RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Güncel - Yaşam Kış Uykusuna Yatan Kanser Hücreleri

Kış Uykusuna Yatan Kanser Hücreleri

Kemoterapi neden bazı kanser hastalarında etkili olmuyor? İyileşen kanser hastalarında neden nüks görülüyor? Fitoterapi Uzmanı Dr. Şenol Şensoy kanser hücrelerinin kemoterapiden saklanmak için nasıl hareket ettiğini ve bu durumda fitoterapinin nasıl etkili olduğunu anlattı.

· 5 dk okuma · Süper A. · 672 okunma
0Yorumlar
Kış Uykusuna Yatan Kanser Hücreleri

Kanser Hücreleri Kendilerini Yavaşlatabiliyor

7 Ocak 2021 tarihinde Cell Dergisinde, tehdit altında olduğunu anlayan kanser hücrelerinin kendilerini korumak için ‘çoğalma hızını yavaşlattığını’ anlatan bir araştırma makalesi yayınlanmıştı. Kanser hücrelerinin böyle bir özelliğinin ilk defa keşfedildiği ifade edilen çalışmada, Toronto'daki Princess Margaret Kanser Merkezi'nden Dr. Catherine O'Brien, araştırmaya ilişkin şunları söylemişti: ‘Tümör kendisini yavaşlatarak hayatta kalmak için enerjisini muhafaza eden bütünlüklü bir organizma gibi hareket ediyor. Zor şartlarda hayatta kalmak için bazı hayvanların da benzer şekilde davrandığı örnekler mevcut. Kanser hücreleri bu hayatta kalma stratejisini çok iyi şekilde öğrenmiş gibi görünüyor.

Bilim insanları, 100'den fazla memelinin zor çevre koşullarında embriyolarını güvenli şekilde koruyabilmek için düşük enerji seviyesi durumuna geçtiğini, kanser hücrelerinin de bu embriyonik hayatta kalma yöntemini öğrendiğini gözlemledi.

Hayata ve Bilime Bakış Açısı Nasıl Olmalı?

Princess Margaret Kanser Merkezi Araştırma Enstitüsü'nün başındaki Dr. Aaron Schimmer da hücrelerin "ayılara benzer şekilde" kış uykusuna yattığını belirtti.’

Bu araştırma makalesi, bu yaklaşım çerçevesinde devam ediyor ve tedavide yeni yaklaşımlar ve daha etkili kemoterapi yöntemlerinin önünü açabileceğine dair öngörülerle sonlanıyor. Bu yeni keşif nedense beni hiç şaşırtmadı. Bütün canlılar aleminin yaratılışı gereği, temel davranış şeklinin çok benzer olduğu aşikar olan bir durumdur. Canlı hücrenin, gelişkin bir organizma veya bir insan vücudunun sağlığını koruyabilmek, varlığını devam ettirebilmek için birçok koruyucu mekanizmaya aslında yaratılıştan sahip olduğunu ve ihtiyaç halinde bu mekanizmaların devreye girdiğini insanlık çok uzun zamandan beri bilmektedir. Yaratılmış olan ilk insan ilim ehli yani yaşadığı dünya ve kendi varlığı (biyolojik, ruhsal ve akli kabiliyetleri) ile ilgili bilgi sahibi, bizim ifademizle alim, modern batılı ifade ile aynı zamanda bilim adamı kimliği olan bir varlıktı. Buradan nereye gelmeye çalışıyorum? Sosyal, psikolojik, ekonomik veya biyolojik, yaşadığımız bütün hastalıkların (sorunların) mekanizmaları ve tedavi (çözüm) prensipleri birbirine büyük benzerlikler gösterir. Hayata ve bilime hastalıklı bir bakış açısıyla bakarsanız her adımda tökezler ve insanlığın faydasına yeni keşifler yapma konusunda her zaman sınıfta kalırsınız. Kendi bakışımız ve irademizi ortaya koyabileceğimiz gün gelinceye kadar, bugünkü bilimsel çalışmaların, yöntem ve tedavi şekillerini uygulama konusunda ne yazık ki bir mahkûmiyetimiz var.       

Gelişen teknoloji, üretim şekilleri ve yaşam tarzlarının bütün menfi sonuçlarına rağmen ruh, beden ve akıl sağlığımızı korumak, hastalık ve sorunlarımıza çözüm noktasında yaratılışımıza uygun, geçmişten miras kalan hafızamızdan da faydalanarak doğal ve akılcı yaklaşımları hayatımıza geçirmek bir zarurettir. 

Tıbbi Bitkilerin Kanser Tedavisindeki Rolü

Kanserin tedavisinde, binlerce yıllık bir birikim ve günümüz teknolojik imkânlarından faydalanarak ortaya konulabilen fitoterapötik (bitkisel tedavi) yaklaşımlar bize çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Tıbbi bitkilerin, hali hazırda yeni tedavi yaklaşımları geliştiremediğimiz kanser kök hücrelerinden, uyuyan kanser hücrelerine kadar kanserin her aşamasında faydalı etkilerinin olduğu yapılan çalışmalarda ortaya konulmuştur. Bir tıp doktoru olarak günümüz klasik tedavi yöntemlerini reddetmem etik ve bilimsel açıdan elbette mümkün değil. Ancak tedavi yaklaşımlarının riskleri ve yan etkileri konusunda duyarsız davranış ve yaklaşımları da kabul etmem mümkün değil. Tedavi yaklaşımları konusunda herhangi bir makinenin onarımını yapan mühendislik (mekanik) bir yaklaşımla değil, hastamızla mutlaka empati kurarak, evladına, kardeşine, ebeveynine duyduğu hissi bir yaklaşımla ‘zarar vermemeyi önceleyerek’ tedavi protokollerini uygulamamız gerekmektedir. 

Klasik tıbbi tedaviler, fitoterapi gibi geleneksel ve tamamlayıcı yöntemler, moral desteği, iyi beslenme, egzersiz ve kaliteli uyku, mümkün ise temiz hava ve huzurlu bir yaşam alanı gibi her türlü olumlu şart bir araya geldiğinde kanserin şifa bulmaması için hiçbir neden yoktur. Doktorun ve sistemin de hastanın iyileşmesi hususunda inancı tam olmalıdır. Hasta iyileşeceğine inanır ve iyileşmek isterse iyileşir. Kanaatimce hastasının tedavi olmayacağına inanan bir hekimin, ona tedavi vermesi de doğru değildir. Bu bir kandırmaca değil bir usuldür. Usülde bir yanlışlık varsa, asıl hükümsüz kalır. Uygunsuz bir usul ile doğru vasıtalar kullansanız bile hedefe ulaşamazsınız.

Yine İbn-i Sina’nın sözüyle bitirelim. “İyileşmeyecek hastalık yoktur, irade eksikliğinden başka.”



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Güncel - Yaşam Haberleri

Tümü

İHD’den AGM Medya’ya nezaket ziyareti

İnsan Hakları Derneği’nden (İHD) AGM Medya Başkanı Ahin Güneş’i ziyaret ederek yürütülen...

9 saat önce

Şanlıurfalılar dikkat: ŞUSKİ’de yeni dönem başlıyor!

Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi (ŞUSKİ) Genel Müdürlüğü, yeni su aboneliği açma ve abonelik...

1 gün önce

Urfa’nın pul biberi 85 ülkede sofralara lezzet katıyor!

Şanlıurfa’da üretilen ve yüksek aromasıyla öne çıkan pul biber, 85 ülkeye ihraç ediliyor.

1 gün önce

Şanlıurfa’da hafta sonu plan yapanlar dikkat: Hava nasıl...

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yayımladığı hava tahmin raporuna göre Şanlıurfa’da hafta sonu...

1 gün önce

Bakan Uraloğlu müjdeyi duyurdu: Ücretsiz olacak!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Başkentray,...

1 gün önce

Bozulan etleri vatandaşa yedireceklerdi: Operasyonla...

Hindistan'dan deniz yoluyla Hatay'ın İskenderun limanına ulaşan ve kara yoluyla Özbekistan'a...

1 gün önce

Vali Şıldak hizmet binalarındaki çalışmaları yerinde...

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, yapımı devam eden hizmet binalarının inşaat alanlarında...

2 gün önce

Şanlıurfa’da 8 yaşındaki çocuğa köpek saldırdı

Şanlıurfa’da köpek saldırısına uğrayan 8 yaşındaki çocuğun başına 15 dikiş atıldı.

2 gün önce

Suruç'ta yeni yapılan yol esnafı mağdur etti

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yapılan çevre yolu Aligör esnafını mağdur ediyor. Konuya ilişkin...

2 gün önce

Şanlıurfa Milletvekili meclise taşıdı: “Gazetecilere...

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, en az 15 yıl gazetecilik yapan basın mensuplarına...

2 gün önce

Kızılkaya görevi devraldığını duyurdu

Şanlıurfa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini kazanan Halil Kızılkaya, görevi...

2 gün önce

İzmir’den Şanlıurfa’ya acı haber

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine acı haber İzmir’den geldi. Dilan Koyuncu hayatını kaybetti.

2 gün önce