İsmail ÇÖLKESEN

İsmail ÇÖLKESEN


Ağzı Olan Konuşuyor

04 Ağustos 2020 - 19:42

Nasrettin Hoca, Akşehir Gölü’nün kıyısına oturmuş. Çevresindekiler bir de bakmışlar ki Hoca, çömleğinden çıkardığı kaşık kaşık yoğurdu göle boşaltıp karıştırmıyor mu? Şaşkınlıkla sormuşlar:

– Hocam, ne yapıyorsun öyle?
– Göle yoğurt çalıyorum!
– Göl hiç yoğurt tutar mı?
– Ya tutarsa?

Günümüzde siyaset öyle bir noktaya geldi ki; Nasrettin Hoca’nın “ya tutarsa” hikayesinde olduğu gibi ortaya bir laf atıyorlar “Ya tutarsa” diyerek, beklemeye başlıyorlar. “Çamur at izi kalsın, algı operasyonu yap, akıllarda soru işaretleri bırak”…..

Bırakın artık siyaseti çirkinleştirmeyi. Kendi menfaatleriniz için, “O yaptı ben neden yapamıyorum” kıskançlıkları uğruna bu memlekete hizmet edenlerin motivasyonunu bozmayın.

Çok sık kullanılan bir deyim vardır; “Ağzı olan konuşuyor”…. Bu deyim konuyla ilgisi olmayan, bilir bilmez herkesin söyleyecek sözü var anlamında kullanılan bir söz. Özellikle siyasetin yüz karası diyebileceğimiz insanlar kendi menfaatleri uğruna vicdanları bile sızlamadan algı operasyonları başlatıp, Nasrettin Hoca’nın “Ya tutarsa” misali göbekten atıp tutuyorlar. Bir de buna gazetecileri inandırıp, basın yoluyla yaymaya çalışıyorlar. Tıpkı AK Parti İl Başkanı Bahattin Yıldız için yani Nam’ı Diğer “Atom Karıncamız” için çıkarılan dedikodular gibi…..

Neymiş efendim? Genel merkez AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Bahattin Yıldız’ın istifasını istemiş…. Mişli mişli laflar…. Yani ayağı yere basmayan, havada kalan, hepsinden önemlisi de “çok komik” algı operasyonları bunların hepsi….

Şimdi elini vicdanına koyabilenlere soruyorum; Atom Karıncamız ne yapmış? Ne suç işlemiş? de istifası istenecekmiş? Allah için bir tane kusurunu gösterin bana. Göstermekle kalmayıp, ispatlayın. Öyle göbekten konuşmayın….

Son yerel seçimler öncesinde gecesini gündüzüne katıp başarılı bir orkestra şefi edasıyla partiyi toparlamış, partiye emeği geçenlerin gönüllerini almış, “Küçük olsun benim olsun” dememiş, “Büyük olsun hepimizin olsun” demiş…. Siyasetin kitabını yeniden yazmış. Dürüst ve ilkeli siyasetin nasıl yapılacağını dosta düşmana kanıtlamış. Partisinin her kademesinde görev yapan tüm fertleriyle seçimde başarı destanı yazmış. 13 ilçe belediyesinden 12’si AK Parti’nin olmuş. Bu başarı Büyükşehir Belediyesi de alınarak adeta taçlandırılmış.

“Çocuk” benzetmesi bile yaparak, gençliğini, dinamizmini kıskananlara tokat gibi cevap vermiş. Eğitimi, mütevazı kişiliği, candanlığı, halktın içinden çıkması, genç ve dinamik oluşu, siyaseti kendi menfaatleri için amaç değil, halka hizmet için araç olarak görmesi….. vs.. vs…. Bütün bunlar birilerini rahatsız etti.

Yanlış anlaşılmasın…. Ben bütün başarıları “Atom Karınca tek başına yaptı” demiyorum, ama elde edilen başarıda Recep Tayyip Erdoğan’a olan sempatiden sonra en büyük payın Şanlıurfa’da Bahattin Yıdız ve ekibinde olduğunu iddia edenlerdenim. Elbette Reise olan sempati seçim sonuçlarında belirleyici unsur ama onun ilkelerine uygun hareket edip, ipi göğüsleyenlerin varlığı da inkâr edilemez.

Bütün bunlara rağmen “Ya Tutarsa” deyip ortaya dedikodu atanlara sesleniyorum? Siz Şanlıurfa’nın katilim mi olmak istiyorsunuz? Elinizi vicdanınıza koyun.

Gecesini gündüzüne katıp çalışan, Şanlıurfa’nın sorunlarının çözümü için çalmadık kapı bırakmayan. Makamında oturmayıp, sahadan ayrılmayan… Başka Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül başta olmak üzere tüm partili belediye başkanları ile kol kola girerek, Gönül Belediyeciliği hizmetlerine katkı için canla başla çalışan, neredeyse evinin yolunu unutur hale gelen Bahattin Yıldız’a dil uzatırken, istifası isteniyor derken lütfen ne yapmış, suçu neymiş, onu da yazdırın da bilelim. Öyle göbekten atmakla siyaset olmaz….

Birçok dedikoduya cevap bile vermeyen, “Durmak yok yola devam” şiarı ile motivasyonundan hiçbir şey kaybetmeden memlekete hizmet eden Başkan Bahattin Yıldız’ı da sonunda iddialara cevap vermek zorunda bıraktılar.

Yaptığı sosyal medya paylaşımında her geçen gün seviyesini kaybeden basın mesleğinin geldiği aşamaya da dikkati çeken Bahattin Yıldız, “Vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Gazetecilik adı altında dedikodu haberciliği yaparak, milletimizi ve devletimizi hedef alan, kalkınmamıza ket vurmak isteyenlere karşı daime mücadele edeceğiz. Gazetecilik tarafsız haber sunmayı, vatandaşlarımıza yalan ve algıdan uzak objektif ve doğru haber iletmeyi gerektirir. Algı ile yalanla ve insanları alenen hedef yaparak gazetecilik yapılmaz. Cumhurbaşkanımızın iade ettiği gibi Durmak Yok Yola Devam” ifadelerine yer vermek zorunda kaldı.

Halbuki tarafsız gazetecilik ise söz konusu olan böyle bir iddia ile ilgili konunun en baştaki tarafı olan İl Başkanına, “Böyle bir iddia var, bu konuda neler söyleyeceksiniz? “ denilse ve aynı habere taraf kişinin görüşleri de verilse doğru olmaz mıydı?. Benim öğrendiğim gazetecilikte haberin ilgili taraflarının görüşleri de verilmeli ki takdiri kamuoyu yapabilsin. Böyle yapılmadığı için artık bu konuyu da kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Kim haklı kim haksız halkımız “hakim olsun”….

Kalın sağlıcakla
İsmail ÇÖLKESEN

YORUMLAR

  • 0 Yorum