Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK


MARUF BİR GÜNEŞ AÇAR....

31 Mart 2020 - 00:57 - Güncelleme: 31 Mart 2020 - 01:08

Kendini kendi elleri ile evlerinin dört duvarları arasına izole etmiş milyonlarca yürekte hüzünlü bir kaygı, derin bir üzüntü ve "Ne olacak?" sorusunun ürküten cevapsızlığının sancısı...

Nerede ise tüm dünyaya diz çöktüren lanet, ölümcül yeni tip Corona K-19 virüsünün özgürlüğümüzü, hayatlarımızı çaldığı ağır bir süreçten geçiyoruz.

Bilirsiniz, böyle süreçlerde küçük bir sevgi sözcüğü, biraz şefkat, minik bir umut ışığı bile tutunacak dal olur adama... Moral olur, güç, motivasyon olur da ayağa kaldırır kişiyi bazen yüz binleri, bazen milyonları...

Ve ülke olarak bizler tam da böyle bir sürecin ortasındayız.

Günlerdir tek sosyalitem balkonumda demli çay içmek, evlatlarımla zaman geçirmek, kitap yazmak...

Annemi özledim mesela ama 1.800 km uzağımda! Uçakla 1 saat 45 dakika ama ne fayda, aynı şehirde aynı göğün altında yaşadığım abimi, kardeşimi, arkadaşlarımı göreyorum ki anneme gideyim.

Lanet virüsün koyduğu yasakların ortasında tecrit edilmiş sılaya, sevdiklerimize giden bütün yollar, üzgünüm, şaşkınım.

Devlet büyüklerimin evdekal çağrılarına uyuyorum. Günde beş altı kez elimi, yüzümü, vücudumu sevgiyle, bilimle, duayla, ilimle ve sabırla dezenfekte etmekteyim.

İnsanlık adına ilk defa bu kadar korkuyorum, korktuğum anda içimde yediveren bir umut kırıntısına ve evlatlarıma sarılıyorum.

En çokta bu dünyanın yüzü suyu hürmetlerine döndüğüne inandığım annelere, çocuklara ve her devrin kocaman yürekli iyilik severlerine sarılıyorum.

Her gün şükran, minnet duygularıma sardığım binlerce teşekkür gönderiyorum hayatlarını hiçe sayıp uykusuz halde çalışan sağlık emekçilerine.

Ve hayatın akışında ihmal ettiğimiz, devletin en ağır yükünü sırtlarına vurup herşeyi beklerken teşekkür etmeyi dahi unuttuğumuz, diğer meslek grupları arasında maaşları analarının ak sütü kadar helal rakama gelmeyen valilik, kaymakamlık personellerine dua ediyorum.

Bu satırları da işte böyle güzel, böyle kocaman bir ailenin mangal yürekli ferdine teşekkür etmek için karalıyorum.

Maruf Güneş: Şehrin eğitimine katkıda bulunmak için çok ama çok büyük bağışlar ve katlılarda bulunan ve eğitime bağışladığı okullardan birisinde ek yaptırdığı kütüphane ve konferans salonu açılışına katılma şerefine ulaştığım Mehmet Güneş'in, her toplumsal meselede taşın altına elini, gövdesini koyan koca yürekli adam yani.

TDK vermiş isminin hakkını, fazla söze ne hacet?!

"1.herkesçe bilinen, tanınan, ünlü, tanınmış.
2.
HUKUK TERİMİ
şeriatın beğendiği, uygun gördüğü ve buyurduğu."

diyecem ama yüreğim o yanlışı yapmaya el vermiyor...

Corona bize hatırlattı aslında ve hep beraber gördük işte. Ölüm dediğin saniyelik olay!

O halde yaşarken daha ve nefes almanın güzelliğini tadarken bu hayatta, vefa denen duygunun hakkını vermeli; hayatlarımıza, yaşadıkları yere anlam katan Maruf Güneş gibi insanlara teşekkür etmeli.

Gazetecilik tabiri ile haber atlatarak sosyal medyamda paylaştığım gibi, bu değerli kardeşimiz yine kendisine yakışır bir duyarlılık ile büyük bir bağışta bulunmaya hazırlanıyor...

Haliliye kırsalında desteğe muhtaç ailelere zarf içinde dağıtılması planlanan rakam 300.000 bin Türk Lirasıymış.

Kardeşin kardeşi üç beş kuruşa ulu orta sattığı, düşenin çamura bulandığı ve dahi sesinin duyulmadığı...

Büyük balığın küçük balığı zorbalıkla mideye indirdiği ve böyle bir süreçte bile güzek dinimiz üzerinden nemalanma kaygısı güden istismarcısı şarlatanların cirit attığı yerde hürmetle selama durulacak bir bağıştır bu.

Yazımın başında ifade ettiğim gibi, varlıkları ile karanlık günlere aydınlık katan ve tutunacak dal olan güzel adamlar vardır.

Maruf Güneş bu hareketi ile etrafına çöreklenen Corona karanlığı umutsuzluğuna soyadı gibi sarı, sıcak umutlar saçan o güzel adamlardan birisidir.

Ahin Güneş kardeşimin amcası oğlu olduğunu bilmemin dışında kendisini tanımam. Hayatım boyunca sesini dahi duymadım. Fakat güzel şeyleri anlatmak için tanımak mı gerek ille.

Sanırım şehir olarak Mehmet Güneş'e, Maruf ve tüm Güneş ailesine kocaman bir teşekkür, minnet borcumuz var bizim.

Güneş ailesinin verdiği burslarla doktor, hemşire, laborant, teknisyen, anestezi uzmanı ve sağlık  emekçisi olan o kadar öğrenci vardır ki, bu bile tek başına kocaman bir teşekkürü haketmez mi?

Sevgili Maruf Güneş, kendi adıma, şehrim ve kapısını çalacağın, böyle bir zamanda moral, güç katacağın tüm aileler adına teşekkür ederim sana.

Lütfen var olmaya devam edin. Çünkü bu dünya bütün ihanetlerimize rağmen hala geceyi, gündüze katacak kadar dönüyorsa sizler gibi güzel insanların yüzü suyu hürmetinedir.

Lütfen var olmaya devam edin, zira gün bugündür diyenlerin sesi duyulmayanlara dil, sofralara ekmek, yüreklere merhamet, sevgi gibi düştüğü günlerdir.

Varlığın ve yüreğin ile örnek olma dileğimle.

Allah hayırını kabul etsin güzel insan.

Hayatıma kattığı her şey ile bir teşekkür de Ahin Güneş kardeşime...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum