Duygu Sucuka

Duygu Sucuka


Orman Yangınlarında Çare Nedir?

24 Mayıs 2020 - 00:31

21 Mayıs 2020, Bursa’da orman yangını çıktı
21 Mayıs 2020, Uşak’ın Banaz ilçesinin ormanlık alanında yangın çıktı
20 Mayıs 2020, Muğla ve Kütahya’da orman yangınları çıktı
8 Nisan 2020, Muğla’da 2020 yılı içinde 33 adet orman yangını çıktı (haberler.com)
 
Geçmiş yıllara bakılacak olursa sayısız orman yangını, günlerce söndürülemeyen yangınlar görülmekte. Bu yangınların kor ateşinin yüreğimizde küllenmesi ne kadar acı, ne kadar büyük sızı, ne kadar zor. O güzelim ormanlar yandıkça duyarlı vatandaşın yüreği yanıyor yanan yerlerle birlikte.
 
2019 yılında sadece İzmir’de, bilmem kaç futbol sahası büyüklüğünde orman yanmıştı. Kim yaktı, kasıt mı, ihmal mi, sorumlular bulundu mu? Tüm sorular havada duruyor vatandaş için.
 
Geçen sene yoğun yangınlar yaşanınca Tarım ve Orman Bakanı ‘yangın söndürme uçakları arızalı hangarda bekliyor’ demişti. Şimdi sezon açılıyor, hangarda arızalı bekleyen uçaklar onarıldı mı? Sayın Bakan söndürülemeyen bir yangın karşısında gene aynı şeyi mi söyleyecek?
 
Bu yangınlar araştırılmıyor, yakanlar bulunmuyor, sorumlular yargı önüne getirilmiyor. Yayla zamanlarında, göç yollarında Yörük vatandaşın sürüsü bir ormana kazara az bir zarar vermişse dünya kadar cezalar kesiliyor ama yetişmiş ormanlar kasıtlı olarak yakılıp kül ediliyor, yapanlar tespit dahi edilmiyor, edilemiyor. Bugün de aynı anlayış devam ediyor mu bilinmez ama geçmişte, Orman Bakanlığı orman varlığı için keçi varlığının yok edilmesinden yana tavır sergilemekte idi. Yörükler hep söylerler, ‘bu ormanları bize teslim etseniz, biz koruruz, orman hiç zarar görmez’ diye. Ama güzel ülkemde kim ne der, kim ne yapar, bir doğru karar vereni ararsınız hep.  
 
O güzelim ormanların yakılıp kül edilmesine hangi muhalefet partisi araştırma önergesi vermiştir ya da vermiş midir? Bilinse iyi olur.  
 
Daha önceki orman yangınlarının sebeplerinin tespiti ve faillerinin bulunması için, Tarım ve Orman Bakanlığı ne gibi tedbirler aldı acaba? Açıklanması kamuoyu vicdanını rahatlatır.
 
Geçen yıllarda çok ciddi orman yangınları oldu. Bunlardan birisi Kütahya Domaniç idi, 800 hektar alanın yandığı belirtilmişti. Kontrol altına alınması bir hafta süren yangında köylü kadınlar bile söndürme çalışmalarına destek vermişti.
 
İster istemez düşünüyorsunuz ‘birileri kasıtlı yakıyor bu ülkeyi’ diye. Her orman yangınının sorulup araştırılması şart. Orman yangını olduktan sonra yeniden dikim için önce toprak dinlensin diyor uzmanlar. Sonra ekilen ağaçlar tutmayabiliyor. Tutsa da bir ormanın yeniden kendine gelmesi, orman olması 20 seneyi, 30 seneyi buluyor.
 
Kim yaktı, kim yaptı, ormanın katili, katilleri kimler, bunu alınacak sıkı tedbirlerle tespit etmek devletin işidir. Bunun için orman güzergâhlarında karayollarındaki mobeseler arttırılabilir, merkezi bir sistemden yaz sezonu boyunca oluşturulacak ekip ile gerekirse uydudan sürekli izlenebilir. Ormanlara, orman yollarına, orman köylerine mobeseler konulabilir.
 
Ormanlar milli servettir, yanması çok büyük kayıptır. Ayrıca ormanda yaşayan canlılar da, yaban hayatı da, tüm bir ekosistem yok oluyor orman yanınca.
 
Kamuoyunda maden arama şirketleri yapıyor veya imar amaçlı yapılıyor veya terör amaçlı yakılıyor diye çeşitli söylentiler mevcut. Geçen sene korkunç yangınlar oldu. Hala olacak mı? Biz bir şey yapamadan bakacak mıyız? Hiç mi ders alınmaz, hiç mi tedbir alınmaz? Bugüne kadar pek çok yangının çıkış sebebi bulunmadı, kimse yargı önüne çıkarılmadı. Çıkarıldıysa da kamuoyuna açıklanmalı.
 
Devletin görevi, her bir orman yangınının sebebi her ne ise titizlikle, net bir şekilde açığa çıkarmak, benzer olayların yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak, öte yandan kastı veya ihmali olanlara, sorumluluğu bulunanlara caydırıcı ceza verip önlemeye yönelik hareket etmektir. Ormanlarımızın kıymetini bilmedikçe korumasını da öğrenemeyiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum