İsmail ÇÖLKESEN

İsmail ÇÖLKESEN


Ekibi olmayan bertaraf olur…

28 Mayıs 2020 - 16:34

Hani derler ya “Taraf Olmayan Bertaraf Olur”, ben buna “Ekibi Olmayan Bertaraf Olur” diyorum. Neden mi ? Benim haber siteme ait mail adresime her gün ulusaldan yerelden birçok haber maili geliyor. Bunlar içinden haber değeri gördüklerime sitemde yer veriyorum. Ama öyle bültenler geliyor ki akıllara zarar. Geçen gün bir milletvekilinin basın danışmanından bir haber maili geldi içinde binlerce soru var. Haber değil bilgi notu yazılmış. Kendi kendime dedim ki; bu danışman kesin torpilli atanmış. Yazıktır, günahtır beyler kendi ayaklarınıza kurşun sıkıyorsunuz. 
 
Oysa basın halkın gözü kulağıdır. Kendinizi ifade edebilmenin en iyi yolu da basındır. “Beni bilen biliyor, basına da ne gerek var” deyip büyüklenen, sonra da sandıklara gömülen çok siyasetçi gördüm. Öncelikle bir siyasetçinin iyi bir basın danışmanı, iyi bir siyasi danışmanı ve iyi bir avukatı olmalı. Yani kısaca ekibini iyi kurmalı. Bu yüzden flaşım “Ekibi olmayan bertaraf olur”…
 
Şunu özellikle belirtmek isterim ki; hiçbir başarı tesadüf değildir. Ve  bir Çin atasözünün dediği gibi “her başarılı insanın arkasında başarılı başka insanlar vardır”. Bir Türk atasözü de şöyle der; Bir zinzir ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür.
 
İyi bir insan olabilirsiniz. Buna sözüm yok. Ama iyi bir milletvekili, iyi bir belediye başkanı, iyi bir parti başkanı olabilmenin yolu ekibini iyi kurmaktan geçer. Ben bunu sadece basın için söylemiyorum, sorumluluk alanındaki her yere öyle dama taşları konulmalı ki binanın duvarları yıkılsa da esas ana taşıyıcı kolanlar sağlam kalmalı. Ana taşıyıcılar sağlam olduğu sürece o bina yıkılmaz. 
 
Vizyon sahibi, amacı hizmet olan, inançlı, kararlı, tutarlı, yenilikçi, çağa ayak uydurabilen, güven veren, motive eden, adalet duygusu olan, iyi bir dinleyici iyi bir iletişimci olan bir lider, ekibini de iyi kurarsa başarısızlıktan söz etmek mümkün olmaz. Yeter ki o lider takım çalışmasını bilsin, inansın ve ekibini torpille değil o işin erbabı olanlarla kursun. Aksi takdirde siyasi mefta olmaya mahkumdur. 
 
Her insanın bir kapasitesi vardır. Siz bu kapasiteyi ne kadar zorlarsanız zorlayın, ona üç beş maaş birden verin bu kapasiteye etki edemezsiniz. Yani bir insanın kapasitesini güçlendirmesi para ile olmaz. Eğer işinin erbabı ise yaptığı işe uygun eğitim almışsa, yaptığı işe yıllarını vermişse o insana güvenin.
 
İyi bir siyasetçi ya da belediye başkanı başarılı olmak istiyorsa kafa kol ilişkileri olmadan, torpil olmadan, hak edeni hak ettiği göreve atarsa gözü arkada kalmaz. “Ya o orada otursun zaten ben işin başındayım” diyorsa işleri de arap saçına dönüştürmesi kaçınılmaz olur. Yani “Her şeyi ben bilirim, ben yaparım, ben anlarım” diyenler en çok yanılanlardır. Kardeşim; herkesin bir uzmanlık alanı var. İşi erbabına ver keyfine bak. 
 
Bir de şu var… Siz bir alanda başarılı olup, bir başka alanda başarısız iseniz o sac ayağı devrilir. Hizmeti ben sac ayağına benzetiyorum. Yolu iyi, kanalizasyonu iyi yaparsınız ama sosyal belediyeciliği yapamaz iseniz işte gitti sac  ayaklarından birisi. Hadi sosyal belediyeciliği de yaptınız ama halkın arasına inmiyor, onların içinden birisi olmuyor, beklentilerini dinlemiyor, sempati kazanamıyorsanız yine gitti bir sac ayağı. 

Siz çok iyi belediye başkanı olursunuz, ama ekibinizdeki kendini bilmez birisinin hatası sizin bütün güzel hizmetlerinizi alır götürür.
 
Şimdi bu gerçeklerden yola çıkarak kentimizi yöneten belediye başkanlarımıza bakıyorum. Yapılan atamalar hep gündemde. Ben rencide etmeme adına birçoğu ile ilgili yorum yapmıyorum. Çünkü, nihayetinde ekmek kapısı. Ekmeğe el uzatmak bizim kitabımızda yazmaz. Ama Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemlerdeki iki ataması bir gazeteci olarak beni çok mutlu etti. 
 
Örneğin: yıllarını memleket hizmetine harcamış, aldığı her görevde. Başarı öyküleri yazmış değerli insan Cemil Çadak, BELTAŞ Genel Müdürlüğüne atandı. “İsabetli bir atama” demeden geçemeyeceğim.
 
Yine bir başka örnek;Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Daire Başkanlığı görevine atanan Mahmut Uçmak’tan söz etmek istiyorum. Son derece mütevazı, “her şeyi ben bilirim” havasında olmayan, halkla ilişkilerin can damarı olan “dinlemeyi çok iyi bilen” bir insan. Allah’ım selamet versin, başarılı eylesin. Helal olsun Zeynel Başkan. Eeeee ben boşuna demiyorum; Şanlıurfa Zeynel Abidin Beyazgül ile bir başka güzel.
 
Söz başarıdan ve ekip işinden açılmışken birkaç kelam daha etmeden geçemeyeceğim. Yine yaptığım izlenimlere göre birçok belediye başkanı koyunlarında adeta yılan besliyor. Yine ekmek kapısı olduğu için isim vermeyeceğim ama oturdukları koltukların hakkını veremeyen, ne oldum delisi olan, insanlara tepeden bakan çok koltuk sahibi var. Biri başarısı ile sivrildiğinde onun ayağını kaydırmaya çalışan, “O yaptı ben yapamıyorum” deyip çamur atan, dedikodu üreten, çalışanın, emek verenin kuyusunu kazan çok kanı bozuklar var. Zaten işini yapanın dedikodu üretmeye zamanı olmaz. Birisi dedikodu üretiyorsa bilin ki boş adamdır.
 
Sözüm siyasilere: siyasi mefta olmak istemiyorsanız ekibinizi çok geç kalmadan iyi kurun. Benden söylemesi…. Uygularsınız, uygulamazsınız karar sizin. Demedi demeyin….
 
Saygılarımla
İsmail Çölkesen
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum