RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
AnasayfaGüncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarım ve HayvancılıkYazarlarSağlık
Anasayfa Makaledetay
Ahin Ahin Güneş
30.10.2026 11:01

SANDIKTAN ÖNCE GÜVEN, SEÇİMDEN SONRA DA SAYGI GEREKİR

Yorumlar

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasının 1 Kasım 2026 Pazar günü yapılacak seçimleri için MERSİS üzerinden online yetki belgesi almak istediğimde, işlemin benden önce, bilgim dışında yapılmış olduğunu gördüm. Şirketim adına belge, fiziki olarak düzenlenerek elden alınmış görünüyordu.

Son altı aydır Ticaret ve Sanayi Odasına gitmedim. Bu belgenin düzenlenmesi ve teslim alınması için odaya ıslak imzalı, kaşeli dilekçe veya imza sirküleri sunmadım.

Sistemde sicil müdür yardımcısının onayladığını gördüğüm belgenin işlem tarihi ise 29 Ekim 2026, saat 15.30.

Şimdi açıkça soruyorum: Şirketim adına bu belgeyi kim talep etti? Hangi başvuruya ve hangi evraka dayanılarak düzenlendi? Kime teslim edildi? Cumhuriyet Bayramı tatilinde görünen bu işlem hangi koşullarda gerçekleştirildi? O gün özel bir çalışma veya görevlendirme mi vardı? Görünen tarih ve saat hangi işlem aşamasına aittir?

Şirket yetkililerinin başvurusu olmadan belgelerin topluca düzenlenmesi gibi bir uygulama var mıdır? Varsa bunun dayanağı nedir?

Bu soruların başvuru evrakı, teslim kayıtları ve sistem işlem kayıtlarıyla açıklanmasını istiyorum.

Yaşanan bu gelişme nedeniyle seçimin güvenli ve şeffaf biçimde yapılacağına ilişkin inancım ortadan kalkmıştır. Bu nedenle 1 Kasım 2026 Pazar günü sandığa gitmeyecek, kendi firmalarım adına oy kullanmayacağım.

Seçimi denetleyen görevli ilçe seçim kurulu başkanı hâkimi ve sandık kurullarını; yetki belgelerini, şirketleri temsil yetkilerini ve oy kullanma işlemlerini titizlikle denetlemeye çağırıyorum.

Ben sandığa gitmediğim hâlde şahsen oy kullanmışım gibi adıma imza atılması, kayıt oluşturulması veya firmalarım adına yetkisiz kişilerce oy kullanıldığının tespit edilmesi durumunda, bu seçimin şaibeli olduğunu kamuoyuna duyuracak ve hukuki yollara başvuracağım.

Bu açıklamam, seçim öncesinde kamuoyuna ve ilgili makamlara açık bildirimimdir.

Başkan adaylarının tamamının bilmesi gereken temel bir gerçek de şudur: Bu odanın üyeleri yalnızca sandıktaki oy sayılarından ibaret değildir. Onlar işletme sahibi, istihdam sağlayan, vergi ödeyen, ekonomik yük ve sorumluluk taşıyan insanlardır. İradelerine saygı gösterilmesini, sorunlarının dinlenmesini ve çözüm için mücadele edilmesini beklerler.

Bizim için belirleyici olan; adayların soyadları, mensup oldukları aileler, kendilerinin veya yakınlarının iş dünyasında ve siyasette bulundukları konumlar, üstlendikleri görevler, yönettikleri şirketler ya da Urfa ekonomisindeki ağırlıkları değildir. Belirleyici olan, Urfa’yı ileri taşıyacak vizyonları, somut programları, mücadele güçleri ve bu şehre kazandıracaklarıdır.

Şanlıurfa’nın en büyük meslek kuruluşlarından birinin seçiminde konuşmamız gereken asıl mesele, bu şehrin ekonomik geleceğidir.

Son on yılda Urfa’da doğup büyüyen kaç firma kurumsallaşarak şirketler grubuna veya holdinge dönüştü? Dışarıdan gelip burada yatırım yapanları değil; Urfa girişimcilerinin oluşturduğu, merkezi Urfa’da bulunan ve buradan büyüyen yapıları soruyorum. Yanı başımızdaki Gaziantep’e baktığımızda biz hangi noktadayız? Urfa firmalarının büyümesi, ortaklıklar kurması ve ulusal ölçekte güçlenmesi için hangi girişimlerde bulunuldu?

Elbette başarı yalnızca holding sayısıyla ölçülmez. Kaç işletmenin büyümesine katkı sağlandı? Ne kadar kalıcı istihdamın önü açıldı? Kaç firma ihracata başladı, kaç üretici yeni pazarlara ulaştı? Küçük işletmelerin güçlenmesi, aile şirketlerinin kurumsallaşması ve ortak yatırımların gelişmesi için neler yapıldı?

Vergi, SGK borçları ve krediye erişim sorunlarıyla mücadele eden üyelerin sesi ilgili makamlara ne ölçüde taşındı? Hangi çözüm önerileri sunuldu? Hangi girişimlerde bulunuldu, bunlardan ne sonuç alındı?

Adaylardan beklediğimiz, bu sorulara cevap vermeleri; hedeflerini somut bir program ve takvimle ortaya koymalarıdır.

Bütün bunları tartışırken unutulmamalıdır ki bu seçim bir savaş değil, bir meslek kuruluşunun yönetimine talip olanlar arasında gerçekleşen demokratik bir yarıştır. Farklı adayları desteklemek, kimseyi birbirinin düşmanı hâline getirmemelidir.

Seçim bitecek; yine aynı şehirde yaşayacak, aynı bankada, aynı kurumda, aynı toplantıda karşılaşacağız. Bir düğünde aynı sofraya oturacak, bir taziyede aynı acıyı paylaşacağız. Sandıklar kapanacak; komşuluğumuz, dostluğumuz ve ticari ilişkilerimiz devam edecektir.

Bu nedenle hiç kimse hakaret eden, insanları rencide eden veya ötekileştiren bir üslup kullanmamalıdır. Eleştiriler icraatlar, projeler ve yönetim anlayışı üzerinden yapılmalıdır.

Ahde vefa, nezaket ve karşılıklı saygı, seçim hesabına feda edilmemelidir. Seçilen yönetim, kendisine oy verene de vermeyene de aynı selamı verebilmeli, aynı kapıyı açmalı, aynı hizmeti sunmalıdır. Çünkü o makam, yalnızca kazananı destekleyenlerin değil, odaya kayıtlı bütün üyelerin makamıdır.

Urfa’nın ekonomik geleceği, kişisel hırslara ve başkanlık hesaplarına feda edilmemelidir. Bu yarışın değeri, kazanan kişinin makamıyla değil; şehrin, işletmelerin ve çalışanların kazanacaklarıyla ölçülecektir ve ölçülmelidir.

Daha güçlü bir Urfa sanayisi, daha güçlü bir Urfa ticareti, daha güzel bir Urfa için…

Hayatı, doğruları seven herkese saygıyla.

Ahin Güneş



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu