NE HİZMET AMA!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

NE HİZMET AMA!

28 Ağustos 2019 - 10:12

Malum bizim ülkemizde kitap okuma alışkanlığı nerede ise %1-2 seviyelerine düşmüş durumda. Gazete okuma alışkanlığımız ise tuttuğumuz takımların transferlerini takip amaçlı spor sayfalarına şöyle göz ucu ile bakmaktan ibaret. 

Gelişen teknolojinin adı cep aslında ellerimize verdiği akıllı mobil telefonlar ve bu cihazlar üzerinden nerede ise bütün zamanımızı alan sosyal medya ise hayatlarımızın odağına girmiş durumda…
Buna Türkçe de bazı kelimelerin lastik gibi her tarafa çekilebilir çokça anlam içermesi ve gözleri ile okuduklarını aklı, mantığı, vicdanı ile objektif değerlendirme yetisinden yoksunlar satırlarımı başka yerlere çekmesin diye baştan belirtiyorum: Birincisi bu bir İbrahim Tatlıses analizi, eleştirisi değil. 

Çok değil geçen yıl ünlü albüm yapımcılarından birisinin albümüne haciz koymasına atfen ve tepki amaçlı kaleme aldığım ‘’HACİZ KONULAN TATLISES’İN ALBÜMÜ DEĞİL ÇOCUKLUĞUMUZDUR!’’ başlıklı köşe yazımda hayatını anlattığım o Tatlıses, şahsımı arayarak çok teşekkür etmişti. 

Hatta köşe yazımdan dolayı ağladığını ve kendisini çok güzel bir şekilde anlattığımı sosyal medyasında paylaşmıştı.
İkincisi Allah vergisi muhteşem sesi ile on yıllardır milyonların gönlünde taht kuran İmparator lakaplı böyle bir değerin sanatını eleştirmek, birileri gibi ‘’Efendim; Urfa da ne işi var, o artık bitti!’’ demek ancak akıl, vefa, vicdan ve kültür yoksunu insanlara özgü bir tepki olur.

Ha, bütün bunlar Tatlıses’i eleştirilemez kılmaz elbette ama bugünkü konumuz Tatlıses sanatı veya karakter analizi değil. Sadece onun üzerinden Urfa halkına bir nevi yutturulan BÜYÜK HİZMET saçmalığıdır!
Hasankeyf gibi 10 bin yıllarca sayısız medeniyetlere beşik olmuş eşsiz güzellikteki mağaraları su altında bırakılmasına sessiz kalırken Tatlıses’in doğduğu mağaranın müze haline getirilme projesi ile büyük hizmet yaptık demek bölge halkının aklı ile alay etmektir. 

Hasankeyf ve Tatlıses’in doğduğu mağara kıyasına girmeden bir önemli konuyu daha masaya yatırmak ve tartışmaya açmak isterim.
Efendiler; yazımızın başında Tatlıses’in ne denli büyük bir sanatçı olduğunu belirttik. Evet, Tatlıses’in Urfa’nın tanıtımına katkısını tartışmak da vefasızlık olur tamam ama neden ille de Tatlıses hele ille de Mahmut Tuncer?
Mesela Kürt kökenli ve Siverekli olduğu için mi bütün dünyanın sesine hayran kaldığı Şiwan Perver gerçeğini görmezden geliyorsunuz?
Haydi, Perver’i anladık, ( Gerçi hayatım boyunca anlamadım, anlamayacağım ve anlamayı reddediyorum ya neyse…) Peki, Müslüm Gürses, Ferhat Göçer, Seyyal Taner, Seyfettin Sucu, Kazancı Bedih ve daha onlarca sanatçımız da Urfa’dan çıkarak milyonları peşlerinden koşturmadı mı?
Nedir bu siyasetten turizme her alanda medet umulur hale gelen artık kabak tadı veren Tatlıses hayranlığı?
Efendim, kendileri Urfa’ya otel inşa edeceklermiş! Aman Allah’ım: Yıllardır bütün yatırımlarını (Restaurant, Mağaza, Plaza) üstelik Gâvur şehri dediği İzmir’e yapan ve Urfa’ya davet edilmedikçe ayak basmayan İmparatorumuz ne büyük lütufta bulunmuş! Ben ölem, VAY LIMIN!
Biz dönelim Tatlıses’in doğduğu mağarayı müze haline getirmek sureti ile Urfa’ya çok büyük hizmet yapacaklarını iddia edenlere.  Başta Urfa’nın gözde ilçesi olan Haliliye’nin çiçeği artık burnunda değil artık cebinde olan belediye başkanı Mehmet Canpolat olmak üzere bu projeyi kamuoyuna hizmet olarak sunan herkese soruyorum: ‘’Ya kötü bir şaka yapıyorsunuz ya da aklımızla resmen alay ediyorsunuz arkadaş!’’
Göbeklitepe’yi bağrında taşıyan şehir ve ilçenin belediye başkanının vizyonu Tatlıses’in doğduğu mağarayı müze haline getirmek mi? Bana, kime ne Tatlıses’in nerede doğduğu kardeşim. Bu müzenin 2 milyonluk Urfa halkından tekine bile nasıl ekonomik, sosyal veya kültürel katkısı olacak bi açıklayın yahu.
Yok, eğer geçen yıl bir proje üzerinden şehrimin Büyük Şehir Belediye başkanına alenen hakaret eden şahsı bu şekilde ödüllendirmek ise amacınız açık açık söyleyin kardeşim. Zira bu şehir de kim Nihat Çiftçi’nin altını oymuş, kim, kimler gitmesi için çalıştıysa bir şekilde ödüllendirildi de ondan!
Başkan Mehmet Canpolat’a soruyorum. Sevgili Başkan; nerede ise 8 aydır nasıl büyük bir hizmete imza attınız? 100 gün adı altında belediyenizi ve şahsınızı öven kaç basın mensubu varsa plaket vermek dışında?
İlçe de istihdam alanı yaratacak yeni yatırımlara mı imza attınız yoksa bütün şehrin yol, su sorununu mu çözdünüz? Mesela ilçe halkının sağlık, eğitim alanında yaşadığı ve dram haline gelen travmatik sorunların kaçını çözdünüz de kala kala Tatlıses’in doğduğu mağaranın müze haline gelmesi kaldı.

Ankara da bir sohbetine tanık olduğum için BŞ Belediye başkanımız Zeynel Abidin Beyazgül’ü bu eleştirimin dışında tutarak bir illet olduğum başka bir saçmalığa geçiyorum!
Yahu Allah, Peygamber için. Göbeklitepe, Soğmatar, Harran, Balıklıgöl, Siverek Takoran Vadisi, Ceylanlar, Birecik, Halfeti, Karagül, Fıstık, Buğday, Ters Lale ve daha birçok zenginliklerin yanı sıra sanatın ve peygamberlerin şehri Urfa’yı daha ne kadar İSOT ve Tatlıses’ten ibaret göstereceksiniz?
Bunca zenginliğin var olduğu Urfa da neden hala İsot Festivali ve Tatlıses üzerinden reklam ısrarı? 
Sözün özü efendiler; Hasankeyf gibi dünya mirasının acımasızca yok edildiği bir süreçte salt Tatlıses doğdu diye tek bir mağarayı müze haline getirmeyi doğaya, tarihe, kültüre ihanet sayıyorum!
10 Bin yıllık onca tarihi mağazanın sular altında kaldığı bir süreçte Tatlıses’in doğduğu mağarayı müze haline getirmek tarihi katletmektir benim için. Hele de bunu şehre büyük hizmet olarak lanse etmek bütün Urfa halkını aptal yerine koymaktır ki ben kendi adıma aptal olmadığımı alenen beyan ediyorum.
Urfa halkının bu vesile ile Hasankeyf için ses vereceği umudu ile herkesi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.



YORUMLAR

  • 0 Yorum