2012 yılı… Şanlıurfa’nın kültür ve sanat hafızasında kara bir leke olarak yerini aldı. Çünkü o yıl, bu şehrin tek gerçek sanat yuvası olan Devlet Güzel Sanatlar Galerisi göz göre göre kapatıldı.
Bu karar öyle sıradan bir idari işlem değildi. Adeta kiralık bir katil atanarak Şanlıurfa’nın kültür kalbi söküldü.
Bir Sanat Merkezi Nasıl Yok Edildi?
Bu galeri, Urfalı sanatçıların eserlerini sergilediği, müzik icra ettiği, öğrenciler yetiştirdiği, kültürel etkinliklerin hayat bulduğu tek mekândı.
Sergiler burada açılırdı.
Gençler burada sazını, kemanını, bağlamasını öğrenirdi.
Urfa’nın sanat damarını besleyen tek mekân burasıydı.
Ama kapısına kilit vuruldu.
Bugün Mehmet Özbek, Hasan Rastgeldi, İbrahim Tatlıses, Halil Sezgin, Halil Ünür gibi sanatçıların çıktığı bu topraklar artık aynı kaynaktan beslenemeyecek. Çünkü kültürün akademisi kapatıldı.
Ünlü şair, hemşehrimiz Mehmet Akif İnan’ın deyimiyle bu kurum, “müzik ve resim akademisi”ydi. Ama kapanırken kimsenin sesi çıkmadı.
Milletvekillerinin Sessizliği
2012’de, 24. Dönem’de Şanlıurfa’yı TBMM’de temsil eden isimler şunlardı:
Faruk Çelik
Mehmet Akyürek
Zeynep Karahan Uslu
Merhum Halil Özcan
Mahmut Kaçar
Abdulkadir Emin Önen
Yahya Akman
Abdulkerim Gök
(ve diğer milletvekilleri)
Bu isimler, bu şehrin iradesini temsil ediyordu. Peki ne yaptılar? Hiçbir şey!
Sanat evimizi kapatanlar ellerini kollarını sallayarak dolaştı. Bizlere ise “Urfa sevdalısıyız” diyerek nutuk atmaya devam ettiler. Ama bu sevdaları, Urfa halkıyla alay etmekten öteye gitmedi.
Son Söz
2012 yılı, bu şehrin kültür damarının kesildiği, sanatın kurutulduğu tarihtir. Bugün hâlâ o yaranın kanaması durmadı.
Urfa’nın siyasetçilerine soruyorum:
Sanatı katleden bu karara neden sessiz kaldınız?
Bu kentin geleceğini çalanlara neden hesap sormadınız?
Bugün hâlâ “Urfa sevdalısıyız” demeye yüzünüz var mı?
Şanlıurfa, sadece taş binalarla değil; sanatla, kültürle ve ruhla ayakta kalır.
Ama siz, o ruhu 2012’de toprağa gömdünüz.

Yorumlar 1
Kalan Karakter: