Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, çocuklarda giderek yaygınlaşan sosyal kaygı bozukluğu hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yahşi, bazı çocukların yeni ortamlara girmekte ya da yabancı insanlarla bir arada olmaktan ciddi rahatsızlık duyduğunu ve bunun psikolojide “sosyal kaygı” olarak tanımlandığını belirtti.
Yahşi, sosyal kaygıya sahip çocukların sadece utangaç olmadığını, aynı zamanda sosyal durumlarda yoğun kaygı ve küçük düşme korkusu yaşadıklarını söyledi. Bu çocukların aklından sık sık şu tür düşünceler geçtiğini ifade etti:
“Ya benimle alay ederlerse?”, “Ya beni oyunlarına almazlarsa?”, “Ya beni dışlarlarsa?” Bu düşünceler çocukta değersizlik duygusunu tetikleyerek kaygıyı artırıyor. Sonuç olarak çocuk, bu durumlardan kaçınmak için geri durmayı tercih ediyor.
Yahşi, sosyal kaygı bozukluğunun bazı davranışlarla fark edilebileceğini ifade etti. Örnekler arasında şunlar yer alıyor:
Online derslerde kamerasını açmak istememesi
Markette yanlış ürün aldığında düzeltmekte zorlanması
Kalabalık önünde konuşurken aşırı terlemesi ve heyecanlanması
AİLELERE TAVSİYELER: KADEMELİ SOSYALLEŞME ŞART
Sosyal kaygıyla başa çıkmada en etkili yolun, çocuğun korktuğu durumlarla adım adım yüzleştirilmesi olduğunu vurgulayan Yahşi, ailelere şu önerilerde bulundu:
Çocuğunuza küçük sosyal görevler verin (örneğin bakkaldan ekmek almak gibi)
Yaşıtlarıyla zaman geçirebileceği parklara ve oyun alanlarına götürün
Garsona sipariş vermesini isteyerek küçük sosyal sorumluluklar aşılayın
Zorlamadan, kademeli bir şekilde sosyal ortamlara katılımını teşvik edin
Ayrıca Yahşi, “Çocuğunuzun özgüvenini artırmak istiyorsanız, kendi kaygılarınızı ona yansıtmamaya dikkat edin. Çünkü ebeveynin kaygısı, çocuğa doğrudan geçebilir” diyerek aileleri uyardı.
Yorumlar
Kalan Karakter: