İsrail'den Yeni Provokasyon!

Yayınlanma: 24.07.2025 09:57 Güncelleme: 09.05.2026 16:26

İsrail Meclisi’nde Batı Şeria’nın ilhakını talep eden karar, uluslararası hukuka aykırı bulundu ve bölgesel barışa tehdit oluşturduğu gerekçesiyle tepki çekti.

İsrail Meclisi’nde Batı Şeria’nın ilhakını talep eden karar, uluslararası hukuka aykırı bulundu ve bölgesel barışa tehdit oluşturduğu gerekçesiyle tepki çekti. ULUSLARARASI HUKUK YOK SAYILIYOR İsrail Meclisi’nde kabul edilen ve işgal altındaki Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhakını talep eden karar, dünya genelinde tepkiyle karşılandı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın 23 Temmuz 2025 tarihli açıklamasında da altı çizildiği üzere, bu karar uluslararası hukuk açısından “hükümsüz” ve “geçerlilikten tamamen yoksun” kabul ediliyor. 1967 yılında gerçekleşen Altı Gün Savaşı’ndan bu yana İsrail işgali altında tutulan Batı Şeria, Birleşmiş Milletler kararlarıyla da Filistin toprağı olarak tanımlanmış durumda. Dolayısıyla söz konusu karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları başta olmak üzere birçok uluslararası anlaşma ve belgeye açıkça aykırılık teşkil ediyor. İLHAK GİRİŞİMİ BARIŞ UMUTLARINI ZEHİRLİYOR İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme yönündeki siyasi hamlesi, bölgede kalıcı barış umutlarını bir kez daha sekteye uğrattı. Uzmanlara göre bu tür adımlar, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözüm temelinde yürütülen tüm barış girişimlerini sabote ediyor. Türkiye’nin açıklamasında da bu gerçeğe dikkat çekilerek, “İlhak yönündeki her türlü teşebbüs, barış çalışmalarını baltalamayı hedefleyen gayrimeşru ve provokatif çabalardan ibarettir” denildi. NETANYAHU’NUN POLİTİKALARI BÖLGEYİ KRİZE SÜRÜKLÜYOR Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümetinin uyguladığı aşırı sağcı politikalar, yalnızca Filistin halkını değil, bölgedeki tüm halkları doğrudan etkileyen krizleri körüklüyor. Özellikle Gazze’de aylardır süren saldırılar, Batı Şeria’da artan şiddet olayları ve yerleşim politikaları; İsrail’in askeri işgali siyasi ilhaka dönüştürme hedefinin sistematik bir parçası olarak görülüyor. Türkiye’nin değerlendirmesinde, “Netanyahu hükümetinin şiddet politikaları ve hukuksuz eylemlerle ayakta kalma çabaları her geçen gün yeni krizlere yol açmakta; uluslararası düzene ve bölgesel güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerine yer verilerek, mevcut İsrail yönetimi açıkça eleştirildi. “SOMUT VE CAYDIRICI ADIMLAR GEREKİYOR” Türkiye, uluslararası topluma da net bir çağrıda bulundu: “İsrail’in saldırganlığına karşı gecikmeksizin bağlayıcı ve caydırıcı önlemler alınmalı; uluslararası sistemin hukuki ve ahlaki yükümlülükleri etkin bir biçimde yerine getirilmelidir.” Bu çağrı, yalnızca İsrail’in saldırgan tutumuna karşı bir uyarı değil; aynı zamanda Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Arap Ligi gibi aktörlerin pasifliğine yönelik bir eleştiri niteliği de taşıyor. FİLİSTİN HALKININ MEŞRU MÜCADELESİNE DESTEK VURGUSU Türkiye’nin açıklamasında, Filistin halkının topraklarını ve haklarını koruma yönündeki mücadelesine verilen desteğin altı çizildi. İlhak girişimlerinin tanınmayacağı net şekilde ifade edilirken, uluslararası kamuoyu da bu tavrı benimsemeye çağrıldı. Açıklama, Türkiye’nin Filistin meselesinde uzun yıllardır sürdürdüğü ilkeli tutumun yeni bir teyidi olarak yorumlandı.    

Devamını Okumak İçin Tıklayınız