Bizi Satmak İçin Seçmedik
Urfa haber köşe yazarı Necdet Karadeniz yazdı: Bizi Satmak İçin Seçmedik
Giriş — Bir seçmenin öfkesi Bizi satmak için seçmedik. Sandıkta verdiğimiz oy, kimliğimizi, onurumuzu ve kısacası tercih hakkımızı el değiştirmek için bir kağıt parçası değildir. Bana sormadan, alnımıza ne yazılacağını belirlemek kimseye düşmez. Eğer kendine saygın yoksa bile bize saygı duymak zorundasın. Dayatma ve listesizlik Seçimler, özgür tercihlerle anlam kazanır. Ancak Ankara'dan zembille inen atamalar, önüme konulan listeler ve ‘tercihini yap’ denilerek seçmen iradesinin yok sayılması, demokratik sürecin ötesinde bir hakaretin ta kendisidir. Sıralamayı hazırlayanlar, isimleri yazıp bana gönderenler en büyük saygısızlığı yapıyor; sonra çıkıp “demokrasi” diye kestirip atıyorlar. Bu çifte standart kabul edilemez. Kimlik ve güven Seçtiğim insan, benim adıma karar alır mı? Benim oyumla gelen kişi, dilediği gün başka bir partiye geçip “ben istifa ediyorum, AK Parti’ye geçiyorum” diyorsa, burada bir güven eksikliği vardır. Yasalar boşlukluysa, bunu fırsat bilenler halkın sırtına ihanet ediyorsa, vatandaşın kimliğine, emeğine ve beklentisine haksızlık edilir. Hizmet mi, şantaj mı? “Size hizmet getirdim” diyerek yapılan vurgu, eğer gerçekte hizmet, yasalara göre değil de biat ve nüfuz ilişkileriyle sağlanıyorsa, bunun adı hizmet değil şantajdır. Hizmet, hesap verilebilirlik ister; seçmenin rızası ister. Hastane yaptım, yol yaptım diye yüzüne vurulan minnet değil, adil ve şeffaf bir yönetim bekleriz. Çözüm önerisi — Siyasi sorumluluk ve yasal düzenleme Demokrasi sadece oy vermekten ibaret değildir; temsil edilenin haklarının korunması, seçim sonrası davranışların düzenlenmesi ve milletin iradesine saygı göstermektir. Bu yüzden: Siyasi partilerin milletvekili ya da yerel temsilcilerinin parti değişikliklerine dair açık ve caydırıcı hukuki düzenlemeler getirilmeli. Seçmenin tercihinin manipülasyonunu önleyecek içparti mekanizmaları güçlendirilmeli. Atama ve liste yapma süreçleri şeffaf, hesap verilebilir ve tabana dayalı olmalı. Bunları yapmak zor değil; istemek gerekiyor. Sonuç — Tepki ve talep Bizleri satmak için seçmedik. Sandıkta verdiğimiz oy, bir araç değil, irademizin somut hâlidir. Eğer siyasetçilerin verdiği cevap, “biz demokrasiyi uyguluyoruz” klişesinden ibaret kalacaksa, o zaman vatandaş olarak tepki göstermek, talep etmek ve gerektiğinde sandıkta cevabını vermek en doğal hakkımızdır. Yasalar boşlukluysa, doldurulsun; saygı yoksa, talep edilsin. Biz bu ülkenin onuruyuz — öyle kolayca pazarlanamayız.