Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK


EZBER BOZAN!

25 Mart 2020 - 16:26

Sokağa inip "Şanlıurfa'nın sorunları nedir?" diye sorsak alacağımız cevaplar aşağı yukarı aşaşıdaki sıralama önceliği ile olacaktır.

1- DEDAŞ
2- İşsizlik
3- Çiftçilerin durumu
4- Tefecilik
5- Sağlık
6- Eğitim
7- Nepotizm (Siyasilerin akrabalarına, yakınlarına torpil, iltimas geçmesi)
8- Su sorunu
9- Köy yollları
10- Trafik
11- Kavşaklar
12- Sanayileşememe
13- Yerel basında kalitesizlik!
14- Liyakat Sorunu! 


Pek tabi her başlığında kendi içinde ara başlıkları var...

Örnek: EĞİTİM

A) Yetersiz branş öğretmeni
B) Yetersiz okul ve derslik sayısı
C) Kalitesiz Eğitim
D) Eğitimde adam kayırma
E) Siyasilerin Eğitim Kurumları üzerinde kurduğu baskılar!
F) Taşımalı Eğitim

Örnekleri çoğaltmak mümkün... Çiftinin desteklemelerine bloke koyan, aklın sınırlarını zorlayan fahiş faturalar, cezalar ile belini büken DEDAŞ bile tek başına şehrin belini büküyor ve biz ezberleyerek zavallı birer korkak gibi sadece izliyoruz.

Ülkenin en bereketli topraklarına sahip koca şehirde tarım bitme noktasına geldi, kimin umurunda? 

Bütün bunlar hepimizin ezberlediği ve çözümlerine dair artık umudumuzun kalmadığı sorunlar değil mi?

Değil işte!!!

Siz öyle sanıyorsunuz. Bir başka deyimle aslında öyle sanmanız sağlanıyor.

Sorunlara bağışıklık kazanmış, alışmış, sorgulamayan bir toplumun ezberi bu...

Öğretilmiş ezber yani.

Peki, bu ezberi bozacak, bozması gerekenler kimler?

1- Halkın iradesi ve teveccühü ile mecliste olduklarının farkında bile olmayan milletvekilleri!
2- STK Başkanları!
3- Brokratlar!
4- Kurum Amirleri!

Ve mülki amirler...

Hadi biz milletvekillerini ele alalım.

Ezberimizdeki milletvekillerinin hafızamıza kazınan tanımını yapalım.

Başkanlık sistemi ile beraber "Milletvekilinin yetkisi ve özelliği kalmadı!" bahanesi ardına sığınmış ve tek sosyal faaliyetleri taziye ile düğünlere gelmek olan vekillerimiz!

İyi de adama sorarlar "Madem başkanlık sistemi o büyük memlekete hizmet aşkınıza sekte vuruyor ve milletvekilliğinin esprisi kalmadı, istifa edin!" değil mi?

Anlayamadığım diğer bir hususta vatandaşa gelince vekillerin elinden birşey gelmiyor bahanesine sığınan vekillerimiz sıra kendi yakınlarına gelince nasıl da aslan kesiliyorlar.

Sahi, milletvekili kimdir? Halkın iradesi ile seçilmiş, halkın temsilcisi değil mi?

Hazır Corona virüsü nedeni ile TEST yaptırma hayatımıza bu kadar girmişken gelin bizde birkaç küçük test yapalım!

1- Haydi önümüzdeki ilk genel seçimde milletvekilleri parti oyları ile değil, kendi şahsi oyları ile seçilsin!

2- Eski milletvekillerinin yeniden meclise girmesi için kamuoyuna "Falanca ismin milletvekilliğinden memnun musunuz ve sizce yeniden mecliste yer almalı mı?" sorusu yöneltilerek, alınacak cevaba göre belirlensin.

İddia ediyorum bu ikisinin uygulanmasından sonra mesela Halil Özşavlı Urfa da değil 14, 14.000 vekil arasına dahi giremez.

İddia ediyorum, normal şartlarda Halil Özşavlı 14 milletvekilinin seçileceği ve 14'üne de sadece kendisinin aday olacağı bir seçimde ilk 14'e giremez.

İddia ediyorum Özşavlı ile ben muhtarlık seçimine gitsek ben kazanırım!

Neden biliyor musunuz;  çünkü bizde halka hizmet edecek ve ezberlenmiş soruları çözecek isimler meclise gidemiyor.

Çünkü, bizlere çoğunluğu ezberlenmiş vekil profili dayatılıyor.

Şehrin sorunlarından habersiz,
Liyakat yoksunu,
Vizyon eksiği

İsimler Ankara'ya gittikçe Urfa halkı acıyı, yoksulluğu, çileyi, işsizliği ezberlemeye devam edecek.

Ezber bozacak bir milletvekili çıkmadıkça...

Benim için "Eski köye yeni adet getirmeye çalışıyor!" diyorlar!

Yanılıyorlar!

Ezber bozyorum ben!
Köye yeni adet getirmiyor, aksine köyü yeniden inşaa ediyorum.

(Basın anlamında...)

Keşke siyasilerimiz de benim çeyreğim kadar ezber bozabilecek cesaret ve vizyon sahibi olabilselerdi.

Olamazlar!

Olabilseler bügün bir TİGEM genel müdiresine boyun eğmez, sürgün edilen, iştan atılan, emekliliğe zorlanan, silahla tehdit edilen ve sonunda intihar girişiminde bulunan işçilere sahip çıkarlardı.

DEDAŞ karşısında bu kadar aciz duruma düşmez, hesap sorarlardı.

Sağlık, eğitim ve diğer sorunların tekine çözüm bulurlardı.

Dokunulmazlar!

Yahu bu haliniz ile siz dokunsak ne dokunmasak ne?

Ezber bozun ezber.

Bıktık bize ezberletilenlerden, alın sizi olsun bize ezberlettirdiğiniz ne varsa. Bizlere hakettiğimiz hizmeti verin de aldığınız o koca maaşların birkaç kuruşunu helal kılın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum