Bir Büyükşehir, Kültürsüz Olabilir Mi?
Urfa Haber Köşe Yazarı Necdet KARADENİZ Yazdı: Bir Büyükşehir, Kültürsüz Olabilir Mi?
Büyükşehir olacaksınız; kalkınmanın yolunun kültür, sanat ve turizmden geçtiğini söyleyeceksiniz… Ama koskoca şehirde bir kültür merkeziniz olmayacak! Ne çok amaçlı bir salon, ne bir tiyatro salonu, ne de sergi alanı bulunacak. Dünyanın neresinde böyle bir “büyükşehir” var? Üstelik var olan tek sergi salonunuzu da kapatacaksınız! Kayıp Bir Kültür Mirası 1992 yılında dönemin Şanlıurfa Valisi Ziyaettin Akbulut, bu eksikliğe dikkat çekmiş ve Koşu Meydanı’nda, valiliğin hemen yanında bulunan arsayı İl Kültür Turizm Müdürlüğü’ne kültür merkezi yapılması için tahsis etmişti. Fakat ne yazık ki, değişen iktidarlar Şanlıurfa’da kültür ve sanatı bir potansiyel tehlike olarak gördüklerinden, bu proje yıllarca askıya alındı. Bugün geldiğimiz noktada, belediyenin haber merkezinde ölüm ilanı okuyan bir memurun İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atanması, durumun özeti gibidir. Böyle bir atama yapılırsa, Şanlıurfa’nın kültürel geleceğinden ne bekleyebiliriz? Rahmetle Anılan Gerçek Kültür İnsanları Bir zamanlar bu şehirde merhum Hüseyin Kendirci gibi kültüre adanmış müdür yardımcıları vardı. Kültür merkezinin açılması için gece gündüz mücadele etmişlerdi. Bugün onların kemikleri sızlıyordur, çünkü aradan 35 yıl geçti ve hâlâ Şanlıurfa’da bir kültür merkezi yok! Korku Mu, Cehalet Mi? Neden yok biliyor musunuz? Çünkü böyle bir merkez yapılırsa Şanlıurfa’da sanat gelişecek. Sanat gelişirse, kız çocuklarımız okuyacak. Kız çocukları okudukça, eğitim seviyesi yükselecek. Eğitim seviyesi yükselince de “oy dengeleri” değişecek. İşte bazı siyasetçilerin korkusu tam da bu! Aynı zihniyet değil mi, Japonya’dan gelecek 100 kişilik turist grubunun akşam yemeğinde bir bardak şarap isteyeceğini duyunca, organizasyonu iptal eden? Eğer bu anlayış bu şehri yönetirse, kültür ve sanatın “yasaklı” hale gelmesi elbette kaçınılmaz olur. Bir Şehrin Karanlığı Kısacası, Şanlıurfa’da kültür, sanat ve spor yıllardır “yasak kapsamına” alınmıştır. Bu şehir, aydınlanmadan korkanların elinde karanlığa mahkûm edilmiştir. Oysa kültür, bir şehrin hafızasıdır. Sanat, bir halkın ruhudur. Bu ruhu susturursanız, geriye sadece sessizlik kalır