İsmail ÇÖLKESEN

İsmail ÇÖLKESEN


O bir Urfa Yiğidi!

05 Aralık 2020 - 16:46

Yiğitlik; kolun, bacağın değil, yüreğin ve ruhun sağlamlığındadır.
Şanlıurfa’mızda “yiğit” dendiğinde ilk akla gelen isim ise Mehmet Canpolat’tır. 
Şimdi koronavirüs illeti yüzünden karantinada ve onun sevenleri tek yürek olmuş onun için dua ediyoruz. 
Şükürler olsun ki her şey yolunda ve sağlık durumu gayet iyi. 
Dilerim bu süreci sular seller gibi atlatır ve tekrar o gülen yüzüyle karşımızda olur. 
Sevenleri ona sosyal medya aracılığıyla geçmiş olsun dileklerini iletirken, geçtiğimiz günlerde Haliliye Belediyesi’ni ziyaret ettim. 
Başarılı bir orkestra şefi edasıyla güzel bir ekip kuran Canpolat’ın yokluğunu hiç kimse hissettirmiyor. 
Hizmetlerde en ufak bir aksama yok. Gönüller, yürekler buruk olsa da herkes sorumluluğunun bilincinde halka hizmet için gecesini gündüzüne katıyor.
Bu ahenk neden biliyor musunuz? 
Haliliye Belediyesi’ni bir yönetici değil lider yönetiyor. 
Herkes yönetici olabilir ama lider olamaz. 
O asık suratlı, mesafeli, keskin kuralları olan bir yönetici de değil.O; iletişime açık, iyi bir dinleyici, yetki verdiği insanların fikirlerine saygı duyan, takdir etmeyi bilen ve her zaman da onların arkasında duran, gerçek bir takım çalışmasını kuran bir lider.
Ve yine o; çalışanlarına sadece profesyonel rehberlik hizmeti veriyor. Bir nevi akıl hocası. 
Sorumluluğu da veriyor yetkiyi de.
Yani Haliliye Belediyesi’nde davul da tokmak da aynı kişilerin boynunda.
Oysa bazı belediyeler var ki başkan “her şeyi ben bilirim her yetki bende” der. 
Böyle olunca da yönetici işten uzaklaştığında işler arap saçına döner. 
Yani o beceriksiz yöneticiler davulu amir atadığı kişilerin boynuna asar ve tokmağı da kendi eline alır.
Haliliye’de bunun tam tersinin olması hizmetlerin bir ahenk içinde sürdürülmesini sağlıyor. 
İşte bu yüzden başarının ekip işi olduğunun bilincinde olan Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın yokluğunda hizmetler aksamıyor. 
İş yerinde hem huzur hem başarı için tüm yöneticiler seferber olmuş durumda.
Başta başkan yardımcıları olmak üzere herkes işine odaklanmış, hafta sonları bile mesaideler. 
Hatta 56 saatlik sokağa çıkma kısıtlaması bile fırsata çevrilmiş durumda. Fen işleri ekiplerinden temizliğe kadar tüm ekipler sahada ve görevinin başında.
Sözün özü; sadece bu yiğit insan için değil, 100 yılda bir görüldüğü belirtilen bu acımasız illet ile mücadele eden tüm hastalarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum. Karşımızda görünmeyen ancak, elinde öldürücü silahı bulunan bir düşman var ve bütün dünya bununla mücadele ediyor.
Tek tesellimiz ise aşı çalışmalarının bize umut vermesi. 
Herşey yolunda giderse 11 Aralık’tan itibaren aşılama çalışmasının başlamasıyla virüsün yayılımının hız keseceğini ümit ediyorum. İlkbaharın ise geçen yüzyılın en güzel ilkbaharı olacağını düşünüyorum. 
Kalın sağlıcakla
İsmail ÇÖLKESEN

YORUMLAR

  • 0 Yorum