ANILAR YALAN SÖYLEMEZ!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

ANILAR YALAN SÖYLEMEZ!

21 Eylül 2019 - 15:46

Gözlerimi büyüdüğüm topraklarda açtığım bu sabah hayli yorgun olduğumu hissettim.

Traşsız yüzümden düşen kızgınlıklar, öfke tanecikleri bin barça düşüyorlar sarı yeşil halının üzerine.

İstanbul, Ankara, Urfa, Ceylanpınar arasında 10 güne sığdırdığım koşuşturmaca resmen saçlarıma dolanmış. Mübarek keçi kılı gibi birbirine dolanmış.

Ve fakat az biraz toparlanmak için baktığım aynada hala ne kadar karizmatik olduğumu görüyorum :)

Ayna ile haşir neşir oluyoruz bir anda. Ayna da onaylıyor hala genç hayli yakışıklıyım yahu!

O anda uzun zamandır yazmayı düşündüğüm anılarımdan derlenmiş Anılar Yalan Söylemez kitabı geliyor aklıma.

Ansızın vaz geçiyorum yazmaktan zira henüz emekliye ayrılacak yaşta olmadığımı farkediyorum.

Keyfe limon sıkma ustası memleketin orta yerinde az biraz keyiflenmek ne mümkün!

Bir sosyal medya paylaşımı düşüyor ekranıma ve beni kitabı olmasa bile anıların birini yazmaya zorluyor...

PES VEKİL PES!

Son genel seçimlerin arifesindeyiz. Cumhurbaşkanının teveccühü ile İl başkanlığından istifa etmiş Zeynel Abidin Beyazgül fırtınası esiyor resmen.

Kulislerde Urfa'nın yeni ağabeyinin yani listenin bir numarasının Beyazgül olacağı konuşuluyor.

Beyazgül'e ulaşmak ne mümkün zira gençlik iksiri gibi değerli o aralar...

Tam o sırada Bahattin Yıldız'ın vekaleten il başkanlığına atandığı bilgisi geliyor. Ben de meclis koridorunda çay keyfi yapıyorum ta ki koridor bir Urfa milletvekilinin çığırtkanlığı ile inleyene kadar!

Vekil bir yandan yürüyor bir yandan Bahattin Yıldız'ı kast ederek:

-Bunlar bizim aklımız ile alay mı ediyor arkadaş! Bu çocuğu başımıza başkan ederken kime sordular? Urfa çoluk çocuğa teslim edilecek kadar sahipsiz mi?

Görsen vekil dağdan avını parçalamaya inmiş aslan mübarek!

Görsen dersin ki o vekil o an Bahattin Yıldız'ı eline geçirse dişleri param parça edecek!

Koridorda karşılaşıyoruz vekil ile.

-Hayrola vekilim neye kızdın bu kadar? Diyorum.

-Yav haksızmıyım Ekrem Bey; bize sormadan nasıl böyle bir atama yaparlar? Diyor.

-İyi de vekaleten atanmış diyorum.

-Kardeşim bu çocuğun vekaleten atanması bile Urfaya bizlere hakarettir! Diyor bağıra çağıra uzaklaşıyor vekil!


Ben o arada Fakıbaba'nın Zeynel başta olmak üzere Urfa'nın önde gelen ailelerinin milletvekili aday adaylarını baypas operasyonu ile liste dışı bırakma peşinde olduğum için vekilin bu çıkışı çok da etki bırakmıyor bende.

Taki sabaha o vekilin Urfa yerel basınına Bahattin Yıldız ile çekindiği fotoğraf karesi altına verdiği "Partimizin bu genç kardeşimizi il başkanlığına ataması karşısında mutluyuz" sevinçten göbek atacağım, tli li li, tey tey tey ki zava ki zava!" benzeri aklıl tutulması U dönüşü paylaşımlarını okuyana kadar.

O gün bir kez daha Urfa siyasetinin ne kadar kirli ne kadar riyâkâr ve ne kadar bencillik dolu olduğuna tanıklık ettim...

Genel seçim süreci Fakıbaba'nın meclisteki Urfa vekilleri başta olmak üzere Ak Parti kurnaylarını, dönemim başbakanı Yıldırım'ı, Başkan Erdoğan'ı resmen yanılttığı iddiaları ile geçti.

Bir numara olacağı söylenen Zeynel Abidin Beyazgül başta olmak üzere o Fakıbaba tarafından liste dışında bırakıldığı iddiaları ayuka çıktı.

Velhasıl algı operasyonları, ayak oyunları ve Fakıbaba'nın sözde fedoaliteyi bitirme iddiası ile yaptığı tarihin en komik listesinin Urfayı kabine dışında bıraktığı tarumar ettiği bir genel seçim sürecini yaşadık...

URFA ÇELİŞKİLER Şehridir!

Son 3 yıldır yakından takip ettiğim Urfa siyaseti temelini riyadan, kişisel çekişmelerden, çıkar koşuşturmacasından ve de vıcık vıcık ilişkilerden beslenir olduğudur.

Bakınız; genel seçimde başta Zeynel Abidin Beyazgül olmak üzere birçok değerli ismin liste dışında kalmasına sebep olduğu iddia edilen Fakıbaba'nın yerel seçimde de Beyazgül'e karşı amansız bir muhalefet yürüttüğünü cümle alem bilir...

Lakin çelişki odur ki bugün BŞ Belediyesinde kendine yakın birçok ismin atanmasını sağlamıştır.

Yıllardır her platformda Beyazgül ismine karşı alerjik bir refleksle karşı çıkan Fakıbaba' nın BŞ Belediyesinde bu denli etkin olması çelişki değil de nedir?

Veya Sn. Beyazgül' e sormak isterdim. Yerel seçim de Sn. Fakıbaba kaç miting düzenledi, kaç mahalle, köy, İlçe toplantısı ile size destek verdi.

Yoksa siz Sn. Fakıbaba ile Kankasınız da ben mi aptal gibi Fakıbaba'nın size karşı tutumunu eleştirdiğim için Fakıbaba'nın hıncına maruz kaldım.

Keza benzer bir soruyu il başkanımız Sn. Yıldız' a sormak isterim.

Meclis koridorlarında size karşı kıyameti koparan ismin bugün sizde karşılık bulan saygınlığı nasıl bir çelişkidir?


ERİN'DE OLMASA!

Mardin Bölgemin en güzel şehirlerinden birisidir.

Asil ve onurlu insanların güneşe selam durduğu bu güzel ilimiz aynı zamanda türküleri ile de ünlüdür ve bu Türkülerin en güzeli "Turnam Gidersen Mardin'e" adlı türküdür.

Bakınız; geldiği günden beridir Urfa Halkı için gecesini gündüzüne katan Valimiz Abdullah Erin kanatlarında huzuru, devletin şefkatli ellerini, mangal gibi bir yüreğin halk için çırpınışlarını, gençleri uyuşturucu, terör ve asosyal bir yalanın bataklığından kurtarma telaşını, çocuk sevgisini, anne sevgisini, sevgiyi, saygıyı taşıyan bir Mardin Turnası olarak Urfa için bir talih kuşu olmuştur.

Eski ve yeni milli eğitim müdürlerimiz Şerafettin Turan ve İsmail Yapıcıer ile birlikte şehrimize kazandırdığı yeni okul, derslik, kampüs sayısı nerede ise Cumhuriyet tarihinde yapılanlar ile eşit düzeylere ulaşmıştır.

Kan davalarının veba gibi can aldığı coğrafya da beyaz barış güvercinidir Erin.

Halkın yüreğine dokunan, acıları ile dertlenen, sevinçleri ile yorgun yüzüne gülümseme düşen bu şehrin kardeşi, Ağabeyi, babası, amcası, dayısı, yeğeni, sırdaş velhasıl canı ciğeri olan bu değerli Valimizin verdiği mücadele ve hizmetlerini görmek ve de mücadelesine omuz vermek başta Urfa basını olmak üzere her birimizin boynunun borcu olmalıdır.

Bilirim, Valimin kimseden teşekkür beklemek gibi bir beklentisi olmadı hiç. Eminim onu mutlu edecek tek şey her alanda başarıdan başarıya koşan ve de her alanda sorunlarını çözmüş bir Urfa'nın aydınlık yarınlara bir an önce ulaşmasıdır.

Daha dün uluslararası ilişkileri ile şehrime yeni eğitim yuvaları kazandıran bu değerli insanı saygı, sevgi ve minnetle selamlıyor kalben teşekkür ediyorum.

GÜLE GÜLE TİPİOĞLU!

Malum yeni emniyet müdürleri kararnamesi ile Şanlıurfa İl Emniyet Müdürümüz Sn. Veysel TİPİOĞLU artık o güzel yüreğinin harmanladığı vatan, millet aşkını Kocaeli halkı için alınterine katık edecek.

Memleketime büyük emekleri olan bu değerli insanı da sevgi ve saygı ile selamlıyor, bütün kalbim ile teşekkür ediyor ve güle güle güzel insan diyorum.

Ve aynı zamanda lise mezunu olduğum Kocaeli ' ine Hoşgeldin diyorum.

KEKLİK SENİ NE Edem!

Türküleri ile Ünlü Malatya Arguvan ilçemizin harika bir sözü vardır.

Çaresizliğin ortasında eldeki bir şeyi kaça bölebilmenin hüzünlü duygusunu anlatan "KEKLİK seni kömbe mi edem, KEKLİK seni ne edem" sözünü ne zaman duysam derin bir hüzün çöker üzerime.

Bu arada kömbe İLÇEYE özgü bir tür börek çeşididir.

Geçenlerde ziyaret etme şansı  bulduğum Ceylanpınar Kaymakamımız Sn. Mehmet Keklik işte tam da bu sözün karşılığıdır!

Bilenler bilir, Viranşehir Kaymakamı Sn. Ömer DERECİ ile Siverek Kaymakamı Sn. Mustafa Çiftçiler için daha önce makaleler karaladım. Zira her ikisinin bu iki İLÇEYE kattıklarını unutulmaz hizmetler bütünüdür.

Her ikisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Lakin Sn. Keklik' in Ceylanpınar özelinde varlığı başka bir anlam ifade ediyor!

Neresinden bakarsanız bakın ülkenin en önemli stratejik noktalarından olmasına rağmen yığınla sorunun içinde kalmış ve maalesef devletten yeterli yatırım desteği almamış Ceylanpınar da görev almak o kadar zor ki...

Gittim, gördüm ve zaten çocukluğumdan beridir bilirim ki Ceylanpınar Halkı bu kadar ilgisizliği hakermedi hiç bir zaman...

Ve fakat uzun yıllar sonra ilk defa Ceylanpınar Halkına yüreğini vermiş ve de sorunları kalben çözmek isteyen bir kaymakam vardı karşımda.

Yüreğinden akan vatandaş ve görev aşkı göz bebeklerine düşen bu güzel adamı tıpkı Valimiz, tıpkı Siverek ve Viranşehir kaymakamlarımız gibi sevgi ile kucaklamalı ve sonsuz bir destek ile yanlarında olmalıyız.

Arguvan deyiminde dile getirildiği gibi işsizliğin, olmayan sanayi, olmayan tarım arazileri sıkıntılarının ve TİGEM'İN yarattığı onca engelin ortasında Kaymakamımız Sn. Mehmet Keklik'in kalbi hizmet aşkını hissederken içimden "İyi de Sn. Keklik; seni kömbe mi edek, seni ne edek!" diyerek selamladım.

Gözlerine bakarken yüreğime sordum, bu güzel adamı hangi yaramıza merhem deyi satacağız ve tek başına bunca sorunun ortasında mücadele eden bu güzel adamı boş soframıza aş yarınlarımıza umut, sorunlarımıza çözüm deyi mi katık edeceğiz

Bunca ağır yükü sadece onun ve belediye başkanı Abdullah Aksak'ın omuzlarına yüklemeye ne hakkımız var?

Doğrusu ilçeme böyle güzel bir adamın kaymakamlık etmesinden büyük mutluluk duydum ve ilk defa huzurla, umutla ayrıldım o makamdan.

Kendisine bir kez daha teşekkür ediyor, kalbi başarılar diliyor ve ruhumla, Kalemim, varlığım ile yanında olduğumu belirtmek istiyorum.

ÖDÜL BENİM NEYİME!

Sevgili Dostlar; kısa bir süre önce Ceylanpınar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sevgili Bilal TEPEDELEN beni arayarak şahsıma ödül vermek istediklerini ve kabul etmemi rica ettiler.

Ödül biz sanatçılar ve yazarlar için emeklerimizin takdir edildiğinin yanı sıra her defasında yeni bir motivasyon aracıdırlar.

Önvelikle bu ödülü bana laik gören Ceylanpınar Gazeteciler Cemiyetinin her bir gerine kalben teşekkür ediyorum.

Yılın Köşe yazarı ödülünü hak edecek ne yaptığımı bilmemekle beraber aslında ta çocukluğumda sahne aldığım TİGEM tesisleri içerisinde düzenlenen o törende ödülü TİGEM de Ertuğrul Ambar adlı müfettişin Ceylanpınar Halkına yaptıklarını protesto etmek için almamayı düşünüyordum.

Lakin sonrasında annemden aldığım terbiye ve uzun yıllardır kendime rol model edindiğim Mezopotamyanın son aristokratı, son asilzadesi AB Uyum Komisyonu Başkanımız Sn. Mehmet Kasım Gülpınar ile Şanlıurfa Valimiz Sn. Abdullah Erin' den feyz aldığım nezaketli olma bilincinin hatırına ödülü aldım.

Ceylanpınar Gazeteciler Cemiyetine bir kez daha böyle harika bir ödül töreni düzenledikleri için teşekkür ederken tören bitmeden salonu terk etmemin sebebini de belirtmek isterim.

Söz konusu Ceylanpınar da bir müzik veya basının etkinliği ise ev sahibi benim arkadaş..

Ve ben ki uzun yıllardır Ceylanpınar da ötekileştirmenin sembolu olmuş eski belediye yönetimi ile mücadele etmişsem siz kalkıp eski yönetimi göklere çıkarmış, Ceylanpınar nezdinde zırnık emeği olmayan isimlerle Ceylanpınarı bütün Urfayı ulusal, uluslararası medyada tanıtmış, Urfa ve Ceylanpınar Halkı için kalemi ve sanatı ile bedel ödemiş Ekrem Arpak'ın olduğu yerde başka gazetecilere şov yaptırırsanız o salonda durmam...

Dolayısı ile zaten istemeyerek aldığım bu ödülün bu saatten sonra benim için herhangi bir anlamı kalmamıştır.

Benim nazarımda Ceylanpınar da yaşayan Kürt halkına özellikle Karacadağ kökenli insanlara  5 yıl boyunca terörist gibi bakan ve de Ceylanpınarı terör şehri gibi gösteren ismi ilah gibi kaleme alan gazeteci ile aynı mekanda bile durmam...

Uyduruk bir özgeçmiş ile kimsenin şovuna da katlanamam.

İster ukalalık ister ego olarak algılayın ama emeklerimin böyle saçma bir şekilde basite indirgenmesine de müsaade etmem.

Böyle büyük ve ağır bedellerle bezeli duruşum ile yazarlığımın kıyasına müsaade etmem kimsenin haddine de değil.

Hiç kimse değil bu şehir de ülke genelinde yüz binlerce KHK mağduruna, DEDAŞ zulmüne, bakan, vekil, belediye başkanı makam tanımaksızın yanlışlarına, MEB Mülakat mağdurlarına sahip çıkan tek Urfalı gazetecinin belediye başkanlarından aldıkları abonelik ücretleri ile Haber yapanlarla bir tutmasına da müsaade etmem.

Benim şehrime hizmetlerim bir kaç makale ile sınırlı değildir bilen bilir.

Sizler onlarca yoksul hastaya, işsize, çaresize umut kapısı olmuş, haksızlığa uğramış Urfalının yanında durmuş Ekrem Arpak ile haksızlık yapanları öven adamları bir tutamazsınız.

Mesele ödül ise sizlere ulusal ve dahi uluslararası aldığım ödüllerin biblolarını atayım da birileri ödül görsün.

Kaldı ki çadır kentlerin kapatılması ile göçe, istifaya zorlanan 700 Urfalının dramı varken...

Kaldı ki Ertuğrul Ambar TİGEM de Ceylanpınar halkını bunca mağdur ederken...

Kaldı ki Urfa da hasta ve hasta yakınları yetersiz doktor ve yatak sayısı ile tedavi tanı merkezi yoksunluğu yüzünden perişan olmuşken...

Kaldı ki Urfa da tarım ve hayvancılık bitme noktasına gelmiş, DEDAŞ uygulamaları hemşehrilerimi tarumar ederken ödül benim neyime? 

Nokta...

YORUMLAR

  • 0 Yorum