Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK


SÜRGÜN!

09 Mart 2020 - 10:11

Görünen o ki Tarım Ve Orman Bakanlığının kalbi konumundaki TİGEM ya derhal özelleştirilmeli yada TİGEM yönetimi bir an önce liyakat sahibi, profesyonel kadrolara emanet edilmeli...

Aksi halde her yıl korkunç zarar eden TİGEM giderek ülke ekonomisini bir kara delik gibi yutacak;  kısa süre sonra tarım ve hayvancılık namına elimizde hir bir şey kalmayacak!

Ayşin Ayşe IŞIKKARA: Carrefour gibi tarım ve hayvanclık ile uzaktan yakından alakası dahi olmayan bir AVM'nin başında iken TİGEM'in başına genel müdire olarak getirilen isim.

Muhtemelen kendi bahçesinde veya balkonunda bir saksıya çiçek dahi ekmemiş bir isme ülkenin en önemli tarım ve hayvancılık işletmelerini teslim etmek zaten başlı başına bir hataydı ancak herkes gibi bende umutla alakası olmasa bile eski görevindeki başarısını tekrarlamasını bekledim.

Eski görevindeki başarısı diyorum ama doğrusu nasıl bir başarısı var bilmiyorum. Ama mutlak bir başarı vardır ki böyle hayati önem taşıyan kurumun genel müdiresi olmuşur değil mi?

Malum TİGEM ülkenin dört bir yanına yayılmış birçok işletmeden oluşuyor. Her ne kadar diğer işletmelerden de zarar ve tuhaf şeyler olduğuna dair iddiaları duyuyor olsam da beni ilgilendiren bırakın ülkemizi, bu alanda dünyanın en büyüğü olan Ceylanpınar işletmesidir.

Çünkü bu işletme hem koca bir ilçenin tek ekmek kapısı hem de doğru bir yönetim ile ülke ekonomisine nefes olacak bir güce sahiptir.

Peki, büyük umutlar ve söylendiğine göre çok güçlü bir yetki, güç ile göreve gelen Ayşin Hanım sonrasında Ceylanpınar da neler oldu?

Bir kere en büyük hata, kısa bir süre samimi olduğuna benimde inandığım Ertuğrul Ambar'ın tam yetki ile Ceylanpınar da aylarca görevlendirilmesiydi!

Çünkü

1) Ertuğrul Ambar bir dönem aynı işletmede görev almıştı. Dolayısı ile kendi dönemi ile hesaplaşma ihtimali vardı...

2- Ertuğrul Ambar kısa süre önce personele mobing uygulamaktan maddi tazminat ödemeye mahkum edilmiş; kurduğu iddia edilen ispiyonculuk ağı, sert mizacı ve dedikoduya dayalı sürgün, ihraç talep ve kararları nedeni ile personel tarafından sevilmeyen bir isimdi.

3- Sözde TİGEM'i zarar eden konumdan kar eder konuma getirmesi ve işletmelerde yaşandığı iddia edilen yanlışları düzeltmesi için görevlendirilen Ertuğrul Ambar'ın kendisinin Canterpivot sulama sistemi ile kurumu milyonlarca lira zarara uğrattığı iddia edilirken başlı başına bir çelişki durumu vardı.

İşte O Ertuğrul Ambar'ın el attığı Ceylanpınar da skandallar bitmek bilmedi!

İspiyon ve dedikoduya dayalı karar verme hali sonunda onlarca insanın intihar girişiminde bulunmasına kadar vardı!

İşin garibi Ambar işletmede meydana gelen her hata ve zararın sorumlusu olarak gariban işçileri görüyor; bunun yanında Ali Açıkgöz gibi aldığı veya almadığı kararları, sonunda M. B adındaki bir şahsın savcılık suç duyurusuna varan özel hayatı ile hakkında hergün başka bir skandal iddia ortaya atılan ismi korudu!

Mesai saatlerinde işletmede çilingir sofrası kurduğu, 400 ton buğdayın çürümesine, 2.500 dekarı kapsayan ay çiçeklerinin erken ve hatalı karar ile çöpe gitmesine sebep olduğu iddia edilen Ali Açıkgöz sırtını Ambar'a dayamış; yaptığı her hatadan sonra kabahatinin örtülmesi için ya masum insanların sürgün edilmesine yada MB olayında olduğu gibi silahla tehdit ve darp edilmesi olaylarına karışıyordu.

O dönemin baş müfettişi olan Ambar ise Açıkgöz gibi isimler yerine Açıkgöz ve kendisine yalan yanlış bilgiler veren ispiyoncu grubunun dedikoduları ile masum insanları sürgün ediyordu.

ÇÜRÜK ET!

Çürümeye yüz tutan ve imha edilmesi gerekirken Diyarbakırlı olduğu iddia edilen bir ismin firmasına satıldığı iddiası başlı başına insan sağlına kast skandalı iken, firmanın yaklaşık 1 milyonluk ödemeyi hem de usulsüz alması ve ortadan kaybolması resmen rezaletin son perdesiydi.

Ancak çürük et parası peşine düşen Ertuğrul Ambar gerçek sorumlular yerine şahsi egoları ve yanlış bilgiler üzerinden yine masum insanları görevinden uzaklaştırıyordu.

Burada bile "Ödemeyi üstlerime sormadan yaptım" beyanına rağmen hedefine koyduğu isimleri uzaklaştıran Ambar gerçek sorumlulara dair ise herhangi bir işlem yapmıyordu.

Bizzat benim kendisine ilettiğim ve kendisinin de doğruladığı gözlerden uzak bir ambara saklanan milyonlarca liralık modern tarım araçlarının hesabı sorulmadı!

Fatura altına alınmış ancak kızarım diye benden gizlenmiş açıklaması ise olup biten rezaleyi trajıkomik, akla zarar bir bahane ile kapatmaktan başka bir şey değildi.

Netice itibari ile her yıl ülke ekonomisine yüz milyonlarca lira katkıda bulunması gereken ve bu potansiyele de fazlası ile sahip TİGEM de üretimi arttırmaya dair tek bir adım atılmazken; skandalların üstünün örtülme çabası oldukça başarılı devam ediyor...

Ve koca işletmede Ali Açıkgöz gibi artık imza attığı her skandalı Urfanın konuştuğu bir adam hakkında soruşturma açmak yerine Karacadağlı olmam hasebi ile şubede çalışan masum insanlara resmen mobing uygulanıyor!

Çünkü gerçekleri yazmam sonrası olması gerekeni yapmak yerine kendilerine sürgün edecekleri yeni kurbanlar bularak sorunu çözdüklerini sanıyorlar.

Lakin günden güne her şubede bir başka skandal patlıyor ve TİGEM adeta uçuruma yuvarlanıyor.

Bakalım masum insanları sürgün ederek hatalarını örtbas ettikleri iddia edilen isimler ne zaman sürgün edilecek ve TİGEM profesyonel, liyakat, vicdan, vizyon sahibi yöneticilere teslim edilecek.

Not: Sanırım Ali Açıkgöz benim bir haberi bilgi ve belgesiz kaleme almayacağımı bilmiyor.

Ve bildiklerimin %5'nin dahi ne denli önemli olduğunu...

YORUMLAR

  • 0 Yorum