?  Bunun cevabını bulmak için ne hukukçu, ne bilim insanı, ne ekonomist, ne esnaf, ne işçi, ne emekli, ne okuryazar nede başka bir şey olmaya gerek yok. Sadece 5 yılda yaşadıklarımızdan birkaç özeti hatırlamamız yeterli olacaktır sanırım.

7 Haziran 2015’de demokrasi gereği sandığa gittik ve irademizi sandığa yansıttık. AK Parti yüzde 40.87 oy oranıyla 258 milletvekili, CHP 24.95 oy oranı ile 132 milletvekili, MHP yüzde 16.29 oy oranıyla 80 milletvekili, HDP yüzde 13.12 oy oranıyla 80 milletvekili çıkarttı. Yüzde 7 dolayında oy kaybeden AK Parti uzun yıllar sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çoğunluğunu kaybetti.

Peki; ne mi oldu, sonuç beğenilmedi. Cumhurbaşkanı hükümet kurma görevini muhalefete vermedi. Geçici bir hükmet kuruldu. 1 Kasım 2015’de seçimin yenilenmesine karar verildi. 1 Kasım’a gidilirken de, peş peşe bombalar patladı, bir anda huzur yerini huzursuzluğa bıraktı. Barış süreci sonlandı. Suriye’ye girildi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, 1 Kasım’da tekrarlanan seçim de, AK Parti yüzde 49.40 oy oranıyla 317 milletvekili, CHP yüzde 25.31 oy oranıyla 134 milletvekili, MHP 11.90 oy oranıyla 40 milletvekili, HDP yüzde 10.76 oy oranıyla 50 milletvekili çıkardı.

Bundan sonrası da çorap söküğü gibi geldi. Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu, kamuoyuna kendi isteğiyle ayrıldı açıklaması yapılmasına rağmen, görevden alındı, yerine Binali Yıldırım getirildi. DBP’li belediyelere kayyum atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bazı AK Partili seçilmişleri görevden aldı.

16 Nisan 2017’de Anayasa Değişikliği Referandumu'nda, Türkiye'nin yeni yönetim sistemi oylandı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı en ağır şekilde eleştiren ve çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleyen MHP, referandum da AK Parti ile ‘Cumhur İttifakı'nı kurdu.

Yurttaşlar olarak her şey seçimle olmalı inancı ile 31 Mart 2019’da sandık başına gittik ve yerel yöneticilerimizi seçtik. Her seçimde olduğu gibi yine tek haber kaynağı olan Anadolu Ajansı’nın veri paylaşımı tartışma konusu oldu. Yüksek Seçim Kurulu muhalefetin bazı istisnalar hariç neredeyse hiçbir başvurusunu kabul etmedi. Ancak iktidarın başvurularını titizlikle inceledi.

Bu kez de HDP’nin Kanun Hükmündeki Kararname ile ihraç edilmiş seçilmişlerine mazbata vermediği gibi seçimi yenileme yerine ikincilere mazbata verildi. Seçimin üzerinden bir aydan fazla geçmesine ve mazbatası verilmesine rağmen İstanbul seçimi iptal edildi ve 23 Haziran’da seçimin yenilenmesine karar verildi.

Peki son 5 yılda yaşadıklarımızdan sonra buna şaşırmamız gerekiyor mu, bence hayır neden şaşırıyoruz ki…
Dip not: Bu hafta hem Anneler Günü, hem de Engelliler Haftası. Anneler için herkes o kadar güzel şeyler yazıp çiziyor ki. Anneleri üzmeyelim, evlatları için her türlü fedakarlığı yapan tüm annelerin ellerinden öpüyorum.

İçinde bulunduğumuz hafta Engelliler Haftası. Engellilerin yaşamını zorlaştırmayalım. Onlara hayatı çekilmez hale getirmeyelim. Konuşulanlar, söylenenler bu haftayla sınırlı kalmamalı. Başta seçilmişler olmak üzere hem annelere, hem de engellilere yaşanır dünya yaratmalıyız.

Sevgiyle kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum