Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK


SÜLEYMAN SOYLU'YA MEKTUP & HALKA ÇAĞRI!

30 Mart 2020 - 00:19

Doğrudur, dünyanın adeta çaresiz kaldığı ölümcül bir salgın ile karşı karşıyayız!

Enfekte vaka ve ölüm oranları her gün biraz daha artıyor ve henüz kesin tedviye yönelik bir ilaç bulunamadı...

Doğrudur, Avrupa başta olmak üzere bütün dünya sağlık sistemi hazırlıksız yakalandık!

Tablo ürkütücü ve en az benim kadar korkuyorsunuz bu belirsizlikten biliyorum...

Ancak büyük devlet, millet ve halk olmak bu günlerde göstereceği doğru duruş refleksle ortaya çıkar.

Eksik ya da fazla, devletimizin bütün gücü ile mücadele ettiği bu başbelası virüse karşı hepimizin sorumluluklarının olduğunu unutmayacağız.

1- İnsanüstü bir mücadele veren sağlık sektörü emekçilerine,
2- Hayati önem taşıyan valilik ve kaymakamlık personellerine
3- Ülke ekonomisinin ayakta durma noktasında olmazsa olmaz çiftçilerimize,

4- Esnaflarınımıza,
5- Allah'ın bizlere birer emaneti olan yaşlılarımıza, engelli vatandaşlarımıza hak ettikleri değeri vereceğiz.

Ama önce kendimizden başlayaracağız değer vermeye!

Kendine hayırı olmayanın kimseye olamayacağını unutmadan mümkün mertebe kurallara, uyarılara uyacağız.

Kolluk kuvvetlerine maksimum destek vereceğiz.

Böyle bir zamanda bile din istismarcılığı üzerinden nemalanmaya kalkan şarlatanlara, 

Irkçı mahlukatlara fırsat vermeden tek yürek olacak, sırt sırta çıkacağız karanlık günlerden.

Karamsarlık yok!
Pes etmek yakışmaz bizlere ve yenilmek, sinmek yok!

Herkes kendi gücü oranında mücadele edecek bu illetle.

Sakın ama sakın tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına gelmeyelim.

Sakın!

Üretimi durdurmak felaketimiz olur!
Esnaflarımızı yaşatmak devlet ve bizlerin önceliği olmalı.

Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğiz elbette ama bizi çok daha büyük buhrana sürükleyecek anarşiden, kavgalardan uzak durarak.

Devlet büyüklerine olması gerekenleri hatırlatarak gerekirse yaparak...

Unutmayın!

Aynı gemideyiz ve Türkiye'den başka sığınacak limanımız yok!

Unutma!

Sabır, azim ve dua ile ama bilimi, ilmi reddetmeden ve dillerimizi, aklımızı, vidanımızı şeytana satmadan direnmeliyiz.

Büyüklük böyle zamanlarda belli olur...

Üretimi durmamış, ekonomisi çökmemiş ülkelerin belkide bu süreçten sonra başlayacak yeni dünya düzeninde çok daha güçlü olacağı gerçeğini aklımızdan çıkarmadan akılcı olmalı, devletimizin yanında olmalıyız.

Hür irademiz, vicdanımız ve aklımız ile tek yürek devlet olmalıyız.

Corona illettinin tekini dahi dinlemeden saldırdığı  ideoloji, renk, mezhep, dil, din, ırk, parti, takım, fikir, makam, sınıf farklılıklarının zamanı değil bilakis kinden, nefretten, kavgadan uzak durmalıyız.

Unutma!

En büyük salgınların, vebanın, virüslerin bile en güzel çaresi sevgidir...

Yüzlerimizi, ellerimizi, yüreklerimizi sevgi ile, bilimle, dua ile dezenfekte edecek ve öyle çıkacağız bu karanlıktan.

Unutma!

Güneş doğmakta hala ve sen insanın, başarabilirsin...

Devletini, milletini, memleketini, evlatlarını, eşini, ailesini, dostlarını hatta kavgalı olduklarını dahi sevem bir adam olarak İç İşleri Bakanımız Süleyman Soylu'ya sesleniyorum:

81 milyon yanınızdadır lakin unutma Bakanım;

Bu karanlık ve zorlu günlerde yükleri çok daha ağır meslek grupları her zamankinden çok daha fazla desteğe ihtiyaç duyacaklardır.

Mesela bayramı, hafta sonu, hastalığı, sağlığı, savaşı olmayan valilik ve kaymakamlık personellerine hakettikleri maaş artışı verilmelidir tıpkı vefakar, cefakar sağlıkçılarımız gibi

Ve Sayın Süleyman Soylu Bakanım; Tarım  bakanımızdan umudumuz keseli çok oldu!

Sizlerin öncülüğünde derhal şartlara uygun ve ülke tarımını ayakta tutacak yeni politikalar üretilmeli, çiftçilerimize mutlak çelikde destek verilmeli.

Dar gelirli ailelere, engelli ve hastalarımıza kira, beslenme ve tedavi desteği verilmeli.

Sürecin uzama ihtimali göz önüne alınarak esnafınımızın iflas noktasına gelmesini engelleyecek kredi, personel maaşı, SGK Prim desteklemeleri verilmeli.

Geleceğimiz olan gençlerimizi virüsün kucağına atmayacak önlemler ile üretime engaje edecek formüller bulmalı.

Evdekal çağrısı hayatı felç etmemeli bizzati çok daha güçlü yatırımlar ile yeni istihdam alanları yaratmalı.

Hayat akmalı bakanım. Hayat durmadan akmalı...

Sağlık personel eksiği göz önüne alınarak yargının takipsizlik, beraat kararları ile suçsuz bulduğu KHK mağduru doktorlar, hemşireler ve tüm sağlık personeli işine iade edilmeli.

Milli Eğitim bakanımız ile koordineli bir çalışma ile bu süreçte adeta kaderine terk edilen ücrertli öğretmenlere maaş desteği verilmeli.

An itibari ile pasif durumda olan Diyanet İşleri kadrosu maaşları yarı yarıya sağlık, valilik ve kaymakamlık kadroları ile dezengekte malzemelerine ayrılmalı.

En önemlisi de bakanım; gülümseyin artık!

Çünkü devlet büyükleri bu günlerde bir halkın aynasıdır.

O aynadaki yüzünüz halkın yüzüdür.

Moral, motivasyon önemlidir ve bunu en iyi sizin yapmanız en az ilaç kadar hayati önem taşımaktadır.

Başaracağız, biliyorum.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum