Ayna Önüne: Klavye Kahramanlarına ve Gerçeğe Çağrı
Necdet Karadeniz:'' Şanlıurfa’yı sevenler eleştirisini yapmalı, ama iftira atıp kamu vicdanını kirletmemeli; sorunları çözmek hesap sormaktan geçer.''
Sosyal medyada “çamur at, izi kalsın” usulüyle dolaşıma sokulan ithamlar kolay; ama meseleyi derinleştirmek, sorunlara çözüm aramak, hesap sormadan önce aynaya bakmak zor iştir. Şanlıurfa’yı sevenler eleştirisini yapmalı; ama iftira ile kamu vicdanını kirletmemeli. “Çamur At, İzi Kalsın” Alışkanlığı Sosyal medyada birileri her gün yeni bir iddia atıyor ortaya: “En icraatçı üç milletvekili belirlendi.” Peki kim belirledi? Hangi komisyon? Hangi kriter? Yok. Sadece bir paylaşım, birkaç yorum ve hızla yayılan iftira. Alışkanlık korkunç: önce çamuru at, sonra doğruluğunu umursama. Tutmazsa da “izi kalsın.” Bu, medenî tartışma değil; karalama ve manipülasyon alışkanlığıdır. Mehmet Ali — Cenap Bağlamı Ve Akraba İddiaları Bir mesele de Mehmet Ali Cevheri’ nin yakınlarını işe aldırdığına dair söylentiler gelmeye başladı kulağıma. Ben bu söylentilerin de neden çıktığını biliyorum lakin bu başka bir yazının konusu olacak hayırlısıyla. Gelelim malum söylentilere; öküz altında buzağı aramaya hacet yok zira her şey çok basit bir örnekle ortada. Sayın Mehmet Ali Cevheri’nin yeğeni Cenap Cevheri’nin oğlunun herhangi bir devlet kadrosu veyahut sözleşmeli herhangi bir kamu kurumunda işi yoktur. Neden yoktur niye yoktur orası onların takdiridir ama sonuç olarak bu söylentiler doğru olsa herhalde ben bunu yazamazdım diye düşünüyorum. (en yakınlarından bir örnek) Bakın söylediklerimi iyi anlayın ben kimseye iş konusunda vesile olmuyor demiyorum bu pınardan kendi kasesini doldurmuyor diyorum. Yoksa nerede bir gariban, nerede bir yoksun görse elinden geleni esirgemeden yapan bir siyasetçidir kendisi. Benim yaşım 60 ı geçti. 7 yaşında gazete satarak başladığım meslek hayatımda ben ne ağalar tanıdım sabah 8 akşam 5 e tamah eden. O yüzden ağaca taş atacağım diye doğruları sapıtmayın. Hikmet Başak Ve Taziye Kültürü Bir başka iddia: Hikmet Başak “taziyelere giderek icraat rekoru kırmış”. Bizim kültürümüzde taziye bir görevdir; büyük aile, aşiret geleneğinde taziyeye gitmemek sosyal dışlanma sebebidir. Taziyeye katılmak nasıl “suç” veya “icraat” olur? Kriterler tersine çevrilmiş; insanî davranışlar suç, gösterişler icraat sayılıyor. Asuman Cevahir Yazmacı Ve resmi Denetim Görevi Asuman Cevahir Yazmacı “resmi daireleri gezip icraat yapmış” diye eleştiriliyor. Oysa TBMM üyesi bir milletvekilinin kamu kurumlarını denetlemesi, ziyaret etmesi yasaların verdiği görev kapsamındadır. Denetim görevini yerine getiren bir vekile “iftira” atmak, gazetecilik etiğine aykırıdır. Gazeteciliğin Gerçek Gündemi: Sorunları Yazın, Düğünleri Değil Peki siz (gazeteciler, sosyal medya yazarları) ne yazıyorsunuz? Aşiret düğününde “dolarlar uçtu”, “kaç kilo altın takıldı”, “vali Balıklıgöl’deydi” türü haberler… Bunlar magazin niteliğinde, şehrin gerçek sorunlarına dair tekil bir katkı sunmayan içerikler. Eğer Sahici Gazetecilik Yapıyorsanız, Şu Konuları Yazın: Belediyenin iş makinelerinin nasıl kullanıldığı, kişisel arazilere ihale/mahsul sağlanıp sağlanmadığı. Sulama birlikleri başkanlarının atama süreçleri. Öğrencilere neden burs verilmediği, eğitimdeki boşluklar. Yereldeki yolsuzluk iddiaları ve usulsüz atamalar belgelerle. Bunları yazın, takip edin, ispatlayın; sonra eleştiriniz haklılık kazanır. Halkın Beklentisi: Kişisel Talepler Mi, Kamusal Vizyon Mu? Şanlıurfa’da vatandaşların vekillerden talepleri çoğunlukla kişisel: “Çocuğumu işe koy, tayinimi yap, ruhsatımı çıkar, kredime yardımcı ol.” Toplumu ilgilendiren, stratejik çözüm üreten talepler ikinci planda. Bu da temsil sorununu derinleştiriyor. Eleştiri önce kendimize: Biz hangi gazetecilikle halkı bilgilendiriyoruz? Hangi sorunun çözümüne katkı sunduk? Ekranda Hesaplaşalım, Belgeyle Konuşalım Madem iddialar bu kadar yaygın, gelin canlı yayında hesaplaşalım. İddia sahibi çıksın, hedef isimler çıksın, komisyon üyeleri, kriter sahipleri çıksın. Kim ne yapmış, hangi veriye dayanıyor, herkes ortaya koysun. Halk karar versin. Eleştiri özgürlüğü elbette var; ama karalama özgürlüğü yok. Sosyal medya bir aynaysa, o aynanın yüzeyini kirletmeyelim. Şanlıurfa’ya hizmet etmek, insanları şahsi haksızlıklarla suçlamak değildir; fedakârlık, belge, fikir ve çözüm üretmektir. Eleştirin — ama önce kendinize bakın. Gazeteciyseniz, belgeleyin; vatandaşsanız, sorgulayın; siyasetçiyi suçlayacaksanız, delilinizi ortaya koyun. Aksi halde bu şehir, asıl sahiplerinin hak ettiği hesabı veremeyecek.