Şanlıurfa Sokaklarında Ortak İtiraf: “Bırakamıyoruz”
Ruha TV ekibi, Şanlıurfa’da sigara bağımlılığına dair halkın nabzını tuttu. Çoğu zararını biliyor ama bağımlılık bırakmayı neredeyse imkânsız kılıyor.
Dünya genelinde her yıl milyonlarca insan sigara nedeniyle hayatını kaybediyor. Küçük bir paket içinde satılan bu ürün, yalnızca bireylerin sağlığını değil, toplumu, çevreyi ve ekonomiyi de etkiliyor. Peki, sigara gerçekten sadece bir alışkanlık mı, yoksa yavaş işleyen bir intihar mı? Ruha TV ekibi olarak bu sorunun cevabını aramak için sahaya indik ve Şanlıurfa’da vatandaşlara mikrofon uzattık. Vatandaşların Çoğu Zararın Farkında Yapılan sokak röportajlarında görüştüğümüz vatandaşların büyük çoğunluğu sigaranın zararlarının farkında olduklarını dile getirdi. Ancak buna rağmen sigara kullanımının yaygın olduğu ve bağımlılığın bırakmayı zorlaştırdığı yönünde ortak bir görüş ortaya çıktı. Bir vatandaş, “Evet içiyorum ama içenlere tavsiye etmiyorum,” sözleriyle sigaranın zararlı olduğunu kabul ettiğini fakat bu alışkanlığı bırakamadığını ifade etti. Bir başka kişi ise, “İçiyorum, nefes darlığım var ama bırakamıyorum,” diyerek sigaranın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini bizzat yaşadığını belirtti. Sigara Kullanmayanlar Tepkili Görüştüğümüz vatandaşlar arasında sigara kullanmayanlar da vardı. Bu kişiler sigaraya karşı net bir duruş sergileyerek, sağlığa, topluma ve çevreye olan zararlarına dikkat çekti. Bir vatandaş, “İçmiyorum, asla da içmem. Hem sağlığa hem topluma hem çevreye hem de cebimize zarar. Neden içeyim ki?” sözleriyle sigara kullanımına tepkisini ortaya koydu. Bağımlılık Bırakmayı Zorlaştırıyor Röportajlardan çıkan ortak sonuç, vatandaşların sigaranın zararlarını kabul etmesine rağmen bağımlılığın bırakmayı güçleştirdiği yönünde oldu. Bazıları defalarca bırakmayı denediklerini ancak başarılı olamadıklarını belirtti. Sonuç: Bilinç Var, Ancak Mücadele Eksik Vatandaşların büyük kısmı sigaranın bireysel ve toplumsal zararlarının bilincinde. Ancak bu bilinç, tek başına bırakma sürecini kolaylaştırmıyor. Uzmanlar, bağımlılıkla mücadelede bireysel çabanın yanı sıra destek mekanizmalarının da önemine dikkat çekiyor. Sigaraya Karşı Uyarılar Artıyor: Uzmanlardan Peş Peşe Açıklamalar Geldi Bu kapsamda Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şerif Kurtuluş, sigaranın akciğer kanseriyle olan doğrudan ilişkisini ve erken teşhisin önemini vurgulayan çarpıcı bir açıklama yaptı: HER 5 ÖLÜMDEN 1’İ KANSERE BAĞLI Her yıl dünyada 2 milyonun üzerinde insan akciğer kanseri tanısı almakta ve 1,5 milyon civarında insan hayatını kaybetmektedir. Dünyada her 5 ölümden 1’i kansere bağlı oluyor. Kanserler arasında ölüm ise en sık akciğer kanserinde görülmektedir. 2035 yılında 3 milyon kişinin akciğer kanserine bağlı yaşamını yitireceği öngörülmektedir. Erkeklerde en sık, kadınlarda ise meme kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülmektedir. AKCİĞER KANSERİNİN EN ÖNEMLİ VE ÖNLENEBİLİR NEDENİ: SİGARA Akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85’i sigara kaynaklıdır. Sigara, sarılmış tütün, nargile, elektronik sigara, puro, pipo, ısıtılmış tütün ürünleri, mentollü tütünler gibi tüm tütün ürünleri ciddi risk taşır. Ayrıca pasif içicilik, üçüncü el sigara dumanı, asbest (çerpek), radon gazı, hava kirliliği ve genetik yatkınlık da risk faktörleri arasında yer alır. Özellikle bölgemizde asbest maruziyeti önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. AKCİĞER KANSERİ İLE MÜCADELEDE SİGARADAN KURTULMAK EN ÖNEMLİ ADIMDIR. Sigara içmek, akciğer kanseri vakalarının %85'inden sorumludur. Dünya genelinde 1,2 milyar kişinin sigara kullanıcısı olduğu ve bugünkü eğilimin devam etmesi halinde 2030 yılında yaklaşık 2 milyar kişinin sigara içicisi olacağı tahmin edilmektedir. Bu gidişi önlemek için toplumsal farkındalığı artırarak sigara ve diğer tütün ürünlerinden kaçınmasını sağlamakla .mümkün olacaktır. Bölgemizde asbest (çerpek) maruziyeti de akciğer kanseri için önemli bir yer tutar. İNATÇI ÖKSÜRÜK, AĞIZDAN KANLI BALGAM GELMESİ, NEFES DARLIĞI, SES KISIKLIĞI, İŞTAHSIZLIK VE KİLO KAYBI AKCİĞER KANSERİ BELİRTİSİ OLABİLİR! Kanserin belirtileri, kitle konumuna göre erken veya geç dönemde ortaya çıkabilir. İnatçı öksürük, ağızdan kanlı balgam gelmesi (hemoptizi), nefes darlığı, ses kısıklığı, iştahsızlık ve kilo kaybı şeklinde belirti verebilmektedir. AKCİĞER KANSERİNDE TANI Tanı yöntemleri, hastanın durumuna ve kitlenin yerleşimine göre değişebilir: Akciğer grafisi, Toraks BT (Bilgisayarlı Tomografi), Kan testleri, Bronkoskopi (kamera ile solunum yollarına bakılması) EBUS (ultrason destekli bronkoskopi) Transtorasik iğne biyopsisi (sırt bölgesinden girişimle örnek alınması) VATS veya açık akciğer biyopsisi (cerrahi tanı yöntemleri gibi yöntemler kullanılarak, ilgili lezyondan biyopsi alınarak patolojiye gönderilmesi işlemi sonrası kesin tanı patolojiye aittir.) KLİNİĞİMİZDE BRONKOSKOPİ VE EBUS GİRİŞİMSEL İŞLEMLERİ BAŞARIYLA UYGULANMAKTADIR. Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, akıllı ilaç kullanımı (hedefe yönelik tedaviler - İmmünoterapi), olası diğer komplikasyonlar için ek tedaviler gibi tedavi yöntemleri vardır. EN ETKİLİ TEDAVİ: KORUNMA Sigara ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durun.