Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Ege ve Karadeniz’e göç eden mevsimlik tarım işçileri, her yıl sadece tarlada değil, yollarda da hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ulaşımdan barınmaya, eğitimden güvenliğe kadar birçok temel hakka erişemeyen işçiler, en çok da güvensiz taşımacılığın bedelini canlarıyla ödüyor.
ORDU’DA BİR CAN KAYBI DAHA: TARIM İŞÇİLERİ KAZADA YARALANDI
Geçtiğimiz günlerde Ordu’nun Perşembe ilçesinde yaşanan kaza, bu acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Fındık toplamaya giden mevsimlik işçileri taşıyan minibüs, virajı alamayarak şarampole yuvarlandı. Kazada çok sayıda işçi yaralanırken, bir kadın işçi tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre araç, hem kapasitesinin üzerinde yolcu taşıyordu hem de uzun süredir bakımsızdı. Yine ne sigorta vardı, ne de resmi kayıt. Kazanın ardından kamuoyunda artan tepki, güvenli ulaşım sisteminin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
TARIM İŞÇİLERİNE GÜVENLİ ULAŞIM İÇİN KOOPERATİF MODELİ ŞART
İzmir Şanlıurfa Federasyon Başkanı Ferit Mızraklı'dan dikkat çeken çağrı: "Tarım işçimiz yolda değil tarlada alın teri döksün"
MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNİN SORUNLARI GÖZ ARDI EDİLEMEZ
İzmir Şanlıurfa Federasyonu ve Ege Siverekliler Federasyonu, mevsimlik tarım işçilerinin yıllardır süregelen sorunlarına dikkat çekerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ulaşımdan eğitime, barınmadan güvenliğe kadar birçok temel hakka erişimde yaşanan zorlukların artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığı vurgulandı.
Her yıl başta Şanlıurfa olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Ege’ye ve Türkiye'nin diğer tarım bölgelerine göç eden mevsimlik tarım işçileri, denetimsiz ve insanlık dışı ulaşım koşullarında çalışmaya gidiyor. Açıklamada, bu durumun her yıl çok sayıda can kaybına ve aile yıkımına yol açtığı belirtildi.
TRAFİK KAZALARI KADER DEĞİL
Mevsimlik işçilerin ruhsatsız, aşırı yüklü ve bakımsız araçlarla yüzlerce kilometre yol kat ettiğine dikkat çekilen açıklamada, "Her yıl yaşanan kazalarda işçiler ya hayatını kaybediyor ya da sakat kalıyor. Çoğu sigortasız, sosyal güvenceden ve temel insan haklarından yoksun" denildi.
EĞİTİM HAKKI YOK SAYILIYOR
Göç eden ailelerin çocuklarının da büyük bir mağduriyet yaşadığına işaret edilen açıklamada, çocukların eğitim hakkından mahrum kaldığı, kalabalık ailelerin altyapısız ve sağlıksız çadır alanlarında yaşamak zorunda bırakıldığı vurgulandı.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: TAŞIMA KOOPERATİFİ MODELİ
Federasyonlar, bu sorunun çözümü için somut bir öneri sundu:
Tarım işçileri için taşıma kooperatifi modeli.
Açıklamada, Şanlıurfa’nın pilot bölge olarak seçilmesi gerektiği belirtilerek şu çağrıda bulunuldu:
"Emniyet Genel Müdürlüğü, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, 13 ilçe belediyesi, Tarım İl Müdürlüğü, Ziraat Odası, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları bir araya gelerek bu modeli planlamalı ve hayata geçirmelidir."
GÜVENLİ, DENETLENEN, RUHSATLI TAŞIMACILIK
Önerilen modelde tüm taşıma sürecinin ruhsatlı, periyodik bakımı yapılmış ve uygun kapasiteli araçlarla yapılması, kooperatifler aracılığıyla organize edilmesi ve kamu denetiminin sağlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca, işçilerin sigortalanması ve yasal haklarının güvence altına alınmasının bu sistemle mümkün olacağı vurgulandı.
SADECE ULAŞIM DEĞİL, YAŞAM KOŞULLARI DA İYİLEŞTİRİLMELİ
Açıklamada, mevsimlik tarım işçileri için yalnızca taşımanın değil, barınma koşullarının da iyileştirilmesi, eğitimden kopan çocuklar için mobil okul ve gezici sınıf projelerinin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
ŞANLIURFA KENDİ HALKINA NEDEN TARIMDA İSTİHDAM SAĞLAYAMIYOR?
Federasyonlar açıklamasında şu soruyu gündeme getirdi:
"Şanlıurfa gibi tarım potansiyeli yüksek bir şehir, neden kendi halkını tarımda istihdam edemez? Eğer bugün 150-200 dönüm tarlası olan bir aile geçinemeyip Ege’de 20 dönümlük seralarda çalışmak zorunda kalıyorsa, ortada ciddi bir tarım ve istihdam politikası sorunu vardır.
"BİZ HAZIRIZ"
İzmir Şanlıurfalılar Federasyonu olarak bu modeli planlamaya ve pilot uygulama için gerekli girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını belirten Ferit Mızraklı, kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerle iş birliğine açık olduklarını söyledi.
"Unutulmamalıdır ki, tarım işçimiz yolda değil tarlada alın teri döksün.
Eğer bir gün fındık toplamaya giden bir minibüs devrilmezse,
bir çocuk okula giderken değil, tarlaya giderken fotoğraf karesine girmezse,
işte o zaman gerçekten gelişmiş bir ülke olabiliriz.
Çünkü insan onuru, mevsimlik olamaz."

Yorumlar
Kalan Karakter: