BİR ŞEHİR İKİ ÇINAR!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

BİR ŞEHİR İKİ ÇINAR!

10 Ekim 2019 - 02:24

Yıl 2013 NTV muhabiri değerli dostum kardeşim Gökhan Gerçek ile Ceylanpınar sınırında bombalar ve kurşun yağmurları altında savaşın Ceylanpınar' a etkilerini konuştuğumuz canlı yayındayız.

Yıl 2019 ve sevgili Gökhan Gerçek kardeşim yine misafirim ve bu kez sınır ötesi harekatı savaş uçaklarımızının bombaladığı mevzileri 50 metre mesafeden  takip ediyoruz.

Ceylanpınar Halkı ordusunun arkasında ama haklı olarak alabildiğine gergin... 

Maalesef 2011 yılından beridir Suriye' de yaşanan savaşın ağır bedelini ödeyen üç sınır ilçelerimizden birisi Ceylanpınar...

Çelik yelek ve miğferi ile canlı yayına bağlanan Gökhan kardeşimi izliyorum...

Hemen 50 metre ilerimizde dumanlar yükseliyor! Ceylanpınar semalarını kaplıyor kara bulutlar.

Garip bir hüzün kaplıyor içimi zira yoksul Ceylanpınar Halkının yaşadığı endişeyi gözlerinden okuyorum.

URFANIN KADERİ!

Kurulduğu ilk günden beridir adeta Ak Partinin kalesi olan Şanlıurfa, buna rağmen yıllardır yokluğun, işsizliğin insanların belini büktüğü il olmaktan kurtulamadı.

Önceleri bu garip çelişkiyi anlamakta zorlandım. Aklım almıyor, vicdanım kabul etmiyordu.bu durumu. Ta ki Urfa'nın en büyük sorununun omurgasız siyaset anlayışı olduğunu kavrayana kadar!

Öyle ya; bölgede iktidarın kalesi olan Şanlıurfa da:

* DEDAŞ zulmü yüzünden tarım ve hayvancılık bitme noktasına geliyor,
*Eğitim, sağlık alanında tarihinin en kötü dönemlerini yaşıyor,
*Uyuşturucu ve fuhuş il tarihinin en yüksek oranına ulaşıyor,
*Tefecilik şehri adeta esir alıyor,
*İşsizlik giderek artıyordu!

Ve gördüm ki bütün bunlara çözüm yolu olması gereken bazı  siyasilerin yaptığı tek şey

*Birbirlerini genel merkeze veya Cumhurbaşkanına karalamak!
*Başta kardeşleri ve yeğenleri olmak üzere yakınlarına imtiyaz peşinde koşmak!
*Şehri kendi çıkarlarına uygun dizayn etmek!
*Şehirle ilgili Cumhurbaşkanına yanlış bilgi vermek!

Urfa halkının sorunlarından kopmuş bir anlayışın çöktüğü yerel siyaset ve siyasetçilerle Urfa giderek uçuruma yuvarlanacaktı elbette.

BŞ ve ilçe belediyelerinde on/yüz milyonlarla telafuz edilen borç batağına saplanmış, STK'larının çoğu siyasetin emir eri olmuş, hizmet akışının durma noktasına geldiği Urfa fotoğrafı gelecek adına kara haberler veriyor artık.

Urfanın iç siyasetine yönelik yazılacak o kadar çok şey var ki mide bulandıran!

Ancak ben bugün bunca kirlenmişlik içerisinde bahar müjdecisi ilk çiçek misali iki güzel adamı kaleme almak ve yarına dair umutlarınızı taze tutmak istiyorum.

ERİN-ME SAKIN VALİM!

Düşünün;

1- Suriye de yaşanan savaşın en yıpratıcı döneminde göreve geleceksiniz.
2- Resmi rakamla 679 bin Suriyeli mültecinin şehrin ekonomisi, kültürü üzerinde yarattığı ciddi ve telafisi çok zor zamanlarda olacaksın.
3-Şehri adeta perişan eden DEDAŞ gibi bir sorunu kucağında bulacaksın.
4-Geçmiş BŞ Bld. Başkanı ve valisinin pestilini çıkardığı Şanlıurfaspor enkazını kucağında bulacaksın!
5- Suruç olayları gibi ülkeyi sarsan acılı ve zorlu bir sürecin ortasında kalacaksın.
6- İşsizliğin zirve yaptığı bir sürecin ekonomik darboğazına denk geleceksin.
7- Tarihin en ağır kan davaları ve aşiret içi olaylarına denk geleceksin.

Ve daha sürü ile sorun senin dönemine denk gelecek ama

1- Başta Suruç olmak üzere yaşanan çok büyük olayları şehre daha fazla zarar vermeden müdahale edeceksin.
2- İl Milli Eğitim Müdürleri ile koordineli bir şekilde ama çoğu zaman insanüstü şahsi çaba ile Urfa' ya Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan okul ve derslik sayısına kendi döneminde ulaşacaksın.
3- Organize Sanayi bölgesine destek verecek ve ilçelerde bütün iş istihdamı sağlayacak sürü ile fabrikanın temelinin atılmasına öncülük edeceksin.
4- Çarpık, bel altı, rezil Urfa siyaseti içerisinde asla Devletin büyüklüğüne zerre zarar vermeden yürüyeceksin.
5-Uyuşturucu ile mücadele de bütün başarılar kazanacak ve yüzlerce gencin rehabilite olmasını sağlayacaksın.
6- Sağlık sorununun kronik hale geldiği Urfa da birçok yatırımlar yapılmasını sağlayacaksın.

Bütün bunları yaparken gece gündür halkın arasında olup yüreklerine dokunacak ve Urfa halkının devletine karşı büyük bir güvenle bakmasını sağlayacak harika bir devlet adamı profili çizeceksin.

Abdullah Erin: Erzincan Valisi merhum Yazıcıoğlu dan sonra Şahsi kanımca ülke tarihinin efsane valilerinden birisi olmayı şimdiden başaran ikinci ismi yani.

Merhameti, vicdanı, vizyonu ile 2 milyonun yüreklerinde müstesna bir yer edinen Abdullah Erin AB Uyum Komisyon Başkanı M. Kasım Gülpınar ile birlikte bu şehrin herşeye rağmen ayakta kalmasını sağlayan iki koca çınardırlar.

Urfa halkının sorunlarından bihaber bazı siyasilerimiz taziye ve düğün ziyaretlerini dahi büyük hizmet olarak gururla paylaşırken sınır ötesi harekatın başladığı gün beraberinde Fransız diplomatlar ile Urfayı ziyaret eden Gülpınar bir yandan Urfa' nın diğer yandan ülkesinin tanıtımını yapıyordu.

Kaldı ki yerel seçimlerde her biri on binlerce insanın takip ettiği mitingleri ile Urfa, Eyyübiye, Hilvan, Viranşehir, Ceylanpınar, Siverek, Çıkrık, Kahta, Adıyaman ve sonrasında İstanbul da hem partisine hem de bölgesine büyük katkılar sağlayan belki de tek milletvekilidir.

Mehmet Kasım Gülpınar aynı zamanda bu bölgenin Ak yüzü ve vicdanı olmayı yıllardır sürdürdüğü gibi bilgi birikimi, vizyonu ile ile gururudur.

Ben de diyorum ki sakın Erin me Abdullah Valim...

İyi ki varsın Sn. Gülpınar...

YORUMLAR

  • 0 Yorum