Ercan AKKAR

Ercan AKKAR


SOFRAMIZ DA VE DÜNYAMIZ DA DURUM İYİ DEĞİL…

03 Şubat 2020 - 12:49

Türkiye İstatistik Kurumu; son yılların en tartışmalı kurumlarının başında geliyor. Bu kurum, enflasyon sepetindeki oynamalarla çarşı-pazardaki durumu güllük-gülistanlık gösterdiği gibi, aynı yolla ortaya koyduğu mucizevi rakamlarla da, çalışanların daha düşük maaş zammı almasını sağlıyor.

 

Maalesef siyasilerin istekleri doğrultusunda rakamlar açıkladığı öne sürülen Türkiye İstatistik Kurumu ile piyasanın gerçekleri hiçbir zaman örtüşmüyor. Çünkü gerçekten çarşı-pazardaki fiyatlar, amiyane tabir ile füze gibi anlık değişebiliyor. 

 

Neredeyse hiçbir semt pazarı ve ya neredeyse hiçbir marketteki fiyatlar birbirini tutmuyor. Durum böyle olunca da, alışverişe çıkan bir aile, en azından birkaç pazar ya da market dolaştıktan sonra alışverişini yapabiliyor. Yani birkaç parça daha fazla bir şeyler sofrasına koyabilmek için alışverişleri bir eziyete dönüşüyor.

 

Son günlerde bulunduğum her ortamda çarşı-pazardaki yüksek gıda fiyatları sohbet konusu oldu. Gerçekten de domatesten salatalığa, biberden patlıcana, patatesten soğana, elmadan armuda, portakaldan ayvaya, pirinçten bulgura, kuru fasulyeden nohuda hemen hemen her gıda maddesinin fiyatı çok ama çok yüksek. Geçen ay aynı parayla 4 poşetle çıktığımız marketten, 2 poşetle çıkar olduk. 

 

Peki, bu tablo sadece gıda için mi geçerli, elbette hayır, doğal gazdan suya, elektrikten ev kirasına, okul masrafından servisine kadar yani iğneden-ipliğe kadar her şeyin fiyatı anormal yükseliyor. 

 

Ve bu tabloya rağmen siyasiler, durumun bir önceki yıla, bir önceki aya, bir önceki güne göre daha iyi olduğunu söylüyor. Hayır beyler; durum bir önceki yıla, bir önceki ay, bir önceki güne göre daha da kötüye gidiyor. Artık tüm gayret ve çabanızı birazda vatandaşın sofrası için olsun. 

 

DÜNYA FELAKETLERLE BOĞUŞUYOR

 

Son birkaç yıldan bu yana dünyada çok büyük felaketler yaşanıyor. Avustralya kıtasında geçtiğimiz yılın Ekim ayında başlayan ve halen devam eden büyük felaket, bir kıtanın yavaş yavaş yok olmasına yol açıyor.

 

Kıtada aylardır devam eden yangınlar sonucunda 7 milyon hektara yakın alan kül olurken, 1 milyar 25 milyona yakın hayvan ve onlarca insan hayatını kaybetti. Avustralya bir taraftan yangınla mücadele ederken, bir taraftan da kum fırtınası, dolu ve sellerle boğuşuyor.

 

Avustralya da bunlar yaşanırken, geçen haftaki yazımda da değindiğim gibi Çin'de ortaya çıkan ve şimdiden 26 ülkeye yayılan ve yüzlerce insanın ölümüne neden Korona Virüsü korkusu tüm dünyayı sarmış durumda...

 

Konuyla ilgili çeşitli teoriler üretilip konuşulurken, Çin’in Korona Virüs nedeniyle karantina altına alınan 60 milyon insanın yaşadığı Hubei Eyaleti’nde ise bölgeyi terk etmek isteyen vatandaşların, Çin Ordusu tarafından vurulduğu, hatta 22 kişinin öldürüldüğü iddiası, aslında tehlikenin sanılandan çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor. Dünyamız bu büyük felaketlerle sona doğru mu gidiyor?

 

Sevgiyle kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum