Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

ekrem_devrim@hotmail.com

KONUŞMAK GEREK!

23 Mayıs 2020 - 13:52

Dün özellikle Twitter üzerinden yaptığım "Sizce Şanlıurfa'nın en önemli sorunu nedir ve programlarımda hangisini ele alalım?" anketlerinde öne çıkan sonuçlar oldukça çarpıcıydı...

Açıkçası DEDAŞ'ın birinciliği hiç bir soruna bırakmayacağını beklerken tefeciliğin zirveye oturması oldukça ilginçti.

Yüzlerce katılımcının fikirlerini beyan ettiği ankatlerde öne çıkan diğer sorunlar sırasıya eğitim, işsizlil, nepotizm, DEDAŞ, madde bağımlılığı, cehalet, su, yol, turizm, sanayi, OSB, yeşil alan ve feodalite oldu.

SANAT EDEBİYAT ve BİLİM ÖLMÜŞ!

Anketler de elde ettiğim bir diğer çarpıcı sonuç ise ekmek derdine düşürülmüş Urfa ve bölge halkının sanat, bilim ve edebiyatı bütünüyle arka plana aldığının ortaya çıkmasıydı. Çünkü "Programda hangi meslekten isimleri ağırlamamı istersiniz? Sorusuna gelen %2 sanatçı ve %2 edebiyatçı cevabı aslında insanlarımızın iş, aş derdinde normal hayatı unuttuğunun belgesiydi.

Siyasileri samimi buluyor musunuz? Anketine verilen HAYIR oranının %99 olması Urfa siyasetinin içine düştüğü içler acısı hallerin belgesi olurken "Yarından umutlumusunuz? Sorusuna gelen %76'lık HAYIR cevabı yine bir başka acı gerçeğimizdi.

TEŞEKKÜR!

Elbette ki ekranda, köşe yazılarında siyasileri eleştiren birisi olarak kendimi de eleştirmem gerekiyordu... Hatalarımla yüzleşmek... Bu bağlamda sorduğum "Ekrem Arpak İle Buluşma Programını beğeniyor musunuz?" sorusuba gelen %90'lık EVET cevabıyla gurur duyduğum kadar HAYIR cevabını tıklayan %10'nun beklentilerini karşılamak için bana ışık vermiştir.

YAYINCILIK ETİĞİ!

Elbette Ekrem Arpak henüz ilkokula giderken gazeteciliğe başladığını iddia eden ve ben bıyıkları yeni terlemiş bir genç iken televizyonculuk hayatına girenlerin tek bir programla 1 ayda hepsinin toplamından fazla izlenen programlara imza atması aslında Urfa basın ve yayıncılığının ne denli çöktüğünün belgesi değilde nedir?

Konuklarım ile kurduğum diyalog, konulara hakim olmam ve kullandığımız teknolojinin yanı sıra onlarda olmayan cesaret ile her soruna parmak basmak birilerini öyle rahatsız etmiş olmalı ki, ücretli konuk aldığımıza yönelik algı yarattılar.

Şaka gibi bir eleştiri bu çünkü ulusal televizyon ve yazılı basının bile ücretli yayın yaptığı gerçeği ortadadır.

Bakın, bugün Urfa da TV kanallarının en büyük geçim kaynağı belediyeler ve siyas partiler ile siyasi isimlerdir. Hatta bu yüzden de habercilik yerlebir olmuş durumdadır.

Personellerinin çoğu belediyelerden maaş alan, RTÜK'e aylık kiralarını, SGK primlerini dahi belediyelerin ödediği tv ve gazetelerin siyasileri, belediyeleri eleştirmesini beklemek biraz fazla saflık olmaz mı?

İşin komik tarafı belediyelerden yıllık yüz binlerce lira alan bu isimlerin benim programın başarısı karşısında ücret alıyor karalaması başlatması oldu.

Şimdi soruyorum,

1- Bir gazetecinin evladınının nişan masrafı için 30 bin ödeyen belediyeler kimlerdi ve o gazeteci temiz ama 18 konuğundan 18 kuruş dahi almayan Ruha Tv ile Ekrem Arpak para alıyor öyle mi?

2- 2 Gazeteciye ihale karşılığında 350 bin lira ödendiği iddiası ayuka çıkmışken programıma saldırmak başarısızlıklarının belgesidir sadece.

3- Gangi gazetecilerin hangi kurum amirleri ve belediye başkanlarının talimatları ile hangi kurumlardan kaç para aldıklarını açıklamamı ister misiniz?

4- Hangi brokratın hangi gazeteciyi belediye başkan yardımcısı yaptığını veya evvelinde hangi bakanın hangi gazeteciyi hangi kuruma basın müdürü yaptığını?

5- Kendilerini eleştiren her gazeteciyi belediye bünyesinde işe alanların ve belediyeden maaş alanların, olmadı tehdit ve abone kesintisi ile diz çökerttiklerinin önce sanatıma sonra köşe yazılarım derken şimdi de programlarıma saldırmalarının tek bir açıklaması var, ne paraları bana işledi ne tehditleri. Benim, Ruha Tv'nin başarısı halkın sesi olma başarısıdır bunu anlamadılar.

Diyelim ki para aldım, yahu 15 Temmuz gecesi bakanın, bazı siyasilerin karakollardan kurtardığı, siteleri fetöden kapatılmış, eski FETÖ basın yayınlarının Urta temsilcilerinin bugün Ak Parti belediyeleri sayesinde yüz binlerce liralık jiplere bindiği, daireler aldığı gerçeği ortada iken benim kendi haklarımı aldığım inanın deve de kulak bile değildir.

Urfa siyasi ve bazı kurum amirlerinin şahsıma yaptığı şey "Ekrem duygu adamıdır. İki seni seviyoruz der kucaklarız" olurken arka planda kendilerini eleştiren hatta zaman zaman şantaj yapan sözde gazetecilere neler aktardıklarını bilmiyor muyuz?

Zamanı geldiğinde hepsini tek tek açıklarım. Salt benim programı engellemek için Facebook canlı yayınlarını program diye yutturup belediyelerden 3_5 bin yayın ücreti toplayan isimleri de açıklarım sıkıntı yok. Peki tek bir kişi de çıkıp bizim konuklardan 1 lira aldığımızı ispat edebilir mi? Etmeyen namerttir, şerefsizdir...

Sizin yayıncılık etiği diyerek birilerini beslediğiniz basın etiğine ben basın değerlerine ZIÇMAK diyor ve programımla sizlere yayıncılık etiği dersi vermeye devam ediyorum.

Evet, müzik yaptım engellediniz!
Kitaplar yazdım, engellediniz!
Köşe yazarlığımı engellediniz ama yemin ediyorum bu programı engelleyemezsiniz ve size boyun eğmedim, eğmem.

KONUŞMAK!

Evet, konuşmaya ve birbirinden daha değerli konukları ağırlamaya devam edeceğiz. Vatandaşları da ağırlayacağım programlara başlayacağım.

Konuşulmayan hiç bir şey kalmayacak. Çünkü konuşmak gerek. Son söz, bundan sonra Urfa da uydu kanallarına reklam olarak ayrılan bütçe Urfa'nın en çok izlenen programından esirgenmeye devam ediyor!

O meseleyi de konuşacağız...

Sevgiyle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum