Gülpınar ve Doğar Kadar Başınıza Taş Düşsün

Yayınlanma: 05.08.2025 13:13 Güncelleme: 05.08.2025 14:48

Necdet Karadeniz'in yeni köşe yazısında "Şanlıurfa dedikodularla çalkalanıyor. Hizmet edenlerin sesi değil, dedikodu yapanların sesi daha fazla duyuluyor" konularını ele aldı

   Şanlıurfa yine bildiğimiz gibi… Hizmet edenin değil, dedikodu yapanın sesi daha çok çıkıyor. Bu şehirde her gün yeni bir spekülasyon üretiliyor, her gün birilerinin adı asılsız iddialarla kirletilmeye çalışılıyor. Son günlerin dedikodusu: Büyükşehir Belediye Başkanımız bakan olacakmış, yerine Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat geçecekmiş. Kim söylüyor? Nerede, ne zaman, hangi kaynaktan? Belli değil. “Kulis bilgisi” denilip, sosyal medya üzerinden yayılıyor. İkinci mesele: Sayın Vedat Doğar’ın BELTUR’dan ayrılması. Bu kez de “yolsuzluk vardı”, “aydınlattı”, “görevden alındı” gibi mesnetsiz cümleler dolaşıma sokuluyor. Oysa Belediye Başkanı bu konuda açık bir açıklama yaptı. Açıklamayı okumadan hüküm veren, bir fikri olmayan ama her konuda fikri varmış gibi davranan bir kitle var karşımızda. Şimdi soruyorum: Bu isimleri eleştiren, arkalarından konuşan kişiler; siz ne yaptınız? Hangi projeyi götürdünüz Sayın Gülpınar’a? Hangi yapıcı öneride bulundunuz? Eleştirmek kolay. Asıl mesele taş taşımak. Ama siz bırakın taş taşımayı, taş atmaya bile yeltenmeden sadece konuşuyorsunuz. Peki, bu dedikodular neden yayılıyor? Cevap basit: Üretmeyen, taş üstüne taş koymayan, yalnızca eleştiriyle var olmaya çalışan bir çevre, gündemi dedikoduyla şekillendirmeyi tercih ediyor. Hedefte ise ne hikmetse hep çalışan, halkla iç içe, samimi insanlar oluyor. Sayın Kasım Gülpınar’ın devletle olan teması, görüşmeleri, yürüttüğü büyükşehir politikaları da başka bir dedikodu hattına dönüşmüş durumda. “Kabineye alınacakmış, yerine şu geçecekmiş…” Peki kim söylüyor? Somut kaynak var mı? Elbette yok. Ama dedikodu yayılırken kimse belge sormuyor, herkes hemen inanıyor. STK’lar, bazı kanaat önderleri, köşe başında oturan "kulis uzmanları"… Hepsi konuşuyor. Ama şu soruyu kendilerine sormuyorlar: Biz ne yaptık? Biz hangi yapıcı öneriyi Sayın Gülpınar’a ya da Sayın Doğar’a sunduk? Bu şehir için neyi gündeme taşıdık? Sosyal medyada karakter suikastı yapmak kolay. Zor olan, projelerle gündeme gelmek. Zor olan, bir isme sahip çıkmak. Zor olan, hakikatin yanında durmak. Ve elbette Asuman Cevahir Yazmacı… Şimdi yeni hedeflerden biri de o. “Niye komisyona seçilmiş?” diyorlar. Ne tanırlar, ne bilirler… Ama karalamak kolay geliyor işte. Oysa biraz araştıran, emeğini gören herkes anlar neden orada olduğunu. Toparlayacak olursak:   Bu şehir hak ettiği değeri görsün diye çalışanlara taş atmayın.   Varsa bir taş, Gülpınar ve Doğar kadar başınıza düşsün ki, ne demekmiş bir şehre hizmet etmek, o zaman anlayın.      

Devamını Okumak İçin Tıklayınız