MİMARIN UğurSUZ BÖCEKLERİ!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

MİMARIN UğurSUZ BÖCEKLERİ!

24 Eylül 2019 - 09:39

Termometrelerin 48 °c ye vurduğu zehir gibi sıcakların orta yerinde memleketteyim.

Batı insanı Antalya, Kuşadası, Bodrum sahillerinde denizin köpüklü dalgaların da serinlenirken ben Urfa da kapatılan, Çadır Kentler sonrası adeta sürgüne gönderilmiş 700 taşeron işçisinin...

TİGEM Ceylanpınar şubesine Kayyum gibi atanan Ertuğrul Ambar' ın ekmekleri ile oynadığı Ceylanpınarlı emekçilerin bedenlerine düşen ekmek  telaşı yangınını ancak umut dalgaları ile ayakta durmaları için çırpınıyorum.

Sıcak çok çok sıcak...

Ceylanpınar da sular durulmak bilmiyor... 2011 yılında Ceylanpınar TİGEM de şef olarak başlayan bürokrat kariyerine sonrasında aynı şubede müdür yardımcısı ve müdür olarak devam eden Ambar bugünlerde aynı şubede kendi döneminde yapılan yolsuzlukları belirlemek için milletin canına okuyor!

Gariptir ki aynı ismin çalışanlara mobing uygulamaktan 10 bin lira ceza aldığı iddia ediliyor! 

Allah'ım sen aklımı koru.

Alnında güneşin öfkesi, sırtlarında derin yoklukların dağları, bakışlarında çaresizliğin en koyu halleri ile nedir Urfa insanının çilesi bilmem ki...

İktidarı muhalefeti ile 14 milletvekili, onca bürokrat  derken bakan yardımcısı vs vs varken, nedir Urfa halkının bu kadar sahipsiz kalmasına sebep olan şey...

Salih BAŞKANIN ADISYONU!

İşte böyle bir ortamda Viranşehir Belediye Başkanı sevgili Salih Ekinci ile söyleşi yapmaya gidiyorum.

Akşam karanlığı gündüz saatlerinin acımasız sıcaklarına az biraz serinlik serperken varıyoruz Viranşehir Belediye Spor Kompleksine.

Rengarenk ışıklandırmanın masmavi deniz sularına yakamoz serpmesi misali enfes bir görsellik taşıyan havuz başında bulduğum ilk masada oturuyorum.

Havuz başında insana huzur veren bir müzik sesi... Etrafıma bakınıyorum. Masalarda cıvıl cıvıl gençler, eskileri yadeden orta yaş grubu ve demli çaylarını her dilden Türkülerin eşliğinde yudumlayan aileler var...

Hani dersin göğün göğsünden kocaman bir tutam barışı koparıp bu alana serpmişler...

Salih başkanı bekliyorum. Gözlerim her an kapıdan girecek uzun boylu bellerinde silahları ile pos bıyıklı korumaları arıyor. Belki de bu yüzden kot pantolon üzerine kareli gömleği giyinmiş tek başına içeri süzülerek omuzuma dost eli koyan Salih başkanı göremedim... 

Sarılıp hal hatır sorma faslından sonra oturup iki çay söylüyoruz.

Bilirsiniz, bazı insanların etraflarına yaydıkları pozitif enerji hani tabiri caizse ölüyü diriltecek kadar özel ve güçlüdür. İşte Salih Ekinci tam da öyle bir adam!

Bir kere dosta huzur, kendisinden büyük şeyler bekleyen Viranşehir halkına umut veren ve bitmeyen bir gülümsemesi en büyük artısı. Bunun yanında dürüst bir siyasetin ve samimiyetin her mimiğine yansımasını rahatlıkla göre biliyorsunuz.

Bakınız; hani terörün girmediği batının tatil cennetleri diye adlandırılan şehirlerimizde bile onlarca koruma ile dolaşanların ülkesinde; akşamın bir vakti yalnız başına misafirini halkın ortasında ağırlamak başlı başına örnek alınması gereken ve derin anlamlar içeren bir duruştur.

Bu duruş, halkının sevgisini kazanmış bir belediye başkanının "Düşmanım yok ve ben halkım, halk benim" mesajının en naif duruşudur.

Bu arada demli çaylarını geliyor. Garson çayları masaya koymadan 2 çay anlamına gelen çarpı işareti konulmuş adisyon yapıştırıyor masaya!

Enteresan zira bir belediye başkanının belediyesine ait bir tesiste hesap ödeyeceği düşüncesine bile yabancıyım...

Ama Salih başkan sohbet bitiminde çay ücretini kendi cebinden hem de peşin ödüyor.

Bir değil bin yaşıma daha giriyorum çünkü normali anlaşmalı bir mekana gitmemiz, orada korumaların hatta hayali insanların ekli olduğu faturaların belediye gönderilmesi ve muhtemelen belediye başkanının yakını olan işletmecinin iyi kazanması gerekiyordu!

Yani bütününe mal edilemez ama ülke genelinde durum budur!

Salih Başkandan bu tesisin ihaleye yolu ile herhangi bir işletmeye verilmediği bilgisini alınca şaşkınlığım daha da artıyor.

-Yahu başkan kardeşin, yeğenin yok muydu çaktırmadan ihale verecek! Esprisi yapıyorum karşılıklı gülüyoruz.

Başkana ilçede durumun nasıl olduğunu, projelerini soruyorum. İşte o an göz bebeklerinde heyecan parıltıları düşüyor loş ışıkların renklerine.

Seçildiği günden beridir sayısız mahalle ve köy, esnaf, ev dolaşan ve hatta bu yüzden de saçma bir şekilde eleştirilen başkan aslında bu yolla ilçenin sıkıntılarını bizzat halkın dilinden biriktirmiş gönül ve hizmet aşkı heybesin de...

Nüfusu giderek artan ve doğum oranı yüksek olan Viranşehir'e büyük bir kadın doğum hastanesi projesi ile başlıyor başkan. Ardından ciddi iş istihdamı sağlayacak ve ilçe dışında yaşayanlar başta olmak üzere büyük iş insanlarını şehre çekecek yatırımlara geçiyor.

-Aman başkan sakın bana söyleme! Bak, yazarım birileri bu projelerini de "Ben yaptım!" diyerek kendine mal eder!

Diyorum ama

-Üstat bu ilçeye hizmet gelsin de varsın birileri kendine mal etsin! Diyor kararlılıkla.

Sanırım dünya üzerinde sadece Viranşehir de yetişen endemik meyve olan Şelengo üretimine özendirmeden tutun da hayata geçirilmeleri önünde küçük prüzlerin kaldığı büyük sanayi yatırımlarına kadar sayısız projeleri konuşuyoruz.

Özellikle köy yollarının derhal insani şartlar çerçevesinde iyileştirilmesine çok önem veriyor Salih başkan. Bunun yanında Viranşehir de tarım ve hayvancılığın yeniden canlandırılması için de bazı değerli düşünceleri var.

Aynı şekilde ilçede yaşanan enerji kesintileri sorununa ciddi mana da el atmış ve çözüme yönelik çabaları da var.

Salih başkan öncesinde ziyaret ettiğim ve zaten gerçekten bu şehir için büyük şans olarak gördüğüm Viranşehir kaymakamı Sn. Ömer DERECİ ile inanılmaz bir uyum içinde olduklarını hem kaymakam bey hem Salih Başkandan dinleyince İlçe adına umudum çok daha artıyor.

Gerçek bir devlet adamı olan kaymakam Ömer Dereci'nin Viranşehir halkı  için yaptığı hizmetler ve özellikle DEDAŞ ile mücadelesini bilen biri olarak zaten çok ayrı bir yere koyuyor ve bu güzel adamı bir kez daha sevgi ile saygıyla Viranşehir halkı adına şükran duygularım ile selamlıyorum.

Abdullah Erin valinin olduğu yerde Ömer DERECİ'LER, Mehmet Keklik ler, Mustafa Çiftçiler yakışır zaten...

Tanıma fırsatı bulamadığım diğer kaymakamlarımızın hoşgörülerine sığınarak ancak aynı pozitif düşünceyi Harran Kaymakamımıza karşı hissetmediğimi de özellikle belirterek!

Neyse, biz dönelim Salih Ekinci başkanımız ve onun yüreğinden gülüşüne düşen Viranşehir aşkı ile gerçekleştirmek istediği projelere.

Başkanın ille halkına büyük sürprizleri olduğunu buraya not edelim...

Sohbetimiz biterken başkan ile her zamanki dostluk hukukuna ve ortak paydanın memleket ile bu topraklar üzerinde yaşayan güzel insanların huzuru üzerine dayalı muhabbetle sarılıp ayrılıyoruz.

Şaka şaka, Salih Başkana dair birkaç satır yazmak için 400 ile 600 bin lira arasında reklam parası alıyorum!

Aha şimdi buna inanan çıkacak arkadaş :) Hani öyle ya, bu şehir de bir adamın iyi niyet çabalarını yazarken ondan, yazmasan muhaliflerinden para almışızdır ya; bu durumda milyonların kim çaldı arkadaş! 

Sohbet ve Viranşehir sokaklarından edindiğim izlenim şu ki hem Salih başkanın hem Kaymakamımızın ciddi anlamda desteğe ihtiyaçları var.

Maalesef tıpkı Ceylanpınar da, Siverek de olduğu gibi Viranşehir de BŞ Belediyemizin üvey evlatları muamelesi gördükleri için iş yine devlet babaya ve Sn. Valimizin iyi niyetlerine düşüyor.

Not: Salih başkanın bu yönde tespitlerim ve eleştirilerime "Biz BŞ Belediyemizden memnunuz üstat!" çıkışını konumu itibari ile anlıyor içimden "He he..." diye geçiriyorum.

Zira Zeynel Başkanın Haliliye ilçesini dünyanın merkezine koyduğunu dünya alem görüyor ve ben de kör değilim...

Vali Erin demişken işte o güzel adamın ve Salih Başkanın mücadeleleri ile Viranşehir de ayakkabı fabrikaları için strat verdiğini de belirteyim. Sanırım temelleri atıldı.

Ayrıca Sn. Valimizin Viranşehir' e bağlı ve inanç turizmi bakımından ilimizin en önemli simgelerinden olan Eyyüp Nebi nahiyesi için yaptıkları tez konusu olacak kadar büyük katkıları içerir.

Yine gördüğüm o ki kısa sürede Viranşehir halkının gönlünü, güvenini kazanan Salih Başkan kısa sürede Viranşehir' e bambaşka bir çehre kazandıracağı oldu.

Sanayisi, tarım hayvancılığı ve turizmi İlçe halkına büyük ekonomik güç kazandıracak hizmetleri kaymakam Dereci ve Ekinci başkan başaracaktır.

Şahsi fikrim ve izlenimim olan bir küçük sıkıntıyı da paylaşarak.

Bir de diğer Ekinci ve Sn. çok değerli akademisyenimiz gölge etmese iyi olacak ya :)

FAKE SAYFA Rezaleti!

Bırakın yerel seçimi, il başkanlığı döneminden beridir ciddi manada destek verdiğim BŞ Belediye Başkanımız Z. Abidin Beyazgül'ü inandıklarım üzerinden acık eleştirince bakın neler oldu...

Önce Burcu bilmem ne takma ismi ile fake bir sayfadan hakarete uğradım.

Sözde kadın olan sayfa kullanıcısı şahsıma "Zırto!" diye hitap etmenin bedelini hukuken ödediğinde emin olun deşifre ederek  o gün o kıllı bacaklarına o çok sevdiği kırmızı etekleri giydirmiş olacağım zaten... (Hukuken zırte) diyecem cinsiyeti belli değil.

*Eş cinsel mi? 
*Estetik ile içindeki kadına dönüşmeye korkan bir zavallı mı? Bilemiyorum ki... 

Hemen sonrasında bir başka fake sayfadan "Sen nerede oturuyorsun ki Urfayı eleştirme hakkını kendinde buluyorsun!" gibi nispeten daha az ağır ama bir o kadar saçma eleştiri geldi.

Sevgili Dostlar; ateş olmayan yerden duman çıkaran tipleri çok gördük dolayısıyla iddialar üzerinden kimseyi pek suçlamam ama medeniyetin beşiği olarak bilinen ve kültürün sanatın merkezi, peygamber şehri olan Şanlıurfa'ya fake hesaplar ile kendi belediye başkanına saldıran milletvekili veya belediyeleri eleştiren isimlere saldıran, saldırgan belediye başkan kardeşi fake terörü yakışmıyor!

Elbette geçmişte kadın adı ile köşe yazan isimlerden kadın eteği altına saklanır gibi fake sayfa açmalarına şaşırmıyorum ama sert kayaya çarptılar bu kez.

Nerede oturduğumu sorgulayan o arkadaşa soruyorum:

Yerel seçim süreci boyunca 68 gün Urfa da kalırken ve sen ile çevrem hemen hergün benden destek isterken...

Bugün BŞ Belediyesinin yüz binlerce lira reklam ödediği iddia edilen bazı yerel gazeteciler Şehre Cevheri kazandı diye fısıldarken İstanbul da oturduğumu bilmiyor muydunuz?

O gün İstanbul da oturmam sorun değil hatta iyi iken bugün neden battı size?

Bakınız; eğer 2 milyonluk bir şehir de bir mimarın yerel seçim sürecinde reklam amaçlı açtırdığı 250 fake sayfaları bugün trol olarak kullandığını iddia ediyorsa, ateş duman olmaktan çıkıp orman yangınına dönmüştür.

Bir şehir mimarın UĞUR-suz böcekleri diye fake sayfaları konuşur olmuşsa burada ciddi sıkıntı vardır.

Onu bunu bilmem ve "Abi aman bak sana fena saldıracak mimarın uğurlu böcekleri" uyarısına verdiğim cevabı burada yineliyorum.

Eğer o mimar ise ben de kaçak yapıları yıkmakla ünlü buldozerim arkadaş.

Yeter bu saçma sapan fake sayfa rezaleti ile şehri daha da aşağılamayın ve bu çirkin tezgaha derhal son verin.

Şanlıurfa Başsavcılığını bu iddiaları ve Urfa da son dönemde özellikle BŞ ile Haliliye İlçe belediyesini eleştiren herkese itibar suikastı düzenleyen fake sayfalara yönelik harekete geçmeye davet ediyorum


ŞU KARDEŞLER Meselesi!

Bakın; ülke siyasetinin çıkmaza sürüklenmesinin en önemli nedenlerinden birisi de siyasilerden çok onların arkasına SIĞINIP, şehirleri dizay eden, her akarı kendi cebine yönlendiren kardeşler, ağabeyler, amcalar, yeğenlerdir.

Maalesef Urfa da son zamanlar bu bağlamda töhmet altındadır ve buna derhal son verilmesi önemlidir.

Mimar falan tanımam. Zeynel Abidin Beyazgül BŞ Belediye Başkanımızdır.

Her ne kadar yığınla atama hatası ve kendisini vekil listesi dışında bıraktığı, yerel seçim de kendisine muhalefet yaptığı iddia edilen Fakıbaba ile can ciğer kuzu sarması olup kendisi için büyük emek verenleri unutsa da bu şehri yönetme yetisine, vizyonuna sahiptir.

Zeynel Abidin Beyazgül başkanı hizmetler özelinde eleştirebilirim ancak öyle ucuz çıkar ilişkilerinde ve makamından nemalanmak gibi basit bezlerde tarağı olmadığına tanıklık ettiğim gibi yemin de edebilirim...

Ancak an itibari ile sorunumuz zaten Zeynel Başkan değil şehre pis kokular yayan mimar ve onun uğurlu böcekleri olan fake sayfalar zaten...

Sizi "Sakın bana savaş açmayın, zira bu kalemin tadı gerçekten acıdır" diye uyarmıştım.

Bu arada Urfa' nın mimarın uğurlu böcekleri iddiası ile sarsıldığı bu dönemde evladımın iç mimarlık fakültesine başlaması kaderin cilvesi sanırım.

Eve döner dönmez vazgeçireceğim arkadaş...

YORUMLAR

  • 0 Yorum