VEKİLLİK MAKAMI NEREYE GİDİYOR!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

VEKİLLİK MAKAMI NEREYE GİDİYOR!

17 Ağustos 2019 - 11:54

 VEKİLLİK MAKAMI NEREYE GİDİYOR!

Malum, Şanlıurfa’nın sınıra sıfır ilçelerinden Ceylanpınar son bir haftada iki ayrı toplu intihar kalkışmaları ile ülke gündemine oturdu!
İşte bugün görünürde birbirinden çok farklı ama özünde aynı nedenlerle yaşanan bu utanç tablolarını ele alırken; Şanlıurfa’nın bazı Ak Parti milletvekillerinin her işi intihar girişimi ile geçmişte yaşanan mağduriyetler karşısında gösterdikleri garip, garip olduğu kadar samimi olmayan duruşlarını irdeleyeceğiz.

CEYLANPINAR HALKINA HUZUR YASAK & HARAM?

Konuları tek tek analiz etmeden önce son iki intihar girişimi ve CENTERPİVOT Müfettiş vakalarından çıkardığım düşüncemin birilerinin Ceylanpınar Halkına huzuru, barışı, refahı, kardeşçe yaşamı çok gördüğü ve henüz 4 ay süren bu ılıman süreci baltalamak için algı operasyonlarına erken başladığı gerçeğidir.

ÖNCE CENTERPİVOT MÜFETTİŞ FELAKETİ !

Menderes Atilla’nın Ak Partili kimliği 5 yıl sürdürdüğü Belediye başkanlığı sürecinde Ceylanpınar sadece Türkiye değil, dünya gündemine azılı teröristlerin sürekli kan döktüğü; devlete karşı durmaksızın kanlı eylemler yaptıkları haberleri ile gündem oldu!

Türk ve Kürt annelerin evlat acısına ağıtlar yakmadığı barış sürecinin son bulması dahi bu döneme denk gelir.

Aynı dönemde ülke tarım bakanlığının kalbi durumundaki Ceylanpınar TİGEM de yolsuzluk iddiaları ardı ardına patlıyor, TİGEM sürekli zarar hanesine büyük rakamlar ekliyorken tek bir müfettiş atanmazken ne hikmetse Menderes Atilla’nın koltuğu bir başka Ak Partili Abdullah Aksak’a bırakmasının ardından Tarım Bakanlığı birden bire Ceylanpınar TİGEM üzerine titremeye başladı.

YOK BÖYLE MÜFETTİŞ ATAMASI!

Dünya üzerinde eşine rastlanılacağını sanmadığım bir müfettiş ataması ile sözde Ceylanpınar TİGEM de 2011 ile 2019 yılları arasındaki bütün ihaleler, iş ve işçi alımları araştırılacak ve varsa devletin zarar etmesine neden olanlar hak ettikleri cezaları alacaklardı.
İlk bakışta amaç doğru gibi görünüyor değil mi; bence de sorun yok. Ancak sorun ve hatta saçma olan bütün bunları araştırması ve rapor haline getirmesi için görevlendirilen ismin bu dönemin büyük kısmında zaten kendisinin o işletmede yetkili olarak görev almış olmasıydı!
Dedim ya; dünya üzerinde kendi dönemini de kapsayan yolsuzlukları araştırmak için görevlendirilmiş müfettiş örneği var mıdır bilmem ama önceleri Sivas da tek damla suyun akmadığı onlarca su kuyusu açan ve kuyulardan tek damla su akmadığı halde o kuyuların etrafına dünyanın en pahalı sulama sistemi olan Centerpivot sistemini kurarak devleti büyük zarara uğrattığı iddia edilen müfettiş sonrasında yine iddiaya göre 2011 yılında Gümüşsuyu da 6.000 küçük/büyükbaş hayvan modern sığınakları ihalesini ihalesiz şekilde tam 40 milyona bir firmaya verir! 
Bugün bile kilogram birim fiyatı 6 lira olan çeliki 2011 yılında TİGEM’e 6.5 lira maliyet ile fatura ettiği iddia edilen o firma işin yarısında çekildiğinde yine iddiaya göre 140 milyon hak ediş almıştır! Üstelik yapıldığı iddia edilen işte de ciddi sıkıntılar yaşanmıştır.
Bir başka iddiaya göre aynı isim o dönemde sözde fazla ürün elde etmek için haddinden fazla sulama yapmış, sular Suriye tarafına taşarken TİGEM DEDAŞ'a korkunç faturalarla enerji bedeli ödemek durumunda kalmıştır.

İşte o müfettiş Ertuğrul Ambar her ne hikmetse Abdullah Aksak’ın göreve gelmesi ile Ceylanpınar da kaos yaratacak kararları birbiri ardına alır!
Keyfi kararları ile halkı çileden çıkardığı iddia edilen Ertuğrul Anbar onlarca insanı hukuki gerekçeler olmadan sürgün ederken, onlarca insanı işten çıkarır onlarca ismi de emekli olmaya zorlar! Adeta TİGEM Kayyum gibi davranan Anbar’ın bu baskıcı yöneticilik tutumu sonunda işten çıkarılan 5 işçinin ilçede yer alan bir bankanın 5. Katına çıkarak toplu intihar eylemi yapmasına neden olur.

Hatta intihar girişimin zamanlaması dahi oldukça manidardır zira aynı gün Urfalı bürokrat kıyımı ile meşhur TİGEM Genel Müdiresi de Abdullah Aksak’ın insanüstü çaba ile şehre kazandırmak istediği OSB (Organize Sanayi Bölgesi) projesine arazi kazandırmak kapsamında Ceylanpınar’dadır.

ŞOVMEN İNTİHARCILAR & BİR GARİP VEKİL TEPKİSİ !

Henüz bu intihar girişiminin şokunu atlatamamış Ceylanpınar iki gün önce ise sözde Abdullah Aksak’ın Arap ırkçılığı siyaseti ile işten attığı toplam 93 belediye işçisinin su kulesine çıkarak yaptıkları toplu intihar girişimi ile sarsıldı!
Pardon, kulenin katlarında gülerek selfi çekenler için intihara kalkışan mağdur demek hak arayışına saygısızlıktır benim için. Ayrıca bugün işten atıldık diye isyan eden ve intihar girişiminde bulunarak ortalığı velveleye veren bu isimlerin Menderes Atilla tarafından 5 yıl önce yine hukuksuzca işten atılan masumların yerine helirken zırnık gocunmamış ve adeta davul zurna çalan isimler olduğunu da biliyoruz.

Ee, etme bulma dünyasıdır arkadaş. Bu arkadaşlar Menderes Atilla’nın ektiği hak yeme tohumlarının meyvelerini tam 5 yıl boyunca mideye indirirken kimsenin hele de dün ilçeye giderek vicdan şov yapan MKYK Üyesi Vildan Polat ile Arap kökenli milletvekili Halil Özcan’ın aklına ‘’Yahu bu işten çıkarmalar hukuksuzdur’’ demek gelmedi.
Gerçi 5 yıl boyunca Ceylanpınar da ayyuka çıkan çadır kent vurgunları, bu gün bakanlık müfettişlerinin belgelediği işe gelmeden alınan yüz binlerce liralık maaş vurgunları, şehir de hortlayan Kürt düşmanlığı ve yaratılan Kürt Arap kardeşliğine nifak sokma girişimleri ile dönemin kaymakamı ile belediye başkanının kol kola şehri tarumar etmesine de sesleri çıkmadı saydığım bu isimlerin1
Mesela Halil Özcan’ın 5 yıl boyunca tek bir gün bile ‘’Yahu Ceylanpınar da neler oluyor; neden Kürt kökenli işçiler haksızca, hukuksuzca işten çıkarıldı?’’ dediğini duymadım.
Mesela MKYK Üyesi Vildan Polat Hanımefendinin tek bir gün ‘’Yahu, nedir bu çadır kentler de yaşandığı iddia edilen ihale yolsuzlukları?’’ diye sorduğunu da hatırlamıyorum.

Sn. ÖZCAN YOKSA SİZ SADECE ARAP KÖKENLİ VATANDAŞLARIN VEKİLİ MİSİNİZ?

Mesela merak ediyor ve soruyorum. Sn. Halil Özcan; 5 yıl boyunca Ceylanpınar halkının Menderes Atilla Kürt düşmanlığı yapıyor isyanlarına neden bir gün olsun cevap vermediniz de bugün koşa koşa üstelik seçim bölgeniz olmayan Ceylanpınar’a gittiniz?
Sakın işten çıkarılanlar arasında Arap kökenli vatandaşlarımız olduğu için olmasın. Hadi diyelim öyle vekilim; Ceylanpınar da kaç oyunuz ne kadar karşılığınız, kaç gram emeğiniz ve hizmetiniz var da müdahale ediyorsunuz?
Yoksa siz sadece Arap kökenli vatandaş ile yine Arap kökenli eski belediye balkanının milletvekili misiniz?
Sahi dikkatinizi çekerim. O kuleye çıkanlar ve eski başkan bu yerel seçimde vekili olduğunuz Ak Partiye seçimi kaybettirmek için DP’ye çalıştılar biliyorsunuz değil mi?
YAŞANANLAR TAMAMEN KİRLİ BİR ALGI OĞERASYONUDUR!

Sevgili dostlar, Değerli Ceylanpınarlı Hemşerilerim;  kısa sürede yaşanan toplu intihar girişimlerinin iki temel sebebi vardır.

1- Eski Belediye başkanı ve yönetiminin döneminde yaşanan yolsuzlukların kamuoyuna yansımalarının etkisini bitirmek için suni gündem yaratmak!

2- Abdullah Aksak ve yönetiminin yapacakları hizmetleri engelleyecek her türlü ayak oyununu devreye sokarak Ceylanpınar’ı yine kaotik bir yaşama mahkûm ederek şimdiden gelecek seçimde kazanma hayalini devreye sokmak.

ABDULLAH AKSAK BUNU YAPTIYSA!

Bakınız; eğer Abdullah Aksak tek bir masum Arap kökenli işçiyi hukuksuzca hele de ırkçı bir tutum içinde işinden atmışsa o koltuk da oturduğu sürece karşısında olur ve gerekirse o Arap kardeşim için Ceylanpınar meydanında her türlü protesto eylemini yaparım ancak hikâyenin böyle olmadığını ve bu arkadaşların eski yönetimin kışkırtmaları ile yaygara kopardıklarını biliyorum…

Yok, öyle değil diyorlarsa hepsine soruyorum; 5 yıl önce masum insanların yerine hukuksuzca gelirken neden burnunuz ve vicdanlarınız sızlamadı efendiler!

GELELİM ÖZŞAVLI POLİTİKASINA!

Sevgili Dostlar; doğrusu iktidar partisi milletvekilliği makamının artık nereye doğru evirildiğine ve nasıl bir uçuruma yuvarlandığına dair fikir bile yürütemeyecek kadar tuhaf şeyler yaşanıyor memleketimde…

Malum, Viranşehir geçen hafta Şanlıurfa Milletvekili ( Ki ülke tarihinde tek bir oy karşılığı dahi olmadan Fakıbaba sayesinde vekil olma başarısı göstermiş tek isimdir)
Sn. Özşavlı henüz vatanı, milleti,  bayrağı için bacağına isabet eden kurşunu taşımaya devam eden bir gazimizi işten çıkararak kendi yakınını yerine koyduğu iddiası ile çalkalandı!

İddia diyor ve bu saçmalığın yaşanmadığını umuyor, diliyor, var sayıyorum ancak Sn. Özşavlı’nın göreve başladığı ilk günden beri gösterdiği tutum artık kabak tadı vermeye başlamadı mı?

Tabi meseleyi ancak baştan alırsak çözüme dair doğru adımlar ata biliriz. Bir kere nüfusunun %85’i Kürt olan Viranşehir ile %75’i Kürt olan Ceylanpınar da başka kimse kalmamış gibi halkın zerre tanımadığı, tanıyanlar da karşılığı olmayan Arap kökenli ismi vekil yapmak zaten başlı başına sorununun temelini oluşturur.

İşte o Özşavlı yerel seçim sürecinden beridir seçimde büyük bir başarı elde eden yeni belediye başkanı Salih Ekinci ve hatta kurumlar üzerinde kurduğu anlamsız baskıcı eylemleri iddiaları ile gündemde!
Sn. Özşavlı’nın zırnık katkıda bulunamadığı seçim zaferini sürekli kendine mal etmesi, başkan Ekinci’nin Ankara da büyük emekler ile şehre getirdiği veya getirmek üzere olduğu hizmetleri kendi yapmış göstermesi,  yine sürekli yakınlarını işe soktuğu iddiaları ile halk arasında ciddi tepki oluşturuyor ve duracak gibi de durmuyor açıkçası.
Sn. vekilin Viranşehir milli eğitim müdürlüğü üzerinden yarattığı krizin az kalsın büyük bir krize dönüşeceğini unutmadık mesela. Keşke mesele sadece ilçe milli eğitim müdürlüğü üzerinde hükümdarlık kurma çabaları olsa!
Bakınız; bu gün ilçe de sosyal medya kullanıcıları Sn. Özşavlı’ya tepkilerini kendisini Kaymakam, milletvekili, başhekim, jandarma komutanı, ilçe emniyet müdürü, ilçe nüfus müdürü, ve daha birçok meslek gurubunun başındaki adam şeklinde karikatürize ediyorsa burada ciddi bir sorun vardır.

Buradan açıkça söylüyorum; aday adaylığı sürecinde açıkça Mehmet Günak tarafı olduğum ve de aleyhine çalıştığım Salih Ekinci babamın oğlu olmadığı gibi;  yıldızımız pek barışık değildir. 
Ama bu Salih Ekinci’nin başarısının Özşavlı’ya kurban edilmesine karşı sessiz kalacağım anlamına gelmiyor…
Zira seçimi Ekinci ve ona destek veren başta M. Kasım Gülpınar ile diğer dinamikler bu seçimi Ak Parti lehine kazanmıştır.
Sn. Özşavlı’nın Ankara da ilçe belediyesi adına randevular alması, talep edilmiş ve alınmış hizmetleri sahiplenmesi artık kabak tadı vermeye başlamıştır.
Bütün bunların ötesinde Sn. Cumhurbaşkanımıza sormak istiyorum; Ak Parti milletvekilliği makamı ne zamandan beridir ülkesi için gazi olmuş vatandaşın işine son verme makamı haline geldi?
Sn. Cumhurbaşkanı Ak Partinin işte bu tür eylemleri gerçekleştirenlerin partiye oy kaybettirdiğini ne zaman görecek?
Yazımı milletvekillerimizi toplumsal sorunlara karşı ayırım yapmadan duyarlılık göstermeye ve özellikle Ceylanpınar ile Viranşehir de ilçe belediye başkanlarının aleyhine çalışanlara prim tanımamaya davet ediyorum.
İki ilçemizin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yoktur.




YORUMLAR

  • 0 Yorum