HÜDA PAR'lı Özaslan: Esir Kampına Koysanız O Kadar Perişan Yaşamazlar!

HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Emin Özaslan, Şanlıurfa’dan Türkiye’nin farklı illerine mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya giden işçileri, çalıştıkları illerde ziyaret etti. Özaslan, tarım işçilerinin durumuyla ilgili, “Babalar, koskoca adam dediğimiz adamlar gözyaşı döküp ağlıyorlardı. Ağlayarak derdini anlatıyorlardı. Oradaki annelerimiz, bacılarımız esir kampındaki insanlardan daha perişan bir hayat yaşıyorlar” dedi.

HÜDA PAR'lı Özaslan: Esir Kampına Koysanız O Kadar Perişan Yaşamazlar!
17 Haziran 2021 - 12:49

Urfa Pusula Haber Sitesi'nde yer alan haberde, Şanlıurfa’nın adeta kanayan yarası haline gelen mevsimlik tarım işçilerinin dramı devam ediyor.

Her yıl on binlerce mevsimlik tarım işçisi, yaz aylarıyla birlikte Şanlıurfa’dan yollara düşerek farklı şehirlere gidiyor.

Tanımadıkları, bilmedikleri şehirlere ekmek parası için giden vatandaşlar çadırlarda, su ve elektrik olmadan yaşamak ve çalışmak zorunda kalıyor. Tarım işçilerinden bazıları her yıl gittikleri bu yolda hayatını kaybederken; kimi okulunu, kimi evladını, kimi anne ve babasını kimi ise geleceğini kaybediyor.

Tüm bu zorluklara rağmen yaşam mücadelesi veren tarım işçilerini yerinde ziyaret eden ve yaşadıkları zorluklara tanıklık eden HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Emin Özaslan, burada gördüklerini Urfa Pusula Haber Ajansı mikrofonlarına anlattı.



‘5 BİN 200 KİLOMETRE YOL KATLETTİK 18 İLE GİTTİK’
 

Şanlıurfa’dan yola çıkan ve 18 ile gidip orada çalışan Şanlıurfalı işçilerinin yaşam koşullarına tanıklık eden Özaslan, tarım işçilerinin yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Şanlıurfa’nın kanayan yarası mevsimlik işçi sorunu. Biz dedik ki bu sorunu gündeme getirelim. Bir de sebep-sonuçlarıyla ve çözümleriyle beraber biz bunu robotlaştırıp kamuoyunda gündem haline getirelim. Bunun için masa başı siyaset yapmayalım sahaya çıkalım gidip gezelim yerinde görelim. Urfalı hemşerilerimiz, kardeşlerimiz ne tür sıkıntılar yaşıyorlar onlarla birebir görüşelim dedik. HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanlığı olarak biz buradan bir heyet yola çıktık. Osmaniye’den başladık ve Türkiye’de toplam 18 ile gittik. 18 ilde toplam 5 bin 200 kilometre yol katlettik. Gidip oradaki insanları dinledik konuştuk.  Biz ilk önce gittiğimizde şunu gördük. Zaten ilk ziyaretimiz Osmaniye’de sulama kanalında Siverekli bir ailenin 3 çocuğu boğulmuştu. Biz onları ziyaret ederek bu tura başladık. Orada zaten apayrı bir dramla karşılaştık. Orada zaten çadırda yaşıyorlar. Çadıra baktığınızda gerçekten bir insanın yaşayabileceği bir yer değil. Birçok çadırda yırtıklar var, yağmur yağdığında su içeri damlıyor. Orada elektrik sorunu var. Elektrikleri yok suları yoktu. Belki yüzde 3-5’inde elektrik, su bulabiliyor geri kalanının tamamında herkes kendi imkanlarıyla o elektrik ve su ihtiyacını gideriyor. Elektrik ihtiyacını ya arabasının aküsünden alıyor ya da kendi imkanlarıyla, paralarıyla küçük güneş panelleri almışlar o güneş panellerini kuruyorlar sabah. Akşamda onu bir aküye aktarıp gece çadırda kullanabileceği bir ampule yetiyor. Bu şekilde hayatlarını idame ediyorlar.”




 Kaynak: urfapusula.com


Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklam