Güneş ve Arpak'tan Urfa Üzerine Analiz

Usta gazeteci Ahin Güneş ve köşe yazarı Ekrem Arpak'tan Şanlıurfa siyasetinde son dönemde yaşananlarla, kamuoyunda konuşulan iddialar üzerine analizlerle dolu sohbet...

Güneş ve Arpak'tan Urfa Üzerine Analiz
06 Şubat 2020 - 00:53

URFA RAPORU!

Ahin GÜNEŞ: Öncelikle memleketine hoş geldin ve çok geçmiş olsun kardeşim. Biliyorum, günlerdir süren hastane süreci ve gözündeki problem nedeni ile hayli yorgunsun ama hazır seni yakalamışken Urfa’yı konuşmak istiyorum. Yaklaşan Ak Parti il ve ilçe kongreleri öncesi görünen o ki; kılıçlar çekilmiş, savaş baltaları sandıktan çıkmış durumda. Özellikle son günlerde sosyal medya art arda patlayan iddialar yenir yutulur gibi değil. Bunlara dair düşüncelerini almak istiyorum.

Ekrem ARPAK: Hoş bulduk diye başlamayı çok isterdim! Ancak memlekete dair uzun zamandır öyle bir sürece girdik ki; maalesef şehir her gelişimde bir öncekine oranla çok daha fazla yıpranmış; sorunlar yumağı çözülmez halde bataklığa girmiş oluyor! Sağ gözümde enfeksyona bağlı gelişen ağrılardan kurtuldum sayılır ama şehir bu bataklıktan nasıl kurtulacak doğrusu işimizin zor ama imkânsız olmadığını düşünüyorum.

Ahin GÜNEŞ: Sözlerinden ‘’Şehrin hala bir kurtuluş umudu olduğuna inandığın anlamını mı çıkarmalıyız?’’

Ekrem ARPAK: Dünya üzerinde dermanı olmayan dert, çözümü olmayan sorun yoktur sevgili Ahin… Elbette isotizmin derin bir sosyal, kültürel çöküntü ve ekonomik bataklığa sürüklediği bu şehrin yeniden ayağa kalkması için çözüm vardır… Bunun için bu şehri kalben seven insanların kendine gelmeleri birinci şarttır. İsotizmden beslenen mevcut isimlerin kasten ötelediği; bu şehirde reel anlamda gerçekten karşılıkları olan ve Ak Partinin gerçek kurucuları, sahipleri daha birçok değerli ismin pes etmişlik duygusundan kurtularak ayağa kalkmalarıdır.

Ahin GÜNEŞ: Peki, saydığın ve saymadığın isimlerin bu yönde bir nevi derin uykudan uyanışın içinde olduklarına veya olacaklarına dair herhangi bir duyumun, izlenimin var mı; yoksa bu tamamen senin öngörün mü?

Ekrem ARPAK: Söylediklerim bir temenni, bir öngörü değil elbette… Şehrini, partisini seven insanların boyunlarının borcunu açıkça ifade ediyor ve göreve davet ediyorum! Ha, şunu da gururla ifade edeyim ki; sadece bu isimlerin değil; mevcut isotizm aktörlerinin kasten ötekileştirdiği, pasife ettiği, yalnızlaştırmak sureti ile Ak Partiden uzaklaştırdığı eski il, ilçe teşkilat, belediye başkanları, genel müdürler, müdürler, daire başkanları hatta bazı eski milletvekilleri ile esnafından STK’larına herkesin en azından kımıldamaya başladığını gördüm.

Ahin GÜNEŞ: Bu konuya geri geleceğiz ama sosyal medyada, Ankara Kuşu, Ankara Raporu, El Profesör isimli ve daha birçok tiwitter sayfasının ortaya attığı çarpıcı iddialar ortada.
Buna karşın, bu iddiaların tam tersini savunan ve senin köşe yazılarında isimlerini çok sık zikrettiğin Urfadaki İsot Lobisine hizmet ettiğini iddia ettiğin Mustafa Arısüt ve Şurkav Ankara Şube Başkanı Cengiz Aksan’ın bu yaklaşımları için ne söyleyeceksin

Ekrem ARPAK: Malum yeni Türkiye siyasetinde sosyal medyanın rolü bir şehrin bir partinin, önemli makamların belirlenmesinde çok ciddi şekilde etkili oluyor. İşte bu gücün farkında olan taraflar var güçleri ile bu mecrayı etkin kullanıyor.

Sosyal medya üzerinden sürdürülen siyasetin mertçe olduğunu söylemek mümkün değil lakin tarafların ellerindeki whatssap, videolar ve ses kayıtları ile birbirine saldırdığı veya aynı tarafta olanların bunlar üzerinden makam sahibi olduğuna dair karşılıklı saldırıların namertçe olması her iki tarafın ortaya attığı rezillikleri masum kılmaz.

Gerçek şu ki; başta Ak Parti olmak üzere 2 milyonluk Şanlıurfa'ya çok fazla zarar veren bir sürece tanıklık ediyoruz...

Kuşlar, kulisler ve sayısız farklı isimler ile açılan fake hesaplar üzerinden süren karşılıklı muhalefet her gün biraz daha çirkinleşme trendine girmişken; aynı zamanda birçok acı gerçeğin de kamuoyu nezdinde deşifre olmasına vesile oluyor.

Peki, tamamen bel altı ve bireylerin namuslarına, şereflerine dil uzatma noktasına kadar varan bu sürecin start düğmesine basan kim oldu?

Süreç nereye doğru gidiyor bir bakalım sevgili Ahin.

1- Son genel seçimde Fakıbaba'nın milletvekili listesi üzerinde oynadığı oyun ile şok bir şekilde liste dışında kalan Zeynel Abidin Beyazgül Urfa Halkı nezdinde kahraman mağdur oluyordu.

O dönem ben dâhil, Fakıbaba'nın bu oyunu sonrası Zeynel Abidin Beyazgül ve birkaç değerli isme oynanan çirkin liste dışı bırakma operasyonuna tepki koyduk.

İşte Fakıbaba'nın liste dışı bıraktığı birkaç isim.

1- Z. Abidin Beyazgül
2- Kemalettin Yılmaztekin
3- Selim Bağlı
4- Habib Aslan
5- Cengiz İzol
6- Şerdıl Karahan
7- Seydi Eyyüpoğlu

Fakıbaba'nın çok istemesine rağmen liste dışı bırakmadığı isimler:

1- İ. Halil Yıldız
2- Halil Özcan

Bir isim daha vardı ki; bu arzusu karşısında Binali Yıldırım ve Erdoğan' dan tokat gibi cevap alınca geri adım atmak zorunda kalıyordu Fakıbaba...

Zemzem Gülender Açanal ve Halil Özşavlı Fakıbaba'nın tulum çıkarmak Urfa siyasetine hediye etmek hayali ile vekil olan iki isim olarak mecliste yerlerini aldılar.

Açıkçası Cumhurbaşkanının iradesi ile istifa eden il başkanı olarak liste dışında kalmak, ardından mevcut başkan Nihat Çiftçi'nin sağlık gerekçesi ile çekilmesi Zeynel Abidin Beyazgül'ü bir anda en güçlü aday haline getirmişti.

Ahin GÜNEŞ: Tamda bu noktada sana bir eleştiri hakkım doğduğunu belirtmek istiyorum! Yerel seçim sürecinde bu mağdur edebiyatına dolayısıyla Zeynel Abidin Byeazgül ismine en çok hizmet eden isimlerden birisi hatta birincisinin sen olduğunu hatırlıyorum. Kaldı ki dostluğumuza binaen beni de Beyazgül’e destek konusunda ikna eden sen değil miydin?
Ne oldu da fikrin değişti ve Beyazgül ile yol ayırımına girdin?

Ekrem ARPAK: Öncelikle bana özeleştiri yapma şansı veren bu soruyu sorduğun için bütün kalbim ile teşekkür ederim.
Mağdur edebiyatı bu ülkede en çok yiyen siyaset yöntemiydi ve tıpkı benim gibi Urfa Halkı da bunu bir güzel yedi.

Zeynel Abidin Beyazgül'ün mağdur edilmesi karşısında mutlak şekilde BŞ Belediye başkanı olması gerektiğine inanan ben; o dönem kardeşi Uğur Beyazgül'ün kurduğu iddia edilen 250 fake sayfa ve İl ilçe teşkilatları üzerinden ta 2015 yılından beridir bu seçime hazırlandığını nereden bilebilirdim ki?

Henüz kinci ve sinsi siyasetinden haberimin olmadığı Zeynel Abidin Beyazgül o dönemler de "Bu şehirde tek ortak düşmanımız Fakıbaba'dır!" diyor; başkan olması halinde bütün şehri kucaklayacağına yeminler ediyordu.

Fakat bir sorun vardı. Çok ama çok büyük bir engel!

Birden bire fırtına gibi seçimlerin üzerine çöken ve bugün Zeynel Abidin Beyazgül'ün adeta sırça köşklerde beslediği bazı gazetecilerin tam desteğini alan Sabahattin Cevheri...

Urfa basını adeta ağız birliği etmiş gibiydi. Bugün Zeynel Abidin Beyazgül'ün duygusal gönüllü gazetecilerinin hepsi o günlerde sitelerinde yaptıkları anketlerde Cevheri'yi %54 kazanmış gösteriyor; ilk basın toplantısında bağlılık yeminleri ediyor, esnafa, halka Cevheri kazandı diye fısıldıyorlardı

Ne gariptir ki aynı isimler Ak Parti SKM den de yüklü paralar alan isimler de yine Cevheri için çalışan isimlerdi.

Düğün fotoğrafı adı altında SP Karaköprü adayından 10 bin lira seçim desteği alan duayen gazeteciden tutun da; basın toplantısında "Başkanlık siye yakışır, senin için ölürüm!” Diye haykırana kadar Urfa basını Cevheri'nin yanındaydı.

İşte tam süreçte Cevheri karşıtı duruş sergileyen isim sen ve bendik. Evet; seni Beyazgül için bu yönde etkileyen de bendim. Ancak, mesele hata yapmak değildir. Günü geldiğinde hataların ile yüzleşmek ve özür dilemek, hatadan dönebilmektir. Tam da bu süreci yaşıyorum diyebilirsin.

Bu vesile ile süreçte, tam 68 günlerini çaldığım evlatlarımdan, eşimden, senden  ve tanıştığım bütün Urfa Halkı ile Sabahattin Cevheri' den bir kez daha özür diliyorum!

Çünkü ben, Zeynel Abidin Beyazgül'ün BŞ Belediye başkanı olacağına ve şehri kucaklayacağına inanmıştım Uğur Beyazgül ile şuan şövalyesi kesildikleri isotizmin değil...

Çünkü ben, Zeynel Abidin Beyazgül'ün seçimi kazandıktan sonra Fakıbaba'nın yakınlarını bir bir atayacağını tahmin edemedim...

Çünkü ben 2015 yılından beridir planlı ve sinsice sürdürülen bir çalışma olduğunu ve bu kapsamda başkan seçilir seçilmez Nihat Çiftçi'nin altını Beyazgül yanlısı olarak planlayıp oyanların makamlarla ödüllendirileceğini tahmin edemedim.

Çünkü ben, bu şehrin en temiz isimlerinden Yaşar Fırat'ı hak ettiği makama atamamak için her türlü iftira ve bahanelere sığınan Zeynel Abidin Beyazgül'ün Bahattin Yıldız il başkanı olarak atanırken meclis koridorlarını inleten Halil Özcan'ın damadına düğün hediyesi vereceğini nerden bilebilirdim…

Ahin GÜNEŞ: Bak bu Yaşar Fırat mevzusu çok önemli sevgili Ekrem… Hatırladığım kadarı ile Zeynel Abidin Beyazgül’ün göreve geldiğinin ertesi hafta Urfa basını Yaşar Fırat’ın genel sekreter yardımcısı olarak atandığına dair haberleri geçti. Fakat sonrasında bu haber ne yalanlandı ne atama gerçekleşti. Şimdi sen bunun gerekçesi olarak Beyazgül’ün şahsi tavrı mıdır diyorsun?

Ekrem ARPAK: Aynen öyle… Yaşar Fırat’ı Nihat Çiftçi’nin adamı olarak fişleyen yeni yönetimin ilk işi bu haberleri yaptırmak oldu! Çünkü bu haber sayesinde Zeynel Başkan ‘’Efendim, haber çıkınca bazı milletvekilleri bana baskı yaptılar bu yüzden yapamadım!’’ bahanesine sığındı. Buda yemeyince sağda solda Yaşar Fırat hakkında ayıba varan iddialar ortaya atıldı. Viranşehir Siverek yolu Karayolları yetkisi altında ve yapımı ve BŞ Belediyesi ile alakasız iken; salt Yaşar Fıratı’ın hak ettiği makamı vermemek için o yol üzerinden iftira atıldı.
Nihayetinde Zeynel Abidin Beyazgül Yaşar Fırat’ın hak ettiği makamı önceden başka vekillere ve Nihat Çiftçi’nin altını oyanlara söz verdiği için yapamadı. Mesele budur…

Ahin GÜNEŞ: Konudan konuya atlamak istemiyorum ama son birkaç aydır Zeynel Abidin Beyazgül’ün mimar kardeşi Uğur Beyazgül’ü çok eleştirdin. Eminim Urfa kamuoyu bunun gerekçesini merak ediyordur. Sahi nedir asıl mesele..

Ekrem ARPAK: Meseleye dair büyük resmi kamuoyunun önüne koymadan Uğur Beye dair şahsi fikrimi daha doğrusu şahsıma attığı iftirayı anlatarak başlamak istiyorum. Urfa kamuoyu ve sende hatırlarsanız yerel seçim sürecinde çirkin, iğrenç ve senin gibi ve benim gibi insanların asla içinde olmayacağı bir video söylentisi patladı…
İşte bu videoyu partisine zarar vermemek, ele geçirip imha etmek için tamı tamına 78 bin liraya satın aldığını ifade eden ismi bile harcamaktan çekinmeyen bir zihniyetin temsilcisidir kendisi…
Bu algıyı şehre yayan isimler ortada; bu video üzerinden namuslarına, şereflerine dil uzatan isimler, kimlerin buna imza attığını bilmesine rağmen; o isimler ile ballı börek bir arkadaşlık kurup; sözde BŞ belediyeden kitap ücretimi almak için böyle bir video var iddiasını ortaya atıp beni şantaj yapmakla itham ettiler!
İşte o gün Uğur Beyazgül’in sinsi ve tehlikeli bu zihniyeti ile mücadele etmeye karar verdim… Hangi Uğur Beyazgül? Geçmişte ‘’Melahat’’ takma adı ve bayan profili ile makale yazan; yerel seçim sürecinde ofisinde bizzat şahit olduğum ve sözde seçime yönelik diye bana anlatılan 250 fake sayfanın kurucusu olduğuna dair iddiaların şehirde uçuştuğu isimdir… Reelde Saadet Partili ki bu partiden adaylığı hala hafızalarda olan Uğur Beyazgül…
Bugün bütün bir şehrin adeta nefret etmeye başladığı kamuoyunda konuşulanlar ışığında iddia edilen Uğur Beyazgül!
Sevgili Ahin; fake sayfa açan bir kişi aynı zamanda o sayfayı kendi resmi hesabından ilk takip eden isimdir. 2015 yılında Göksel Barbaros takma adı ile açılan ve o günden beridir Nihat Çiftçi’ye, Fakıbaba ve Beyazgül ailesinin karşı olduğu her isme dair ağır paylaşımlar yapan bu sayfanın ilk takipçisi kimmiş, buyursun baksınlar.
Yine ‘’Mehmet Doğan’’ takma adıyla açılan ve DM’den ben ile benim gibi muhalif isimlere ‘’Bir daha Uğur Beyazgül’ü eleştirirsen: Seni Şafak operasyonu ile alacağız’’ tehdidi ile başlayan, ağır hakaretlerde bulunan sayfanın ilk takipçisi ve paylaşımlarını RT’leyen ismin kim olduğuna bir bakın…
Bugün bütün bir şehir Uğur Beyazgül’ün 50 kişilik bir fake sayfa ordusu kurduğunu ve bu ordunun maaş aldığını iddia ediyorsa; oturup bu iddiayı araştırmak benim değil; başta Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları Amirliği ve Ak Parti kurmaylarının görevidir. Zira bu iddia Ak Parti ve şehre zarar veriyor…
Dikkat edin; BŞ Belediyesine yönelik en ufak bir eleştiri yapan isimlere toplu halde saldıran fake sayfaların hemen hepsini takip eden isim ve isimler aynı kişilerdir.
Hangi Uğur Beyazgül’ün zihniyeti ile mücadele ediyorum? Yerel seçim de bir gece yarısı şahsımı Whatssaptan arayarak; ‘’Nihat Çiftçi seçimi sabote ediyor!’’ diye uyaran ve fakat Nihat Çiftçi BŞ belediye başkanı iken Kaşmer eteklerinin imara açılması projesini rant kapısı olmakla itham ederken; bugün ağabeyinin aynı projeyi masaya yatırması sonrasında projeyi, şehre büyük hizmet diye yutturmaya çalışan Uğur Beyazgül…
‘’Urfa’ya Urfalı bakan istemek gericiliktir!’’ paylaşımı ile sinsi siyaset ve anlayışını alenen beyan eden Uğur Beyazgül ile mücadele ediyorum…
Yerel seçim sürecinde seçimin tek kişinin burnu kanamadan atlatılmasında çok ama çok büyük emekleri olan şehrin valisine muhalefetini bizzat bana kusan Uğur Beyazgül ile mücadele ediyorum!
Velhasıl sevgili Ahin; kimin eli kimin cebinde anlamak mümkün değil. Benim mücadelem o elleri o ceplerden çıkarıp; ne kadar kirli olduklarını kamuoyuna anlatmak…

Ahin GÜNEŞ: Bu açıklamandan çıkardığım bir başka durum ise, Zeynel Abidin Beyazgül’ün aslında oldukça başarısız olduğunu fakat bu başarısızlığını fake sayfalar üzerinden başarı olarak lanse edildiğini iddia ediyorsun. O halde Zeynel Abidin Beyazgül’ün bir yıla yakındır sürdürdüğü başkanlık görevinde neleri doğru neleri yanlış yaptığını somut şekilde anlatabilir misin?

Ekrem ARPAK: Doğrudur: Zeynel Abidin Beyazgül benim nazarımda şimdiden Şanlıurfa BŞ Belediye başkanları içerisinde en başarısız ismidir!
Tamamı ile 2015 yılından beridir Nihat Çiftçi’nin altını oymak, itibarsızlaştırmak üzerinden kurgulanan ciddi, sinsi bir hazırlık sürecinden sonra liste dışı kalmanın mağduriyeti ile bu koltuğa oturmuştur.
Ancak daha vahim olanı: Başkanlık koltuğuna oturmak bile Zeynel Abidin Beyazgül’ü kesmedi…
Sevgili Ahin; kimse ama kimse Zeynel Abidin Beyazgül’ün siyaset anlayışını hafife almasın! Urfa tarihi siyaseti bu kadar zikzaklı yollardan yapan başka bir ismi görmemiştir… Bunu bir örnekle ifade etmem gerekirse; Bahattin Yıldız’ın kalmasını ister görünen Zeynel Abidin Beyazgül’ün Çin Büyük Elçisi Emin Önen ile birlikte ortaya Cüneyt Altıparmak ismini attığı iddiasıdır.
Burada yapılmak istenen Altıparmak’ın il başkanı olması değil. Belki büyük elçilik ile yetinmeyen ve bakanlık hayali kurduğu iddia edilen Önen, Altıparmak’ı istiyordur ama Beyazgül’ün yaptığı tek şey; fake sayfaların karşı çıkmasını genel merkeze göstererek ‘’Bakın; bu isimleri kimse istemiyor. Dolayısı ile Bahattin Yıldız dışında başka seçenek yok!’’ planıdır.
Bu plan üç amaca hizmet eder:

  1. Cüneyt Altıparmak il başkanı olursa Bahattin Yıldız’ı gönderdiği için tepki almayacaktır.
  2. Yok, eğer Bahattin Yıldız kalırsa zaten ‘’Vay be, ne kadar vefalı’’ denecek…
  3. Cüneyt Altıparmak ve diğer birkaç güçlü adayı yıpratmak!
Bütün bunların yanı sıra;
  1. Görünen ve iddia o ki; henüz düğünden bir hafta sonra patlayan Halil Özcan’ın damadının daire başkanı olarak atanması mevzusunda gelen eleştirilere cevap vermeyen ve kamuoyu vicdanını rahatlatacak açıklamalar yapmayan Zeynel Abidin Beyazgül’ü korumaya almak ve gündemi değiştirmek vazifesini Mustafa Arısüt üstlendi…
Sözcü gazetesine düşen damat skandalı Ak Partiye zarar verirken Trambüs ve ihale meselesini kaleme alan Arısüt’ün sözcüye düşen iddiası Zeynel başkanın elinde patladı çünkü ortada 455 milyonluk ihale yoktu.
 
Arısüt’ün Nihat Çiftçi ve adı il başkanlığı için güçlü şekilde geçen Nihat Kılıç’ı yıpratma amaçlı haberi resmen ellerinde patladı.
Zeynel Abidin Beyazgül’ün başkanlığı aynı zamanda halkın sorunlarına duyarlı ve bağımsız apoleti ile halkın güvendiği Arısüt’ün aslında birilerine hayli bağlı çok da duygusal olduğunu ortaya koyması bakımından çok önemlidir…
 
Zeynel Abidin Beyazgül’ün başarısızlığını başarı diye halka lanse etmek çabasındaki bu ismin şehrine sevdası, duyarlılığı ve bağımsızlığından dem vurmak basın etiğine hakarettir…
 
  1. Değeri 40 milyon olarak bilinen eski hastanenin yerine 500 metrekarelik ucube park yapan;
  2. Salt Nihat Çiftçi döneminde işe girdikleri için işçilerin maaşlarında 600’er lira indirime giden,
  3. Ceylanpınar belediye başkanı Abdullah Aksak görevden alınana kadar Ceylanpınar’a hizmet götürmeyen ve bu oyuna resmen dâhil olan,
  4. Başta köyler olmak üzere şehrin perişan hallerdeki yollarına dair tıkanma noktasında hizmet fukarası olmuş,
  5. Halil Özcan dışında hiçbir milletvekili ile bağı kalmadığı iddia edilen,
  6. Başta vali olmak üzere sürekli birilerinin otoritesini sarstığına dair mızmızlanan,
  7. Danışmanlar başta olmak üzere atamalarda tutarsız olduğu ortada,
  8. İlçe Belediye başkanları üzerinde ciddi baskıcı politika uyguladığı iddia edilen,
  9. Komşu Gaziantep belediye başkanının vizyonu altında adeta ezilen,
  10. Göbeklitepe gibi altın yumurtlayan tarihi eserin tanıtımına yönelik adım atamayan,
  11. Bazı gazetecilere koyduğu belediyeye giriş yasağı ile Urfa ilk
  12. Sosyal medyada kendisini eleştiren takipçilerini en fazla engelleyen, eleştirilere tahammülü olmayan başkan sıralamasında birinciliğe oynamasıdır
Ve daha birçok gerçek ortada iken; Zeynel Abidin Beyazgül için başarılıdır demek ancak Arısüt ve onun gibi çok duygusal(!) olan isimlerin işidir, bizlerin değil.

Ahin GÜNEŞ: Yine konudan konuya atlıyor gibi görünebilir ama Abdullah Aksak meselesi açıklığa kavuşması gereken bir meseledir. Kaldı ki ben Aksak’ın bir komplo yüzünden hak etmediği bir karara kurban edildiğini düşünüyorum. Şimdi Aksak konusunda Zeynel Abidin Beyazgül ve il teşkilatının hatalı olduğunu mu iddia ediyorsun?

Ekrem ARPAK: Sevgili Dostum; Abdullah Aksak’ın 25 yıl öncesinden üstelik kanunen çocuk sayıldığı yaşta aldığı bir ceza yüzünden mazbatasının iptal edildiğini söylemek bu halkın aklı ile alay etmektir!
Mesele sabıka kaydının çok ötesinde, Ceylanpınar halkının iradesine konulan ipotek ve tamamı ile hukuksuz bir operasyondur.
Halil Özşavlı’nın ‘’Abdullah Aksak’ı görevden aldım, sıra Salih Ekinci de!’’ dediğine dair Ceylanpınar, Viranşehir kamuoyunda dolaşan iddialar bile tek başına bunun kanıtı sayılabilecek cinstendir.
Zeynel Abidin Beyazgül’ün ilk günden beridir Aksak karşıtı olduğunu görmek için Aksak’ın başkanlığı sürecinde Ceylanpınar’a gitmeyen hizmetler üzerinden okursunuz… Yine Abdullah Aksak görevde iken yaşanan sınır ötesi operasyon ve dağılan Ceylanpınar’a dahi gitmekte erinen Beyazgül’ün Aksak sonrası depreşen Ceylanpınar aşkı bize birçok konuda fikir veriyor.
Aksak döneminde ilçe ziyaretlerini sadece ilçe başkanına yapan Halil Özşavlı yine şimdilerde Ceylanpınar kendi seçim bölgesiymiş gibi ilçeden çıkmayan Halil Özcan görselleri Abdullah Aksak’ın bir operasyonun kurbanı olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Sahi buradan Abdullah Aksak’a seslenmek istiyorum. Sevgili Abdullah Aksak; başkanlık döneminde parti teşkilatından üst düzey birinin sizden 75 bin lira istendiği ve sizin de bu isteğe sert bir şekilde karşı çıktığınız doğru mu?
Yine bir milletvekilinin özel kalem müdürlüğünü kendi yakınına vermeniz konusunda size baskı yaptığı doğru mu?
Bu istekleri yerine getirmeyince bazı isimlerin sizi genel merkeze şikâyet ettiğine, sizinle ilgili görevden alınma kararında rol aldıklarına dair iddialara cevap vermesini isterim.
Hakeza Aksak’ın gidiş sürecine imza atan hukuk bürosunun söz verilen iki aracı almadıkları için ciddi rahatsız olduklarına dair iddialar oldukça çarpıcıdır.
Sevgili Ahin; Abdullah Aksak Şanlıurfalı bazı milletvekilleri ile BŞ belediye başkanının ortaya koyduğu irade yüzünden gitmiştir iddiası ortada iken bunlara cevap verilmemesi oldukça manidardır.
Ancak benim bildiğim Aksak’ın devam eden hukuki süreci de ve Erdoğan’a verilecek doğru bilgiler sonrasında hak yerini bulacak ve Aksak geri dönecektir…
Ceylanpınar ve Viranşehir’i nepotizmin esiri eden isimlerin Aksak’a oynadığı oyunu bozmak Ak Parti kurmaylarının boynunun borcudur.

Ahin GÜNEŞ; Biz gelelim son dönemde sosyal medyada kendini gizleyen ancak çok takipçisi olan sosyal medya hesapları üzerinden ortaya atılan çarpıcı iddialara. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Ekrem ARPAK: Sevgili Ahin; Ankara Kuşu tiwitter sayfasının durduk yerde Mahmut Kaçar’ın maaşını sorgulaması; Kaçar’ın ‘’hiçbir kurumdan maaş almıyorum!’’ cevabı ve hemen ardından aynı sayfanın Ziraat Bankası kaynaklı gösterdiği maaş alıntısı şehrin siyasetinin içine düştüğü zavallı hallerin belgesidir.
Yine valinin kayyum olarak atanacağını iddia eden Urfa Gundemi adlı tiwitter sayfasının çarpıcı tiwitleri; El Profesör adlı tiwitter sayfasının akıl alır gibi olmayan iddiaları…
Finalde dün ortaya çıkan Ankara Raporu adlı tiwitter sayfasının Zeynel Abidin Beyazgül’e yönelik ‘’Açıkla’’ çağrısı ile yönelttiği sorular inanılmaz çarpıcı ve derhal açığa kavuşması gereken iddialardır.
‘’Sn. Erkan Kandemir; Ağrılı olup, İstanbul da oturan Ruken Kilerci Urfa BŞ belediye başkanına nasıl danışman oldu? Uzmanlığı nedir?
Urfaya gitmeden nasıl maaş alıyor?
Zeynel Beye seçilmesi halinde bunu şart koştunuz mu?’’
Bu tiwit ve iddia benim değil Sevgili Ahin; Ankara Raporu adlı tiwitter sayfasının iddiası olup derhal cevap verilmesi gereken bir iddiadır.
Devam ediyor iddialar…
‘’Sn. Zeynel Abidin Beyazgül ile hiçbir ilişkisi bulunmayab Ruken Kilerci’yi niçin danışman yaptınız?
Uzmanlığı nedir?
Urfalı da değil!
Aday adaylığınız sürecinde söz vermek zorunda mı kaldınız?’’
‘’Ak Parti genel merkezinde 2 simsar kadın!
Teşkilatta bütün akçeli işlerin arkasındaki isimlerden ilki Ruken Kilerci!
Güneydoğu da paranın gücünü kullanmak isteyen herkes o’na gidiyor.
Diğer koordinatörlerle vatandaş arasında komisyonculuğu yapıyor!’’

Şimdi bu iddialar akla çok başka ve iğrenç sorular getiriyor elbette. Yine mutlak ispat edilmesi gereken ve ispat edilene kadar herkesin masum olduğu gerçeğini ihmal etmeden soruyorum; neden cevap vermiyorsunuz arkadaş, neden?

El Profesör adlı tiwitter sayfasının iddialarına yönelik tek bir cevap duydu mu Urfa halkı? Yok…
İşte Sevgili Ahin; Sosyal medyaya düşen koca Urfa ve hizmet fukarası vizyon yoksunu insanların dizayn ettiği memleketimin hali budur maalesef.

Ahin GÜNEŞ: Peki, kardeşim; bu güzel söyleşi ve analizlerin için teşekkür ederim. Ancak bu analizin burada bitmediğini ve daha seni bu gözünden olduğun operasyona rağmen yoracağımı da belirtmek isterim.

Ekrem ARPAK:  Müsaaden ile bir kendime dair de bir paragraf açmak istiyorum. Şunu son kez belirtmek isterim; tıpkı sende olduğu gibi, sopaysa, sopanın kralı var bende lakin Ekrem Arpak’ın sırtını, hiçbir milletvekiline, bürokrata, kurum amirine dayama ihtiyacı olmadığı gibi feriştahından da korkusu yoktur.
Herkes iddiasını ispat ile mükelleftir. Ben de… Kalemimden, yazılarım ve tiwitlerimden rahatsız olanları hukuki yollara başvurmaya davet ediyorum…
Bunu yaparken devletimin çok değerli hâkim ve savcılarına şerefle ifademi verecek yüreğimin de bilgi belgelerimin de olduğunu not edelim.
Bugün gerçekleri haykıran her fake sayfanın, köşe yazarının ben olduğum yada Ahin Güneş olduğu şeklinde iddia edilmesinden de büyük şeref duyuyorum!
Fake sayfalara karşı biri olarak gurur duyuyorum. Deme ki doğrular denince akla ben ve sen geliyoruz… Çünkü ne senin ne de benim ağzımız her zaman söylediğin gibi soğan sarımsak kokmuyor…
Hayatım boyunca tıpkı senin gibi fake sayfa kullanmadım. Kullanmadığım gibi de bu bağlamda kendi İP numaralarımı savcılığa verecek kadar netim…
 
Devam EDECEK…
 
 
 
 

  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum